60 dakikalık heyecan!

Hayat, hızımız arttıkça bizi daha kolay ıskalıyor galiba ne dersiniz. Kent yaşamının verdiği stres, yoğun iş hayatı, insanın sabrını zorlayan şehir trafiği falan, saymakla bitmeyen ağır yaşam koşulları toplum olarak hepimiz bezdiriyor patlama noktasına getiriyor. O zaman hemen frene basalım. Biraz rahatlama, biraz gevşeme şöyle derin bi nefes. Tamam oldu işte.

********

Gittikçe, temposu yüksek ve hızlı bir dönemde yaşıyoruz. Hani adına teknoloji çağı falan diyoruz ya. Derken de, özel yaşamımızı öteliyor, sağlığımızı unutuyoruz ya. İyi de biraz farkına varalım, elden gitmekte olan sağlığımızın verdiği sinyalleri duyalım. Hiçbir şey yapamıyorsak hafta sonu şehrin gürültü kirliliğinden kaçıp kurtulalım. Biraz kendimizi şımartalım. Mesela kendinizi bir saatlik gevşetmeye ne dersiniz. Nasıl mı? Doğada bisiklete binerek.

*******

Hafta sonu, 'rahatlık rehavettir' diyerek topladım tası tarağı, potansiyel stresi atmak için vurdum kendimi Çakırlar yoluna. Neden Çakırlar.'Çakırlar'da doğada bisiklete bin' projesi kapsamında hayata geçirilen parkurda kendimi şımartmak için. Bilmediğim spora bulaşmak için. Yeşile sarılmak ondan enerji toplamak için. Ucuz ama yararlı egzersiz ile keyif yapmak için. Zaten hafta sonlarında Çakırlar'a gezmeye kahvaltı falan yapmaya gidiyorsunuz ya, yediklerinizi hazmetmek istiyorsanız, hemen Çakırlar ekolojik pazarının sonundaki üniteden bisiklet kiralayın. Oksijeni, yeşili bol parkurda doğanın tam göbeğinde meraklıları için düzenlenen bisiklet parkurunda turlayın. Yapılabilecek en keyifli spormuş meğer. İnsanda ne stres kalıyor, ne sıkıntı. Bilenler bilir.

******

Bence insanlık tarihinde yapılmış en iyi icat bisiklet. Ekonomik ve sosyal bir spor olması yanında özgüveni de arttıran bisiklet sporunun insan sağlığına faydaları da saymakla bitmiyormuş. Kısa ve net. Bisiklet sağlık, özgürlük ve keyif. Düzenli, ritmik hareketleri nedeniyle de insanı rahatlatıyor. Elbette açık havada olmanın avantajları da göz ardı edilemez. İşte bu nedenle de Çakırlar bisiklet parkurunda pedal çevirirken, kendimi tek kişilik orkestra gibi hissettim. Bence siz de bu 60 dakikalık heyecandan nasibinizi alın. Kendinizi ödüllendirin. Ara sıra da olsa.