8. Antalya limanına tayinim çıkıyor.
Deniz kenarında doğup, büyümüş, işini deniz kenarında kurmuş birisi, bozkırda nasıl yaşardı? Veysel Beyden sonra gelen bakanlar, Denizcilik İşletmelerinde yetenekten daha ziyade, partiye yakınlığı ön plana alarak, atamalarda bulundular. Hele bunlardan birisi, cemaat mensuplarını da işin içine karıştırınca, işler çivisinden iyice çıkmaya başladı. Fakat Turgut Özal akıllı bir adamdı. Antalya milletvekillerinden, şu anda merhum olmuş Cengiz Tunçer Beyi, Ulaştırma Bakanı olarak atadı. Cengiz Bey de güvendiği ekibi etrafında toplama başladı. (1989)
Antalya’ya ilk gelişim 1978 yılıydı. 1978 yılında Merkez Limanlar Dairesinde, müdür yardımcısıydım. Aynı zamanda, okuldan İşletme İktisadı dersinden hocam olan, Dr. Nezih Neyzi Bey, Genel Müdürümüzdü.
Nezih Neyzi Bey bana ilk önemli görevi verdi. Antalya Limanı’nı Bayındırlık Bakanlığından alacaktım. Çok önemli ve sorumluluk isteyen bir görevdi. Hemen ekibimi kurarak; İnşaat Mühendisi, Elektrik Mühendisi ve İşletmecilerden oluşan heyetimizle Nisan (1978) ayında Antalya’ya geldik. İnce eleyip, sık dokuyarak, limanın, eksikleriyle teslim aldık.
Eksiklikleriyle diyorum, çünkü içme- kullanma suyunda tuz vardı, kabul etmedik. İşletme binası inşa edilmemiş eksikti. Rıhtımlarında tek bir vinç yoktu. Bütün bu hesapları bir zapta dökerek, o zamanlar Bayındırlık İnşaat Bölge Müdürü olan Teoman Beyden devir aldık. Liman İşletme binası olarak da rıhtımda bulunan barakayı, müdürlük binası yaptık. Liman işletme müdürümüz ise Antalya’ya sürgüne gönderilmiş olan, sevgili Özden Dumanlı idi. Liman eksikliklerini bir rapor halinde Genel Müdürlüğe bildirdikten sonra, sıra, görkemli bir açılış yapmaya gelmişti.
16 Haziran 1978 günü Antalya Limanı, İstanbul Merkezden gelen yetkililerle ve bakanlıktan gelen ilgililerle, görkemli bir şekilde açıldı.
Liman şehirler için önemli bir unsurdur. Antalya limanı, İzmir limanından sonra, 600 mil içerisinde, Mersin limanından önce ki tek organize limandır. Antalya limanı, o bölge ve hinterlandı için çok önemli bir ekonomik olguydu.
Sadece Özden Dumanlı’nın Genel müdürlüğü sırasında, onun derin Antalya sevgisi sayesinde, Liman vinçlerine ve bazı yatırımlarına kavuştu. O sıralarda Liman İşletme Müdürü, Sevgili Osman Küçük idi. Antalya limanı, Özden Dumanlı’nın Genel Müdürlüğünden sonra, doğru dürüst yatırım görmedi.
ANAP hükümetleri sırasında Antalya liman işletmesi çok yara almış, adeta bir sürgün işletmesi ve siyasi arena haline gelmişti. Limanın ilk açılışında tanıştığım Antalyalı dostlarımla arkadaşlığımız devam ediyordu. Üstelik serbest bölgeler kurulurken, çalıştığım kurumu temsilen yer aldığım heyette, Antalya’lı dostlarımla arkadaşlığım pekişmişti.
Antalya milletvekili Cengiz Tuncer Bey Ulaştırma Bakanı olunca; Antalyalı dostlarım, bakan kedi ekibini kurar iken, benim ismimi de not ettirmişler. Yeni bakan, Denizcilik İşletmelerinin başına, mülkiyeden sınıf arkadaşı olan birini getirir iken, ismimin yazılı olduğu bir not vermiş ve bu notu “Antalya liman İşletmesi Müdürlüğüne gönder” diye emir vermiş.
Oysa bizde hiç habersiz tayin çıkmazdı. Mutlaka kişi çağrılı, aile durumu sorulur ve durumuna göre atama yapılırdı. Bana haber verilmeden yapılan tayinime, çok canım sıkıldı. Hatta bu durumda istifa ile yüz yüze geldim.
Sonra Antalya’ya gelip, bu tayinde payı olan arkadaşları dinlediğimde, onlara hak verdim. Ayrıca çok kibar bir insan olan Cengiz Tuncer Bey, benden özür diledi ve ailemi parçaladığı için üzgün olduğunu belirtti. Çünkü eşim İstanbul’da öğretmendi ve çocuklarımın okulları İstanbul’daydı. Fakat şimdi bakıyorum da “iyi ki bu güzel şehre gelmişim” diye düşünüyorum.