'İşte bu 'dedim 'işte bu!..'
On yıl önce onbin fitte Başkan Menderes Türel'in kurduğu bir hayale ortak olmuş heyecanlanmıştık. Destekledik. Biz 'bu proje Antalya'ya yakışır' dedik.
Onlar; 'Yapamaz' dediler.
'Yaptırmayız' dediler.
İstemezükçü tayfa eleştirinin sınırın aştı, küstahlaştı. Pankart açtılar, eylem yaptılar, iftira kampanyaları yürüttüler, destekleyenleri eleştirdiler ama Boğaçayı projesi yapıldı.
O çılgın, o deli proje yapıldı.
Dahası rüzgara, fırtınaya karşı bir sınav verdi.
Herkes sustu şimdi Boğaçayı konuşuyor.
Gidin bakın üzerinde martılar uçuyor, rengarenk kanolar yüzdürülüyor. Bataklıktan muhteşem bir cazibe merkezine dönüşen Boğaçayı'nda insanlar Antalya'nın tadını çıkartıyor.
* * *
ANTALYA İÇİN BIRAKIN ÇILGINLAŞMAYI, DELİRİN!..
Bazen nerede yaşadığımızı unutuyoruz galiba. Antalya'da yaşıyoruz beyler, bayanlar, Antalya'da...
640 kilometre kıyı şeridinde 200'den fazla mavi bayraklı plaj, üçbinden fazla hotel ve pansiyon ve 900 bin civarında yatak bulunuyor.
Biz turizmden ekmek yiyoruz. Bu sektörde binlerce insan istihdam ediliyor. Bu şehrin tarımı, ticareti turizme bağlı olarak yaşıyor.
Biz bu şehrin ürünlerini çeşitlendirmeliyiz. Golf, kongre, sağlık turizmi için projeler üretmeli, kruvaziyer ve yat turizmi için dev yatırım projeleri hazırlamalıyız.
Bölgemizde 500'ün üzerinde arkeolojik alan, antik şehirler ve eserlerle büyük bir tarih mirasına sahibiz. Ne var ki bugüne kadar güneş ve kum turizminin gölgesinde kalan kültür turizmi için hiçbir şey yapamıyoruz.
Eğer birileri kalkıp bu şehirde yeni müzeler kurmaya çalışıyorsa, Antalya'yı bir film merkezi haline getirip film stüdyoları kurmak istiyorsa, yeni limanlar yapmak istiyorsa kesmeyin önünü çılgın projeler yapsın hatta deli deli projelerle karşımıza çıksın.
Siz dünyadaki bize rakip şehirlerin yaptıklarının farkında değilmisiniz?
Antalya bir dünya oyuncusu... Biz bu şehri, ayakta tutabilmek için güçlü olmak zorundayız. Antalya markasını büyütmek için bizim kendi kendimizle yetinme şansımız yok!
İşte bu yüzden Antalya'yı uçurmak için, Antalya'nın ayaklarını yerden kesilmesi lazım...
Boğaçayı projesinde bunu gördük. Çılgın düşünmek o kadar da kötü bir şey değilmiş...