GÜNDEM

Antalya'da duruşmada ikinci gün

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci gün oturumu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde gerçekleştirilen savunmalarla devam ediyor

ANTALYA Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan davanın ikinci gününde sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nde görülen duruşmada, savunmasını yapan ilk isim Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay Saruhan oldu.

İMAR PLANI DEĞİŞİKLİKLERİ HAKKINDA SAVUNMA

Tuncay Saruhan, davanın önemli başlıklarından biri olan Konyaaltı bölgesindeki parsel bazlı imar planı değişikliklerine ilişkin suçlamaları reddetti. Söz konusu plan değişikliklerinin tamamen yasal süreçler dahilinde meclis kararıyla alındığını belirten Saruhan, "Öncelikle ifademdeki bazı hususları düzeltmem gerekiyor. Söz konusu sitenin niteliği turizm alanıdır. Konyaaltı Belediyesi döneminde, 2012 yılında ilgili parselde plan değişikliği yapılarak konuta döndürülmek istenmiştir. Bu, hem benim hem de Belediye Başkanımızın bulunduğu ortamlarda konuşulan bir konuydu. Biz müteahhitlere, bu talebin Büyükşehir Belediyesi’nden gelmesi gerektiğini bildirdik. Ben zaten meclis üyesi değilim; Sayın Başkanımız ise meclisin doğal üyesidir ve görevi konuyu meclise havale etmektir. Bu onayların tamamı meclis kararı ile alınmıştır. Artan nüfus nedeniyle bazı bölgelerin imara açılması veya nitelik değiştirmesi gerekebilir. Biz, uygun şartlar sağlandığı takdirde meclislerin bunu değerlendirmesi gerektiğini ifade ettik" ifadelerini kullandı.

Bu parselin 2-3 parsel yanında tescilli bir yapı bulunduğunu söyleyen Saruhan, " Bu sebeple alan, koruma sahası statüsündedir. Yani iddia edildiği gibi sadece belediyeden iskan alınıyor değildir; Turizm Bakanlığı ile Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'ndan onay alınması zorunludur. Bu onaylar olmadan meclisin karar vermesi mümkün değildir. Bu, oldukça uzun ve meşakkatli bir süreçtir" dedi.

'BÜROKRATLAR ÜZERİNDEKİ BASKI'

Belediye bürokratlarının yaşam tarzlarına yönelik eleştirilere de değinen Saruhan, "O dönem belediye başkan yardımcısıydım ve imardan sorumluydum. Konulara hakimiz ancak asıl sorumluluk meclistedir. Muhittin Başkan'ın bu tarz konularda tek başına bir sorumluluğu yoktur. Hem Büyükşehir hem ilçe meclisi onaylar bu gibi konuları. Bir belediyeci BMW’ye binemez, binse 'BMW’ye biniyor' derler; Fiat Doblo’ya binse bu sefer de 'Doblo’nun fiyatı çok yüksek' derler" ifadelerini kullandı.

EYLEM 14: GÜNEŞ MAHALLESİ VE TAPU DEVRİ

2024 yılındaki görev değişikliği ve sonrasındaki ticari işlemlere dair Saruhan şunları söyledi: "Seçim sonrası Büyükşehir Belediyesi’ndeki Genel Sekreter Yardımcılığı görevime benim yerime Serkan Bey atandı. Başkanımız belediyede bulunmamı istemeyince ANTEPE A.Ş.’ye geçtim. Orada bir odam vardı ancak yetkim yoktu. O dönem Güneş Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm süreci tamamlanmıştı. Süreç çok uzadığı için vatandaşlar mağdur olmuştu. ANTEPE birkaç kez ihaleye çıktı. O günkü görüşmelerde İsmail abi, 50 bin dolarlık bir yatırım yaptığını ve bunu bana satabileceğini söyledi. O dönem Konyaaltı Belediyesi’nde şoförüm olan Halil Alparslan yanıma gelip giderdi. İsmail abinin teklifi üzerine, 50 bin dolara alınan yeri 52 bin dolara vererek tapuyu Halil Alparslan’ın üzerine yaptık. İsmail Bey parayı bana Konyaaltı’nda buluştuğumuz bir kafede elden verdi"

EYLEM 18: ALTINTAŞ BÖLGESİ VE 'HEDİYE' DAİRELER

Altıntaş bölgesindeki ruhsat işlemleriyle ilgili suçlamalara yanıt veren Saruhan, "Genel Sekreter Yardımcısı olduğum dönemde bana bağlı birimler vardı. Altıntaş bölgesinde planlama aşamaları bitmiş, müteahhitler inşaatlara yeni başlıyordu. O dönem o alanlara ruhsat verecek kadrolarımız yeniydi. Personel yetersizliği nedeniyle ruhsat işlemleri ağır aksak yürüyordu. Demir Demir arkadaşımdır, sosyal hayatta sıkça görüştüğüm biridir. O dönem bana ruhsat konularında yardımcı olmak istedi. Ben de 2021 yılında bu talebi ilgili daire başkanına ileterek sürecin hızlanması için yardımcı oldum. 2023 yılında ise Demir Demir, bu yardımım nedeniyle bana iki adet daire verdi."

'MEMUR OLMAMIZ SEBEBİYLE ÇEKİNDİK'

Mal varlığını neden başkalarının üzerine yaptığına dair soruya ise Saruhan şu yanıtı verdi: "Eski eşime altın vermemin 2021 yılındaki bu olaylarla alası yok. Taşınmazları Mehmet Ali Candan’ın üzerine yapmamın sebebi ise memur olmam ve insanların laf etmesinden korkmamdır. Biz insanları bu hale düşürdüğümüz için utanıyoruz."

İSMAİL ERDOĞMUŞ'TAN SAVUNMA

Savunma yapan İsmail Erdoğmuş; mülkiyet devirleri, ANTEPE’deki görev süreci ve sanıklardan Serkan Temuçin ile olan maddi ilişkisine dair konuştu. İsmail Erdoğmuş, Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile tanışıklığının 2014 yılına dayandığını belirterek taşınmaz devri sürecini şu sözlerle anlattı: "2014 yılında inşa ettiğim bir siteden Böcek’e bir daire sattım, tanışıklığımız burada başladı. Bu iş ilişkimiz, Böcek’in makamında ziyaretler ve ayaküstü sohbetlerle, saygı çerçevesinde devam etmiştir. Ancak dışarıda bir yemek buluşması gibi bir ortama taşınmamıştır. 2017 yılında Muhittin Bey beni davet ederek Side’de bir taşınmaz aldığını ve bu yeri benim üzerime yapıp yapamayacağımızı sordu. Yaptığımız görüşmede ben de bir sakınca görmedim. Sevgi ve saygı çerçevesinde, nezaketli bir yaklaşımla bu teklifi kabul ettim. Dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Tuncay Saruhan beni arayarak Hakan Işık isimli şahısla görüşmemi söyledi. Tapu Dairesi'ne gittiğimde Hakan Işık ile ilk kez orada görüştüm. Taşınmaz için herhangi bir bedel veya tapu harcı ödemedim. Söz konusu yerin kiraları benim hesabıma yattı; ben de bu bedelleri zaman zaman Muhittin Bey’e elden takdim ettim."

ANTEPE DÖNEMİ VE TASARRUF TEBDİRLERİ

Muhittin Böcek’in teklifiyle ANTEPE bünyesinde görev aldığını ifade eden Erdoğmuş, kurumdaki çalışma şartlarına dair şu bilgileri verdi: "Muhittin Böcek bana ANTEPE Genel Müdürlüğü teklif etti ancak ben 'Genel müdürlük bilmem serbest piyasadan geldim' deyince, 'Cem Oğuz'u genel müdür yaparız. seni de yönetim kuruluna veririz, işleri birlikte yaparsınız' dedi. Ben de kabul ettim. ANTEPE’ye biz göreve başladığımızda 175 personel vardı ve maaşları ödeyemez noktadaydı. O zaman üstün bir gayretle, ciddi tasarruf tedbirleri ile 105 kişilik kadroya düşerek ne bir uçak bileti, ne bir seyahat ne de bir yemek harcamam olmuştur. 2016 model Passat araba bana tahsis edildi. Onu işim haricinde hiçbir şekilde kullanmadım. Yani ciddi şekilde bu işe sarıldık. Birçok noktada yeni projeler yaptık."

SERKAN TEMİÇUN İLE MADDİ İLİŞKİ VE BORÇ İDDİALARI

İddianamede yer alan para transferlerine dair Serkan Temuçin ile olan ilişkisini detaylandıran Erdoğmuş, savunmasına şöyle devam etti: "Serkan Temuçin ile sık sık karşılaşıyorduk. Benden 1 milyon TL para istedi. Yok diyemedim. Varlıklı bir insan olduğumu biliyor. 50 bin doları MarkAntalya girişinde verdim. Bundan birkaç gün sonra bana o parayla EKPA’dan dükkan aldım dedi. Hatta bana 'Sen de ortak olabilirsin' dedi. İki gün sonra bana 'Burayı kimin üzerine yapabilirim' diye sordu. Ben de 50 bin dolarımı geri alamayacağım fikrine kapıldım. Arkadaşım olan Cihangir’i aradım, 'Paramı alamayabilirim, bana yardım et' dedim. O da oğlu Kaan’ı aramam gerektiğini, kendisinin il dışında olduğunu ifade etti. Ben de Kaan’ın numarasını Serkan Temuçin’e verdim. Kaan ile hiç görüşmedim."

'BORCU RESMİYETE BAĞLAMADIM'

Sürecin devamında parasını geri aldığını belirten Erdoğmuş, "Serkan ile tekrar buluştuğumuzda paramı alamama korkumu dile getirdim. O da bana ödeme yapacağını söyledi ve paramı araç içerisinde kendisinden teslim aldım. Bu dükkanın üçüncü bir kişiye nasıl satıldığını bilmiyorum. Serkan Temuçin’e verdiğim bu borcu, aramızdaki arkadaşlık ilişkisine dayanarak resmiyete bağlamadım" diyerek savunmasını tamamladı.

SERKAN TEMİÇUN: KATKI VE BAĞIŞ GÖNÜLLÜLÜK ESASINA DAYALI

Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki görevleri sırasında 'irtikap' ve 'nüfuz ticareti' iddialarıyla yargılanan Serkan Temuçin, hakkındaki suçlamaları reddederek dükkan alımları, sponsorluk ödemeleri ve vakıf bağışlarına dair savunma yaptı. Temuçin, iddianamede yer alan eylemlere ilişkin suçlamaları reddetti.

EYLEM 13: 475 BİN TL'LİK ÖDEME İDDİASI

Serkan Temuçin, reklam firmasına para yatırılması talimatı verdiği yönündeki iddialara şu yanıtı verdi: "475 bin lira gibi bir paradan bahsediliyor. Sezgin Köysüren, benim için herkesin yardım ettiğini ve benimde bu anlamda kendisinden Anadolu Reklam’a 475 bin lira yatırmam gerektiğini söylediğimi ifade ediyor. Benim bununla alakalı hiçbir bilgim yok. Soruşturma aşamasında haberim oldu."

EYLEM 14: EKPA İNŞAAT DÜKKAN ALIMLARI

İnşaat projesinden uygun fiyatlı dükkan alımı ve pazarlık süreçlerine dair Temuçin, savunmasında şu detayları paylaştı: "Ekpa İnşaat’tan alınan dükkanlar konusunda İsmail Erdoğmuş ile yapmış olduğum görüşmede, başkanın buradan 3 tane dükkan alacağını, bizim de birer tane alabileceğimizi söyledi. Biz de ‘Alabiliriz, ne de olsa belediyecilikte bunlar var’ dedim. 'Ekonomik olur' dedim. Daha sonra Antepe’nin ofisinde üçümüz bir araya geldik. Burada sadece satın alacağım dükkanın pazarlığını yaptık. Sezgin Köysüren ile başkanımıza kaç tane dükkan verileceğine dair bir pazarlık yapılmadı. Biz Sezgin Köysüren ile böyle bir şey konuşmadık.

İskan aşamasında 2 milyon lira olan dükkanı, temel aşamasındayken 750 bin liraya aldım. Bir bedel üzerinden anlaştık ve kendisine bedeli ödeyerek satın aldım. Bu parayı da İsmail Erdoğmuş’a parça parça verdim. Daha sonra bu para Sezgin Köysüren’e ödendi. Köysüren ifadesinde ‘Serkan Temuçin inşaatlara sürekli personel gönderiyordu, işimi yavaşlatmıştı. Ben de sorunu çözmek adına ona daire verdim’ demiş. Ancak ben Fen İşleri Daire Başkanı olarak o inşaatlara personel gönderme gibi bir yetkiye sahip değilim. Bu işi Antepe yapıyordu. ‘Yapamazsan tapunu vermeyiz, bu işler böyle yürür’ gibi bir söylemim olmamıştır. Söz konusu dükkanı başka birine sattım. Tapu zamanı geldiğinde müteahhide, tapunun direkt sattığım kişiye verilmesini söyledim."

EYLEM 15: PLAN DEĞİŞİKLİKLERİ VE SEÇİM YARDIMI

Temuçin, belediye projeleri için iş insanlarından talep edilen katkılar ve organizatör Mehmet Okan Kaya'ya yapılan ödemelerle ilgili eylemi şöyle açıkladı: "Mehmet Okan Kaya’ya yatırılan parayla ilgili olarak, Trinvest firmasının belediyemizde bir planı vardı. Büyük bir plan değişikliği yapılıyordu. Döşemealtı kendi meclisinden geçirmişti, Büyükşehir Meclisi’nden onay alması gerekiyordu. Bu konuyla ilgili Ekrem Özülker yanıma geldi, benden bilgi istedi. Ben de daire başkanını arayıp sürecin ne aşamada olduğunu sordum. Ekrem Bey’e bu işi yapacağımı söyledim. Ancak belediyeye bir katkısı olmasının iyi olacağını söyledim. Ortağı olan kişi ‘Bir kamyon bağışlayalım, katkımız olsun’ dedi. Daha sonra başkanımıza ilettim, başkanım da ‘iyi olmuş’ dedi.

Daha sonra Mehmet Çetinkaya ile bir ortamda karşılaştık. ‘Biraz düşüremez miyiz?’ dedi. Başkanımızla konuştum, o da ‘Tamam biraz düşürelim’ dedi. Okan Kaya’ya yönlendirelim dedi. Tasarruf tedbirlerinden dolayı harcamaları kısmıştık. Bu tarz konser, miting, etkinlikleri sponsorlarla ödüyorduk. Aradan birkaç gün geçti, Mehmet Çetinkaya ‘Ben bu işi hallettim’ dedi. Ancak para yatırıldı mı yatırılmadı mı bilmiyorum. ‘Bu parayı yatırmazsan işler yürümez’ gibi bir söylemim olmadı. Zaten planlar bitmişti o zamana kadar. Her şey gönüllülük esasına göre olmuştur.

Belediyenin ekonomik durumundan dolayı bütün inşaatlara az az ödeme yapılıyordu. İşler bu şekilde devam ediyordu. Salih Akar yanıma gelip bu ödeme şekliyle işi devam ettiremeyeceğini söyledi. Bunun üzerine başkanımızla konuştuk. Başkanımız projenin önemli olduğunu ifade etti. Bu yüzden 'Ödemeleri hızlandıralım, sen de bu inşaatı yetiştir, ben açılış yapmak istiyorum' dedi. Ben kendilerini Okan Kaya ile irtibatlandırdım. Birkaç kez parça parça ödeme yaptığını ifade etti. Talimatı başkanım vermişti. 20 bin dolar etkinlikten dolayı borcumuz olduğunu söyledi. Seçim döneminde kendisinden 35 bin dolar yardım istedim. 'Seçim için yardıma ihtiyaç var' dedim. 20 bin dolarını başkana ilettim, 15 bin doları da kendi ihtiyaçlarım için kullandım. ‘Bu ödemeyi yapmazsan sana para yok’ gibi bir sözüm olmadı."

EYLEM 26: VAKIF BAĞIŞLARI VE İSİM KULLANMA ŞİKAYETİ

Genel Sekreter Yardımcılığı dönemindeki vakıf bağışları ve bir diğer sanık hakkındaki şikayetini dile getiren Temuçin, şunları kaydetti: "2024’ten sonra Genel Sekreter Yardımcısı oldum. KONTEVisimli vakfa bağış yapılması talebinde bulundum. Kız çocuklarını okutan bir vakıftır. Müteahhitlerden alınan bağışlar, gönüllülük esasına dayalı olarak bu vakıfta kullanılmıştır.

Halil Karaca, benim ismimi kullanarak Yavuz Selim Sarvanoğlu’ndan 300 bin TL çek istemiş. Halil Karaca ‘Ben çeki bozdurdum, parayı Serkan’a verdim’ demiş. Ben bu ifadeden dolayı 1 ay tutuklu kaldım. Bu konuda kendisinden şikayetçiyim."

'EMANET TAPU' İDDİALARI: MADDİ GELİR ELDE ETMEDİK

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada, mülkiyetlerin gizlenmesine aracılık ettikleri öne sürülen sanıkların savunmalarına geçildi. Eski Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay Saruhan’ın yakın çevresinde bulunan isimler, taşınmazları 'rica üzerine' üzerlerine aldıklarını belirterek beraatlerini talep etti.
Tuncay Saruhan ve Demir Demir arasındaki yakın dostluğa değinen Mehmet Ali Can Dal, tapu devri sürecini şu sözlerle açıkladı: "Tuncay Saruhan’ı tanırım. Demir Demir’i 2020 sonrasında tanıdım. İkisinin çok yakın arkadaş olduğunu biliyorum. Ailecek görüştüklerini de biliyorum. Tuncay Saruhan, Demir Demir’den bir daire alacağını söyledi. Bir süre dairenin benim üzerimde kalmasını, daha sonra kendi üzerine alacağını ifade etti. Aralarındaki ilişkiyi bildiğim için bir sakınca görmedim. Elektrik ve su aboneliklerinin alınması için tapu sahibi olarak benim imzam vardı. Gözaltından çıktıktan sonra Demir Demir’e devir işlemlerine başladım. Bu süreçten herhangi bir maddi gelir elde etmedim."

HALİL ALPASLAN: ŞOFÖRÜ OLDUĞUM İÇİN RİCASINI KIRMADIM, PİŞMANIM

Tuncay Saruhan’ın şoförü olarak görev yapan Halil Alpaslan, taşınmazın kendi üzerine devredilmesiyle ilgili olarak 'hata yaptığını' belirterek şunları söyledi: "Tuncay Saruhan’ın şoförüyüm. Kolluk kuvvetlerinde vermiş olduğum ifadeyi tekrar ediyorum. Saruhan’ın şoförü olmam nedeniyle onun ricası üzerine bahse konu taşınmazı üzerime devraldım. Hiçbir menfaat sağlamadım. Ekpa şirketine taşınmazı teslim ettim. Kiralama ve faydalanma için noterde vekaletimi verdim. Davaya konu olan olayla ilgili tüm bilgilerimi anlattım. Taşınmazın nereden ve nasıl alındığını bilmeden üzerime almam hataydı. Tuncay Bey’in suça konu olduğuna dair bir beyanı olmadığını düşündüğüm için bir beis görmedim. Yaşananlardan pişmanım. Beraatimi istiyorum."

'TAPU DEVRİ İÇİN HERHANGİ BİR ÖDEME YAPMADIM'

Taşınmazların zincirleme devir işlemleriyle ilgili savunma yapan Kaan Karbukan, tapuyu 'sıkıntılı bir durum' gerekçesiyle devraldığını ve süreç uzayınca rahatsızlık duyduğunu belirtti. Taşınmazın kendi üzerine geçirilme sürecini anlatan Karbukan, mahkeme heyetine şu beyanlarda bulundu: "İsmail Erdoğmuş babamı arayıp ‘Sıkıntılı bir durum olmuş, üzerine alabilir misin?’ demiş. Ben de tapuyu aldım. Hiçbir ödeme yapmadım. 1–1,5 sene kadar üzerimde kalınca rahatsız oldum. Çünkü kısa süre üzerimde kalacağı söylenmişti. Üzerimden alınmasını istedim."

Taşınmazın kendi üzerinden çıkarılma sürecine dair detayları paylaşan Karbukan, savunmasını şöyle tamamladı: "Daha sonra İsmail Erdoğmuş babamı arayıp alıcı kişinin kimlik bilgilerini gönderdi. Halil Alpaslan isimli kişinin kimlik bilgilerini gönderdi. Ben de Halil Alpaslan’a tapu devrini gerçekleştirdim."

ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ YASİN YENİCE: SAAT ALMA OLAYI OLMAMIŞTIR

Özel Kalem Müdürü Yasin Yenice hakkındaki iddialara yanıt verdi. Yenice, bir saatin temini ve teslimatı konusunda aracı olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. İddianamede adı geçen saatle ilgili olarak Yasin Yenice, mahkeme heyetine şu savunmayı yaptı: "Benim aracılığım ile bir saat alma olayı olmamıştır. Benim Melek Kurukama’ya 'Saati al, ver, getir, götür’ gibi bir diyaloğum olmadı."

SABAH OTURUMU TAMAMLANDI

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci gününde, sabah oturumu sanık savunmalarının ardından tamamlandı. Mahkeme heyeti, duruşmaya öğle arası verdi. Öğleden sonraki oturumda diğer sanıkların savunmalarıyla devam edilecek.

MUHİTTİN BÖCEK ABLASINA SARILDI

Mahkeme heyetinin duruşmaya öğle arası verdiğini açıklamasının ardından, salondan çıkmakta olan Muhittin Böcek, izleyiciler arasında ablasının olduğunu fark etti. Kolluk kuvvetlerinden nezaret eşliğinde müsaade isteyen Böcek, ablasının yanına giderek kendisine sarıldı. Kısa süren diyaloğun ardından Muhittin Böcek, duruşmanın ikinci oturumunu beklemek üzere görevliler eşliğinde salondan ayrıldı.