Ah şu döviz yok mu...

Ah döviz ah!

Türkiye'de yabancılara mülk satışı son 15 yılda 80 kat artmış.

'Yasal zorunlulukları yerine getiren yabancılar Türkiye'de taşınmaz mal satın alabilir!' diyor yasalarımız. Karada, denizde ve havada satmadığımız şey kalmamış. Bankalar, limanlar, iletişim ve haberleşme sistemlerimiz yabancılarda. Yabancı derken bize çok yakın olduğu öne sürülen Arap dostlarımızda! Katar en bilineni!

Döviz birikimi olanlar da Antalya'yı konut cenneti yaptı.

Geçen yıl 300 bin lira olan 2 oda bir salon konut fiyatı, kredi faizlerinin yüzde 1'den yüzde 0.64'e düşmesiyle 600 bin liraya yükseldi. Olacak şey mi? Döviz kuru iki ay içinde yüzde 41 değer kazanır da konut durur mu?

Biz de 2 oda bir salon dairelerden birini 2016'da borç harç 180 bin liraya satın almıştık.

2019 yılbaşında komşumuz dairesini 325 bin liraya sattı. Dolar 5.70, Euro 6.10 TL idi.

Geldik bugüne! Ağustos 2020. Aynı blokta, aynı ebat ve kalitede daire 600 bin liradan satışa çıkarıldı. Bir yıldaki artış neredeyse yüzde 100. Dolar 7, Euro 8 TL'nin üzerinde.

Daireyi satacak olan emlakçı bizim apartman kapıcısına 'Bir haftaya kalmaz satarım!' demiş ve satmış da.

Bizim dairenin fiyatı da böylece 600 bin liraya tırmandı!

Ah şu döviz yok mu şu döviz?

***

Antalya'da yaşayan Rus diline vakıf vatandaşlar emlakçılığa soyunmuşlar. Öyle ofisleri falan yok. Özellikle Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan ve Azerbaycan'da yaşayan döviz zenginleri için Konyaaltı ve Hurma dolaylarında iki katlı konutlar satın alınıyor. Bu konutları satın alanlara aracılık edenlere gelen dövizin boyutu inanılmaz. Konutların fiyatı 2-2,5 milyon lira civarında. Bu konutlar kiraya verilmediği gibi bunlar için her ay 500'er lira aidat ödeniyor. Alıcılar gelmiyor, konutlara yerleşmiyorlar. Evler saray gibi. Mobilyalar İtalya'dan. Ben bu işi çözemedim.

***

Taşınmaz denilince hazine arazilerini de unutmayalım. Milli Emlak tarafından hazineye ait arsaların 25-40 yıllığına vatandaşlara kiraya verildiğini biliyoruz. Bunu bilen açıkgözler özellikle yurtdışında çalışan dövizi bol vatandaşları dolandırıyor. Nasıl yapılıyor bu iş derseniz çok kolay. Size hazine arazisini gösteriyorlar. Diyelim 20 dönüm makilik, denize de yakın. Sadece tarım yapabilir ve bir prefabrik ev kondurabilirsiniz. 200 bin liraya anlaşıyorsunuz. Nasıl olsa 25-40 yıl sonra bu alan benim olur düşüncesi ile dövizi bozdurup parayı basıyorsunuz. Bir zamanlar İstanbul'da meydan saatlerini, hatta şehir vapurlarını satan bir Sülün Osman vardı. 'Ben yoksulu dolandırmıyorum. Benim dolandırdıklarım kendilerini benden akıllı zannedenler!' derdi. İşte aynı hikaye!