ÖZEL HABER

Antalya Barosu’ndan avukata şiddete tepki

Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner, 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, avukatlara yönelik şiddetin giderek arttığını belirterek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu

Antalya Barosu, 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü’nde yaptığı açıklamada, son olarak Av. Zekeriya Polat’ın öldürülmesini hatırlatarak avukatlara yönelik artan şiddete dikkat çekti ve Türkiye’nin uluslararası koruma sözleşmelerine taraf olup acil yasal düzenlemeleri hayata geçirmesi çağrısında bulundu.

‘GENÇ BİR MESLEKTAŞIMIZI DAHA KAYBETTİK’
24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü kapsamında konuşan Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner, son dönemde yaşanan saldırıların meslek camiasında derin yaralar açtığını söyledi. Bozaner, 7 Ocak’ta yaşanan silahlı saldırıyı hatırlatarak, “Bu kez 7 Ocak’ta kamuda çalışan meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’ı, takip ettiği davanın karşı tarafı tarafından vurulduğu için kaybettik. Henüz mesleğinin başında, bir çocuk babası olan genç meslektaşımızı toprağa verdik” dedi.

Yaşananların tekil olmadığını vurgulayan Bozaner, “Ve adını sayamadığımız nice meslektaşımızı… 'Avukatlar öldürülüyor, tehdit ediliyor, darp ediliyor ve susturulmak isteniyor” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’DE AVUKATLIK YAPMAK HER GEÇEN GÜN DAHA TEHLİKELİ’
Tehlikedeki Avukatlar Günü’nün geçmiş yıllarda Türkiye’deki avukatlara ithaf edildiğini hatırlatan Bozaner, “Bu uluslararası günün 2012 ve 2019 yıllarında Türkiye’deki avukatlara adanmış olması bile, ülkemizde avukatların ne denli tehlike altında çalıştığını açıkça göstermektedir” diye konuştu.

ULUSLARARASI SÖZLEŞME VURGUSU
Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme”ye de dikkat çeken Bozaner, “12 Mart 2025’te kabul edilen ve 13 Mayıs 2025’te imzaya açılan bu sözleşme, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef alınmasını bir insan hakları ihlali olarak tanımlayan ilk bağlayıcı uluslararası metindir” dedi.

Türkiye’nin sözleşmeye henüz taraf olmamasını eleştiren Bozaner,
“Türkiye’nin bu sözleşmeye hâlâ taraf olmamış olması; avukatların öldürülmesinin, adliye koridorlarında darp edilmesinin, bürolarında ve işyerlerinde vurulmasının sessiz kabulü anlamına gelmektedir. Türkiye bir an önce bu sözleşmeyi imzalamalı ve gereğini yapmalıdır” dedi.

‘TBB’NİN TALEPLERİ KARŞILIKSIZ KALDI’
Türkiye Barolar Birliği’nin 2022 yılında yaptığı başvuruları da hatırlatan Bozaner, şu ifadeleri kullandı:
“TBB’nin hem TBMM’ye hem de Adalet Bakanlığı’na yaptığı başvurularda; avukata şiddetin öncelikli gündem haline getirilmesi, Meclis Araştırma Komisyonu kurulması, zorunlu tedbirlerin alınması ve mevzuat çalışması yapılması talepleri ne yazık ki karşılıksız kalmıştır.”

MECLİS’E ARAŞTIRMA KOMİSYONU ÇAĞRISI
Açıklamasında TBMM’ye de çağrıda bulunan Bozaner, “Bugün bir kez daha haykırıyoruz: Avukata yönelen şiddet vakalarına dur demek için Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmalı, bir araştırma komisyonu kurulmalı ve gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır” dedi.

Adalet Bakanlığı’na sunulan önerilerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Bozaner,
“Devletin tüm kurumlarında ve yurttaşlarda avukata yönelik şiddetin engellenmesine ilişkin farkındalık yaratılmalı ve somut adımlar derhal atılmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ’
Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Bozaner, “Barolar olarak tek bir kayba daha tahammülümüz yok dedik ve yineliyoruz. TBMM’de bulunan avukat ve hukukçu milletvekillerinin bu konuya öncülük etmesini bekliyoruz. Mesleki faaliyetleri nedeniyle avukatlara yönelen şiddet sona erene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.