Sosyal medyada çocukların korunmasına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”, TBMM ihtisas komisyonundan geçti. Teklifin bu hafta TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek yasalaşması bekleniyor.
Düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. Şirketler, bu yasağın uygulanması için yaş doğrulama başta olmak üzere gerekli tüm teknik tedbirleri almakla yükümlü olacak. 15 yaşını doldurmuş ancak reşit olmayan kullanıcılar için ise “ayrıştırılmış hizmet” sunulacak. Bu kapsamda sunulan hizmetlerin detayları ve güvenlik önlemleri platformların internet sitelerinde şeffaf şekilde paylaşılacak.
EBEVEYN DENETİMİ ZORUNLU HALE GELİYOR
Yeni düzenleme ile ebeveyn kontrolü yasal zorunluluk haline getiriliyor. Sosyal ağ sağlayıcılar; hesap ayarlarının yönetimi, satın alma ve abonelik işlemlerinin ebeveyn onayına sunulması, kullanım süresinin izlenmesi ve sınırlandırılması gibi özellikleri içeren anlaşılır kontrol araçları sunmak zorunda olacak.
Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcılar, hukuka aykırı içerikleri 1 saat içinde kaldırmakla yükümlü olacak. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde platformlara idari para cezası uygulanacak. Buna rağmen uyum sağlanmaması durumunda reklam yasağı devreye girecek. Üç ay içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen platformların bant genişliği önce yüzde 50, ardından yüzde 90’a kadar daraltılabilecek.
OYUN PLATFORMLARINA TEMSİLCİ ŞARTI
Teklifle birlikte ilk kez “oyun sağlayıcı” ve “oyun platformu” tanımları mevzuata giriyor. Günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformları Türkiye’de temsilci bulundurmak zorunda olacak. Yaş sınırı belirlenmemiş oyunların sunulmasına izin verilmeyecek. Kurallara uymayan platformlara 1 milyon liradan 30 milyon liraya kadar idari para cezası ve bant daraltma yaptırımı uygulanabilecek.
Düzenleme kapsamında sosyal ağların aldatıcı reklamları engelleyici tedbirler alması da zorunlu hale getiriliyor. Ayrıca Darülaceze’ye yapılacak bağış ve yardımların kurumlar vergisi matrahından indirilebilmesine imkân tanınıyor.
‘SINIRLANDIRMA ÇOCUKLARI KORUYABİLİR’
Düzenlemenin çocukların ruhsal ve sosyal gelişimi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çeken Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “15 yaş altındaki çocukların beyin gelişimi henüz tamamlanmamış durumda. Özellikle dopamin sistemi; motivasyon, ödül, öğrenme ve hazla ilişkili sinir ağlarını kapsıyor. Sosyal medyanın bu sistemi yoğun biçimde uyarması, erken yaş grubunda dikkat dağınıklığı, motivasyon eksikliği ve bağımlılık riskini ciddi şekilde artırabilir. Çocukların sürekli olarak kusursuz ve idealize edilmiş yaşamları izlemeleri, psikolojik baskı oluşmasına, kaygı ve özgüven eksikliğine yol açabilir. Uzun vadede depresif duygu durum, hayattan keyif alamama ve sosyal izolasyon gibi olumsuz etkiler gözlenebilir” dedi.
‘EMPATİ YETENEĞİNİ ZAYIFLATIYOR’
Sosyal medya kullanımının sınırlandırılmasının çocukları siber zorbalıktan da koruyacağını vurgulayan Yıldız, “10-14 yaş arası çocuklar siber zorbalığa karşı en savunmasız dönemlerinde bulunuyor. Bu yaş grubunda çocuklar kimliklerini keşfetmeye çalışırken, akran onayına olan ihtiyaçları yoğun oluyor. Sosyal medyada anonim kullanım, empati yeteneğini zayıflatıyor ve sorumluluk algısını azaltıyor. Bu durum hem zorbalığa maruz kalma hem de zorbalığa katılma riskini artırıyor. Örneğin, çocuk gruba uyum sağlamak için saldırgan davranışlarda bulunabiliyor veya kendisine yönelik zorbalığa boyun eğebiliyor. Anonim kullanımın yarattığı ‘şişirilmiş güç’ hissi de, çocuklarda sorumsuz davranışlara yol açabiliyor” diye konuştu.
‘YASAKLAR DOĞRU BİÇİMDE ANLATILMALI’
Düzenlemenin etkin olabilmesi için ebeveyn rehberliğinin ve denetimin şart olduğunu belirten Yıldız, şunları söyledi: “Kuralların sadece yasak olarak konulması yeterli değil, ebeveynlerin sürece aktif katılımı ve çocuklara yasakların nedenleri ile doğru biçimde anlatılması gerekiyor. Çocuklar, ne için sınır konulduğunu anladığında tepkileri azalıyor ve düzenlemelere daha kolay uyum sağlıyor. Bu nedenle yaşa uygun sınırlar, bilinçli ebeveyn rehberliği ve denetim mekanizmaları birlikte ele alınmalı. Ancak bu şekilde sosyal medya kullanımına getirilen kısıtlamalar, çocukların ruhsal gelişimi açısından koruyucu bir rol oynayabilir ve olumsuz etkileri minimize edebilir.”