ÖZEL HABER

Antalya’da gürültü kirliliği artıyor

Antalya’da kontrolsüz kentleşme ve yoğun turizmle tırmanan gürültü kirliliğine karşı uyarılarda bulunan ÇMO Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin; gürültü haritalarının sadece veri olarak kalmamasını, halk sağlığını korumak adına acilen teknik izolasyon ve önleyici denetimlerle desteklenen somut eylem planlarının hayata geçirilmesini istedi

Antalya’da artan gürültü kirliliğine karşı uyarılarda bulunan Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, denetimlerin yetersizliğine ve kavram kargaşasına dikkat çekerek, “Antalya’da gürültü, sadece şikayet geldiğinde hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılmalı, kent hakkı çerçevesinde eylem planlarıyla yönetilmelidir” dedi

Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Antalya Şube Başkanı Ceren Şahin, kentin son yıllarda en büyük problemlerinden biri haline gelen çevresel gürültü kirliliğine değindi. Mevzuatın uygulanmasındaki eksikliklere ve teknik altyapının yetersizliğine değinen Şahin, yetkili kurumları göreve çağırdı.

‘HARİTALAR SADECE VERİDİR, BİZE SOMUT EYLEM PLANLARI LAZIM’
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin gürültü haritalama çalışmalarını değerlendiren Şahin, bu verilerin eyleme dönüşmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Öncelikle belirtmek gerekir ki Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kente ilişkin stratejik gürültü haritalaması yapılmıştır. Bu çalışma, gürültüye maruziyetin boyutlarını, kentin hangi noktalarında ses yoğunluğunun sağlığı tehdit eder boyuta ulaştığını ortaya koyan oldukça önemli bir teknik altyapıdır. Ancak biz çevre mühendisleri olarak şunu çok iyi biliyoruz ki; haritalamanın tek başına yapılmış olması yeterli değildir. Bu verilerin tozlu raflarda kalmaması, sonuçlarının ivedilikle somut eylem planları ve sahada karşılığı olan etkin denetim mekanizmalarıyla desteklenmesi artık bir zorunluluktur.”

‘CANLI MÜZİK YAPMIYORUZ DİYEREK YÜKSEK SES ÇIKARAMAZSINIZ’
İşletmelerin mevzuatı yanlış yorumladığını veya suistimal ettiğini belirten Şahin, “Sıklıkla kamuoyunda ve işletmeciler arasında ciddi bir karışıklığa yol açan konu canlı müzik izinleridir. Canlı müzik izin belgesi verme yetkisi münhasıran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne aittir. Burada 'canlı müzik' kavramının mevzuattaki teknik tanımıyla çok doğru anlaşılması gerekmektedir. Kamuoyunda sanılanın aksine, bu izin sadece sahnede bir sanatçının performans sergilemesini kapsamaz; yükseltilmiş hoparlör, amfi veya gelişmiş ses sistemleri kullanılarak yapılan her türlü müzik yayını teknik olarak canlı müzik izni kapsamındadır. Dolayısıyla, 'Biz sahne kurmuyoruz, sadece hoparlörden yayın yapıyoruz' gerekçesiyle mevzuatın arkasından dolanılması ve yüksek sesli yayın yapılması hukuken doğru değildir ve açık bir ihlaldir” diye konuştu.

‘SORUN FAALİYET BAŞLAMADAN ÇÖZÜLMELİ’
Ruhsatlandırma sürecindeki eksikliklere dikkat çeken Şahin, “Bu çerçevede temel yaklaşımımız; gürültüye neden olabilecek her türlü makine, ekipman ve tesisat bulunan işyerlerinde, daha ruhsatlandırma aşamasındayken gerekli teknik ve yapısal önlemlerin alınmasının zorunlu kılınması yönündedir. İlgili idarelerin, faaliyet henüz başlamadan önce bu tür çevresel riskleri gözeterek ses izolasyonu ve teknik tedbirleri şart koşması şarttır. Bu yaklaşım, hem vatandaşın huzurunu koruyacak hem de sonradan ortaya çıkabilecek şikâyetleri, ticari kayıpları ve ağır yaptırım süreçlerini daha en baştan engelleyecektir” dedi.

‘SADECE EĞLENCE MEKANLARI DEĞİL, SANAYİ VE ULAŞIM DA DENETLENMELİ’
Gürültü kirliliğinin tek kaynağının müzik olmadığını hatırlatan Şahin, şu ifadelere yer verdi; “Gürültü kirliliği yalnızca eğlence mekanlarıyla sınırlı bir olgu değildir. Antalya gibi büyüyen kentlerde ulaşım kaynaklı gürültü, kontrolsüz jeneratörler, devasa klima ve havalandırma sistemleri gibi sürekli nitelik arz eden teknik gürültü kaynakları da yönetmelikler kapsamındadır. Bu kaynakların tamamı yetkili kurumlar tarafından periyodik ve mevzuata uygun biçimde denetlenmelidir. Çevresel gürültü; 'şikâyet olursa gidip bakalım' denilecek bir konu değil, bir çevre politikası olarak önleyici yaklaşımla ele alınmalıdır.”

‘SÜRECİN TAKİPÇİSİYİZ’
Çevre Mühendisleri Odası olarak bilimsel temelli her çalışmaya destek vereceklerini belirten Şahin, “Yetkili kurumların görevlerini şeffaf biçimde yerine getirmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Çevre Mühendisleri Odası olarak sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.