​13. limanda alümina paketlemesi.


1990 yılı, Rusya’da Gorboçov dönemini ifade eder. Koskoca Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağılmış, bu çatının altından birçok devlet ortaya çıkmıştı. Askeri olduğu kadar, aynı zamanda ekonomik bu büyük gücün, tekrar toplanması mümkün görünmüyordu.
O dönemde Rusya’da yaşanan ekonomik kriz, Antalya’da da birçok firmayı etkilemiş ve onları ekonomik olarak sıkıntıya sokmuştu. Bunlardan birisi (ismini vermek istemiyorum) Rusya’daki alacaklarını alamayınca, ellerinde bulunan, çok kıymetli arsalarını satışa çıkartarak, piyasaya olan borçlarını kapatma yolunu seçmişti.
Bir gün, Hasan Akıncıoğlu Bey, beni ziyarete geldi. Rusya’nın, Alüminyum hammaddesi olan “Alemüna’ya” çok ihtiyacı olduğunu, bu maddenin yılda 2 ila 2,5 milyon tonunu dünya piyasalarından temin ettiğini söyledi. Bilindiği gibi, Seydişehir’deki alüminyum fabrikası üretiminin, yılda 100-150 bin tonunu Rusya’ya ihraç ediyordu. Son zamanlarda o ihracatta bile, yavaşlama ve tıkanma söz konusuydu. Üstelik Rusların kurduğu Seydişehir Alüminyum Fabrikası, eski teknoloji ihtiva eden bir tesis olduğundan, yenilenmesi veya özelleştirilmesi gerekiyordu. Bu fabrikanın ürettiği “Alemüna” maddesi Antalya limanındaki silolarına, dökme olarak geliyor ve silonun altına yanaşan gemilere, dökme olarak yükleniyordu.
Rusya’nın muhtelif devletlere bölünmesi, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dönemindeki, ekonomik planlamalar da altüst olmuştu. Rusya’da, dökme yükü boşaltma sisteminin olduğu limanlar, yeni ortaya çıkan, başka başka ülkelerde kalmıştı. Netice olarak, Rus limanları, dökme “Alemüna” yükü taşıyan gemileri alabilmek için çok zorlanıyordu.
Rusya’ya gidecek olan Alemüna, dökme olarak değil de “ceneral cargo” dediğimiz, parça yük olarak gönderilir ise gayet kolay boşaltılıp, istifleniyordu. İlk kez, Seydişehir Alüminyum Fabrikası, ürettiği Alemüna’yı, big boy dediğimiz, birer tonluk çuvallarla, Antalya limanından ihraç etmeye başladı. İhraç edilerek Rusya’ya gönderilen Alemüna miktarı, Rusya’nın ihtiyacının, ancak %20 sini karşılıyordu.
Hasan Akıncıoğlu’nun hesaplamaları ve Rus yetkililerle yaptığı temaslar neticesinde; en azından Rusya’nın Akdeniz Ülkelerinden alacağı Alemüna’yı Antalya limanında paketleyerek, iki bin gemi ile ihraç edilebilir miydi? Bir gemi, dökme olarak Alemüna’yı getirecek, O geminin bordosuna yanaşmış, başka bir gemdi bulunan paketleme tesisinde, bu mal torbalanacaktı. Torbalanan mal, rıhtım içinde istiflenerek, daha sonra gelecek gemiye “general cargo” yükü olarak yüklenecekti.
Tüm bu operasyonların yapılması esnasında, Antalya Liman İşletmesinin kazanacağı para, müthişti.
1. Bir gemi limana yanaşmaya kalktığında; kılavuzluk + pilotaj + rıhtım işgali hizmeti satın alacaktı. Ayrıca getirdiği dökme yükün boşaltma fiyatı ton başına 8-9 dolar idi. Sahaya Alemüna istiflenmesi, ton başına 0,50 dolar + gün idi.
2. Yukarıdaki fiyatlandırmalardan geçerek, yükü indiren gemiden sonra, yükü almaya gelen gemi; kılavuzluk + pilotaj + rıhtım işgali hizmetlerini satın aldıktan sonra, “ceneral cargo” yükünü almak için ton başına 10-12 dolar ödeyecekti.
Yapılacak olan bu operasyona, ilk itiraz, Liman Sendikası Genel Merkezinden geldi. Acaba bu tozlu ortam, işçi sağlığını etkiler miydi? Hasan Bey buna hemen çare buldu. Paketleme makinesinin bulunduğu gemide, paketleme işinde çalışmak üzere, dışarıdan kendi kiraladığı işçiler getirdi.
İkinci itiraz hiç beklemediğimiz bir yerden, Deniz Ticaret Odasının İstanbul’daki Merkezinden geldi. İtirazlarının ana gerekçesi “Bir limanı, belirli bir yüke tahsis etmek, doğru muymuş?” Fakat o yük olmasa, Antalya Limanı boş kalacaktı.
“Liman boş kalırsa kalsın, nasıl olsa devlet limanı, zarar etse ne olur ki” mantığı işliyordu. İşte itiraz eden Deniz Ticaret Odasındaki zihniyet buydu.
Hasan Akıncuoğlu’nun zekası, bu iki itirazı da çözdü. Alemüna Antalya limanına yabancı bayraklı gemilerle geliyordu. Bu durumu değiştirmek pek mümkün değildi. İşlemden geçip torbalandıktan sonra, Türk armatörlerinin gemileriyle, Rus limanlarına sevk edilebilirlerdi.
Nitekim, Hasan Bey Türk armatürlerinin gemilerine Rusya’ya gidecek işlemden geçmiş Alemüna’yı taşıttırdı. itiraz aynı anda kesildi.
Ne demişler “Dünya çıkar ilişkileri üzerine kurulmuştur” Özellikle yeni bir şeyler yapıyorsan; etrafındaki bu çıkar ağı takımına, çok dikkat etmelisin.