Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 4-5 Kasım 2023'te Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından usulsüzlük soruşturmasında çıkan mutlak butlan kararının ardından Antalya Barosu açıklama yayınladı. Kararın demokratik siyasete ve anayasal düzene vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendiren Antalya Barosu, karara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Karara adeta ateş püsküren Antalya Barosu, “Bu kararın kendisi "mutlak butlan" olmakla birlikte yargı erkinin asli işlevini terk ederek siyasete müdahale etme cüretinin en tehlikeli yansımalarından da birini oluşturmaktadır. Bilinmektedir ki ülkemizin yönetim biçimi jüristokrasi değil demokratik bir hukuk devleti olmayı sağlayan cumhuriyettir. Nitekim yargının görevi, siyasal alanları şekillendirmek değil demokrasinin ve insan haklarının temelini alan halk iradesini korumaktır” dedi.
“AĞIR BİR DARBEDİR”
BARO’dan yapılan açıklamada “Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı, hukuki bir garabet olmanın ötesinde, demokratik siyasete ve anayasal düzene vurulmuş ağır bir darbedir. Hukuk devletinde yaşama hayaline sahip tüm yurttaşlarımızı derinden yaralayan ülkemizin üzerine çökmüş vesayetin karanlık bulutlarından yalnızca bir tanesidir. Bu kararın kendisi "mutlak butlan" olmakla birlikte yargı erkinin asli işlevini terk ederek siyasete müdahale etme cüretinin en tehlikeli yansımalarından da birini oluşturmaktadır. Bilinmektedir ki ülkemizin yönetim biçimi jüristokrasi değil demokratik bir hukuk devleti olmayı sağlayan cumhuriyettir. Nitekim yargının görevi, siyasal alanları şekillendirmek değil demokrasinin ve insan haklarının temelini alan halk iradesini korumaktır. Özel hukuka ait istisnai bir kavram olan mutlak butlanın zorlama yorumlarla siyaset sahnesine taşınması, hukukun bir silah olarak kullanılıp seçmen iradesinin adeta gasp edilmesidir. Bu karar, siyasetin müdahalesi doğrultusunda yargı eliyle üretilmiş bir bomba gibi ülkemiz demokrasisinin ortasına atılmıştır. Yüksek Seçim Kurulunun anayasal yetki ve denetimini fiilen yok eden bu hamle, devlet kurumları arasındaki dengeyi hiçe sayan ve anayasal düzene gölge düşüren bir akıl tutulmasıdır” denildi.
SESİMİZİ YÜKSELTECEĞİZ
Antalya Barosu “Yıllar önce tamamlanmış, demokratik süreçleri işletilmiş bir kurultayı bugün yargı sopasıyla yok saymak, Türkiye'nin tüm siyasi tarihini ve geleceğini şaibeli hale getirmektedir. Bugün ihtiyaç duyulan husus, kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi niteliğinde olan, demokratik toplum düzenini koruyan gerçek bir hukuk devletidir. Yargı ve mahkemeler ise; halkın özgür iradesiyle şekillenen siyasi süreçlerin önünü tıkamadığı, seçmen iradesi ve toplumun tamamı için güvence oluşturduğu ölçüde anlam taşır. Antalya Barosu olarak yurttaşın siyasal örgütlenme hakkını rehin alan, kuvvetler ayrılığını yok sayan ve demokrasiyi mahkeme kararlarıyla boğmaya çalışan bu vesayetçi anlayışı reddediyoruz. Her zaman adaletin, demokrasinin ve halkın iradesinin yanında durmayı, hukukun siyasileştirilmesine karşı her koşulda sesimizi ve sözümüzü yükseltmeyi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerini kullandı