Antalya için yeni heyecan


Dün Vali Münir Karaloğlu gazetecileri topladı.
Eğer konuşmasını önceden kurguladıysa!
Çünkü satır arasında bizlerden istediği Antalya hassasiyeti öyle kendisini gazeteci (!) yerine koyan her katılımcının arasında konuşulacak bir konu değildi. Antalya’yı yönlendiren ve kamuoyu yaratan gazete, televizyon ve internet sitelerinin sahipleri ve sorumluları ile daha dar bir toplantı da bir araya getirilir konunun üzerinde tartışırdık. Ricalar ya da emirler bildirilirdi. Kaldı ki OHAL var. Yani ülke olağanüstü günler geçiriyor. Vali bey isterse herhalde yaptığımız gazete sayfalarını akşamüzeri valilik makamında toplattırır bu haberi çıkartın yerine hava durumu girin. Bu köşe yazısını çıkartın yerine çiçek resmi koyun deme gibi bir yetkiye de sahip!...
Eğer kurgulamadıysa ve her şey spontane geliştiyse!
Antalya’ya tayininden birkaç gün sonra vatan hainlerinin kalkışması ile yüz yüze gelmiş ve Antalya gibi binlerce yabancı misafiri içinde olan, bir kentte asayişi, mal ve can güvenliğimizi korumaktan sorumluysa , Kaştan, Gazipaşa’ya kadar ortalık vatan haininden geçilmiyorsa, üstelik günlerce sabahlara kadar meydanlarda Demokrasi Nöbeti tutup, devletin gücünü, kudretini göstermeye çalıştıysa bırakın birazcık sesini yükseltsin , bizlerden biraz daha ülkemiz, yaşadığımız şehir adına hassasiyet istesin vatanseverlik beklesin….!
Kaldı ki FETÖ’ye hizmet edenlerin sesini devlet kesti. Bazı beslemeler hala elini kolunu sallayarak gezse de , bu ihaneti sulandırmaya çalışanlarla birlikte meyhane köşelerinden hainliklerine devam etseler de, kalanların yurtseverliklerinden hiçbir şüphe yoktur….
80 Günde Antalya
Aslında Vali Karaloğlu bir taraftan hainlerle mücadele ederken öte yandan Antalya’yı normale döndürmeye çalışıyor.
Bu şehrin sanayisini, tarımını bir kenara itip her zaman olduğu gibi dersimiz turizm!
Çünkü turizm olmazsa bu çark dönmüyor.
Turizm kötü gidiyor diye bankacı kredi açmıyor. Sanayici merkezini İstanbul’a taşıyor bu gerçeği kimse görmüyor!
Memleketin hainleri vatanı satıyor, hükümeti yıkmaya çalışıyor milletin üzerine kurşun yağdırıyor, vatan elden gidiyor, adamlar kalkıp Expo’nun fiyaskosundan katılan ziyaretçinin azlığından bahsediyor.
Bu kadar alçaklığın içinde bu kadar ihanetin, hainliğin içinde Antalya’da Expo’nun ışıklarının yandığına, kapılarının açık olduğuna şükretmiyor, nasıl bir ucundan tutarız da katkı koyarız demiyor, kalkıp orada kim ne yapıyor bilmiyor, oturduğu yerden gönderme yapıyor, sayın Vali bizimkilerden vatanseverlik bekliyor!
Pöh!
….
Vali Karaloğlu Antalya için yeni bir heyecanın peşine düşmüş.
Tam zamanıdır toparlanmak için.
İşte bazı kentler vardır, hiç gidilmese de bizi ‘büyüler’.
Bu şehirlerin anlatılmaz bir sihri vardır.
Sadece güzellikleri, tarihi, denizi, kumu değil. Onları çekici kılan bir enerjileri vardır.
Bir amblemi bir sloganı vardır.
Bunu yaratalım diyor. Ya eski logonun peşinden gidelim ya yenileyelim ama dünyanın neresinde olursa olsun insanlar bu sloganı bu logoyu gördüğünde işte Antalya desinler!...
Bana kalırsa artık kimsenin kullanmadığı logo değişsin.
Bir işletme, bir şehir hatta bir ülke geleceği ilişkin ümitle, heyecanla gelişebilir. İnovasyon kültürüyle atılan her adım bu ümit ve heyecanı geliştirir. Dinamizm yaratır…
80 günde Antalya’yı tanımış Vali. Belki de önce hainlerinden başladı.
Ama bir de istemezükçüleri. Yapılmadan bozmaya kalkışanları. Çivi üstüne çivi çakılmasını istemeyenleri var.
Ama bir de güzel insanları…..
Umarım sayın Vali bunları da tanır.
Zira baktım ki onca derdin içinde makamını biz hariç herkes ziyaret etmiş. Kendisini tanıtmış nasıl havadan güzel uçtuklarını anlatıp resimler çektirmişler….