Önce kötü haber;
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ın aylık olağan meclis toplantısında duyurduğu çeklerin haziran ayında yüzde 107 oranında karşılıksız çıkması iflasların artması, dolayısıyla Antalya ekonomisinin S.O.S vermesi demektir. ATB Başkanı Ali Çandır ne yapılırsa iflas ve konkordato krizlerinin toplumun diğer kesimlerine yansımayabileceğini anlatmış.
İki iyi haber;
Yine ATB Başkanı Ali Çandır’dan öğrendiğimize göre Antalya’da yapılan ihracatta artışlar görülmüş. (İhracatta daha nasıl artırabiliriz örneğini aşağıda belirteceğim)
Bir diğer güzel haber ise Kasım 2026’da Antalya’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi sayın Emine Erdoğan’ın kurul başkanlığını yapacağı söylenen COP 31 Dünya İklim Değişimleri Konferanslarının Antalya’ya getireceği kazanımlar.
ATB Başkanı Ali Çandır bu konuda da şöyle konuşmuş.
‘COP31'i yalnızca birkaç haftalık bir organizasyon olarak görmemeliyiz. Asıl başarı, konferans sonrasında Antalya'ya bırakacağı kalıcı kazanımlarla ölçülecektir. Suyunu verimli kullanan, atığını azaltan, doğal varlıklarını koruyan, yenilenebilir enerji kapasitesini geliştiren ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir Antalya oluşturmak temel hedefimiz olmalıdır"
Antalya’dan katma değeri yüksek ürün ihracatı;
Katma değeri yüksek ürün ihracatı, en basit tarifi ile ham madde veya düşük teknolojili ürünlerin işlenerek, tasarım, AR-GE, markalaşma ve yüksek teknoloji ile satış fiyatının artırılmasıdır. Ham madde maliyeti ile mamul ürün fiyatı arasındaki farkı, yani katma değeri en üst düzeye çıkaran ve ülkenin gelirini, istihdamını ve rekabet gücünü artıran ihracat türüdür.
Katma değerli ihracat, bir ürünün üretim sürecinde ham maddeden nihai ürüne dönüşürken eklenen ekonomik değeri ifade eder. Bu tür ihracat, ürünün tasarım, teknoloji, yenilikçilik ve markalaşma gibi unsurlarla zenginleştirilmesi sonucu elde edilen yüksek katma değeri içerir.
Katma değerli ihracatın özellikleri; Tasarım ve yenilikçilik: Estetik ve işlevsellik açısından üstün tasarıma sahip ürünler, piyasada daha fazla talep görerek katma değerini artırır. Markalaşma: Güçlü bir marka imajına sahip ürünler, tüketiciler tarafından tercih edilerek rekabet avantajı elde eder. Ar-Ge yatırımları: Araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yapılan yatırımlar, ürünlerin yenilikçi özellikler kazanmasını ve katma değerinin yükselmesini sağlar.
Katma değerli ihracatın avantajları:
Ekonomik büyüme: Yüksek katma değerli ürünlerin ihracatı, ülke ekonomisine daha fazla gelir sağlar.
Rekabet gücü: Uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde edilerek pazar payı artırılır. İstihdam artışı: Nitelikli iş gücüne olan talep artar ve yeni istihdam olanakları yaratılır.
Sonuç olarak, katma değerli ihracat, ülkelerin ekonomik kalkınmasında ve uluslararası ticarette rekabet gücünün artırılmasında kritik bir rol oynamaktadır.
Antalya’da bu potansiyel var.
Kazanan Antalya olur, Türkiye olur.