ÖZEL HABER

‘Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın aynasıdır’

Uzman Diş Hekimi Erkan Taner Çelikel, ağız ve diş sağlığında düzenli bakım ve erken teşhisin büyük önem taşıdığını belirterek diş taşı temizliğinden implant tedavisine, ağız kokusundan çocuklarda süt dişi bakımına kadar birçok konuda önemli uyarılarda bulundu

Uzman Diş Hekimi Erkan Taner Çelikel, ağız ve diş sağlığı konusunda toplumda doğru bilinen yanlışlara dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Günlük ağız bakımının yalnızca estetik görünüm için değil, kalp sağlığından sindirim sistemine kadar birçok alan için büyük önem taşıdığını belirten Çelikel, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

‘DİŞ TAŞI TEMİZLİĞİ DİŞE ZARAR VERMEZ’
Diş taşı temizliğiyle ilgili toplumda yaygın bir yanlış algı bulunduğunu ifade eden Uzman Diş Hekimi Erkan Taner Çelikel, “Hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri diş taşı temizliğinin diş minesine zarar verip vermediği oluyor. Oysa doğru tekniklerle ve uzman kontrolünde yapılan diş taşı temizliği dişlere zarar vermez. Tam tersine, diş eti hastalıklarının önlenmesinde son derece önemli bir işlemdir. Diş taşları zamanla diş eti çekilmelerine, kanamalara ve kemik kayıplarına neden olabilir. Temizlenmediğinde yalnızca ağız sağlığını değil, genel sağlığı da olumsuz etkileyebilir. Diş eti hastalıkları erken dönemde çoğu zaman ağrısız ilerler. Düzenli kontroller sayesinde ciddi problemlerin önüne geçilebilir” dedi.

‘AĞIZ KOKUSUNUN ALTINDA CİDDİ PROBLEMLER OLABİLİR’
Ağız kokusunun toplumda sosyal yaşamı etkileyen önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Çelikel, “Problem yalnızca mide kaynaklı sanılır ancak çoğu zaman ağız içerisindeki bakterilerden kaynaklanır. Ağız kokusunun en yaygın nedeni diş eti hastalıkları, diş taşları ve dil yüzeyinde biriken bakterilerdir. Birçok kişi sadece dişlerini fırçalamanın yeterli olduğunu düşünüyor ancak dil temizliği de ağız bakımının önemli bir parçasıdır. Ayrıca çürük dişler, eski dolgular, ağız kuruluğu ve yetersiz su tüketimi de kötü kokuya neden olabilir. Eğer ağız kokusu uzun süre devam ediyorsa mutlaka detaylı bir diş hekimi muayenesi yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘DİŞ EKSİKLİĞİ YALNIZCA ESTETİK BİR SORUN DEĞİLDİR’
Eksik dişlerin zamanla çene yapısını ve çiğneme düzenini bozduğunu ifade eden Çelikel, “Toplumda tek bir diş eksikliğinin önemli olmadığı düşünülüyor ancak bu oldukça yanlış bir yaklaşım. Eksik diş nedeniyle çiğneme dengesi bozulabiliyor, diğer dişler boşluğa doğru kayabiliyor ve çene ekleminde problemler oluşabiliyor. Uzun vadede bu durum baş, boyun ve çene ağrılarına kadar uzanabiliyor. Hatta bazı hastalarda duruş bozuklukları ve çiğneme kaslarında ciddi problemler görülebiliyor” diye konuştu.

‘İMPLANT TEDAVİSİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI’
İmplant ve köprü tedavisi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çelikel, “İmplant tedavisi günümüzde en başarılı tedavi yöntemlerinden biri olsa da her hasta için aynı planlama yapılamaz. Hastanın kemik yapısı, yaşı, sistemik hastalıkları ve ağız hijyeni tedavi sürecinde belirleyici olur. Doğru bakım yapıldığında implantlar uzun yıllar rahatlıkla kullanılabilir. Ancak sigara kullanımı, düzensiz bakım ve kontrol eksikliği implantların ömrünü ciddi şekilde etkileyebilir. Köprü tedavisi de bazı hastalar için uygun bir seçenek olabilir. Tedavi planı mutlaka kişiye özel yapılması gerekir” dedi.

‘ÇOCUKLARDA SÜT DİŞLERİ İHMAL EDİLMEMELİ’
Çocuklarda süt dişlerinin nasıl olsa düşeceği düşüncesiyle tedavinin ertelenmesinin yanlış olduğunu ifade eden Çelikel, “Süt dişleri çocukların çiğneme, konuşma ve kalıcı diş gelişimi açısından büyük önem taşır. Erken kaybedilen süt dişleri ilerleyen yaşlarda çapraşıklık ve ortodontik sorunlara neden olabilir. Özellikle gece süt içerek uyuyan çocuklarda ‘biberon çürüğü’ dediğimiz ciddi çürükler oluşabiliyor. Bu nedenle gece beslenmesi sonrası ağız temizliği mutlaka yapılmalı” ifadelerini kullandı.

‘AĞRI YOK DİYE ÇÜRÜK YOK SANILMAMALI’
Diş çürüklerinin başlangıç döneminde belirti vermeyebileceğini söyleyen Çelikel, “Çürükler ilk aşamada ağrı yapmayabilir. Ağrı başladığında ise çoğu zaman problem ilerlemiş olur ve daha kapsamlı tedaviler gerekebilir. Bu nedenle yılda en az iki kez düzenli diş hekimi kontrolüne gidilmesi gerekiyor. Erken teşhis edilen sorunlar hem daha kolay hem de daha ekonomik şekilde tedavi edilebiliyor” dedi.