ANTALYA'NIN Aksu ilçesinde TOKİ ve Emlak Konut iş birliğiyle yürütülen projede çalışan inşaat işçileri, ödenmeyen ücretleri ve çalışma koşullarını gerekçe göstererek grev başlattı. Yapı ve Yol İşçileri Sendikası (Yapı-Yol İş) tarafından yapılan açıklamada, işçilerin yaklaşık iki buçuk aydır maaşlarını alamadığı ve hak talep ettikleri için işten çıkarıldıkları iddia edildi. Şantiye önünde ve Attalos Anıtı çevresinde eylemlerini sürdüren işçiler, yasal haklarının tamamı ödenene kadar süreci devam ettireceklerini belirtti.
Yapı-Yol İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Adnan Akyol, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, işçilerin yaklaşık iki buçuk aydır ücretlerini tahsil edemediklerini ve bu durumu dile getirdikleri için iş akitlerinin feshedildiğini kaydetti. Akyol, "Arkadaşlarımız dört gündür grevde. Ödemelerini istediklerinde hem işten çıkarıldılar hem de hiçbir hakları ödenmeden şantiyeden uzaklaştırıldılar" ifadelerini kullandı.
'ÜÇ GÜNDÜR SOKAKTA YATIYORUZ'
Akyol, çalışanların gidecek bir yeri olmadığını söylerken, “Çocukların gidecek hiçbir yeri yok. Paraları olmadığı için bir yere gidemiyorlar. Zaten giderlerse haklarını hiç alamayacaklar. Bugün dördüncü günümüz. Pasif eylem olarak ise beşinci ya da altıncı gün. Yani şantiyenin içinde iş durdurma şeklinde başlayan süreç. Ancak aktif eylem olarak üç gündür sokakta yatıyoruz; arkadaşlarla birlikte biz de burada kalıyoruz” dedi.
‘BİRÇOK YASAYI ÇİĞNEMİŞLER’
Israrla taleplerini ilettiklerini vurgulayan Akyol, “Zaten birçok yasayı çiğnemişler. Sigortaları asgari ücret üzerinden yatırmışlar. Koğuşların halini bir görseniz; neredeyse çocuklar suyun içinde yatıyordu. Yemekler de çok kötü. Buna rağmen hâlâ ‘tazminatınızı ödemeyiz, mesailerinizi ödemeyiz’ diyerek hiçbir ödeme yapmamakta ısrar ediyorlar. Bir anda ortada ‘ödeyecek durumumuz yok’ demeye başladılar. Biz de bu yüzden direnişe devam ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz” diye konuştu.
SATIŞ OFİSİ ÖNÜNDE DİRENİŞ SÜRÜYOR
İşçilerin şantiyeden çıkarılmalarının ardından TOKİ-Emlak Konut projesinin satış ofisi önünde bekleyişe başladığını belirten Akyol, direnişin günlerdir sürdüğünü ifade etti. Akyol, işçilerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle başka bir yere gidemediğini belirterek, “Üç gündür arkadaşlarımızla birlikte satış ofisinin önünde sokakta kalıyoruz. Haklarımızı alana kadar buradayız” diye konuştu.
“SİGORTALAR ASGARİ ÜCRET ÜZERİNDEN YATIRILIYOR”
Şantiyede birçok yasanın ihlal edildiğini savunan Akyol, işçilerin sigortalarının asgari ücret üzerinden yatırıldığını ve maaşlarının da resmi kayıtlarda bu şekilde gösterildiğini söyledi. Akyol, “İşçilerin sigortalarını asgari ücret üzerinden yatırıyorlar ve maaşlarını da asgari ücret olarak gösteriyorlar. Sonra da ‘Siz zaten asgari ücretle çalıştınız’ diyerek işçilerin alacaklarını inkâr ediyorlar” ifadelerini kullandı.
“KOĞUŞLARDA SU İÇİNDE YATIYORUZ”
İşçiler söz konusu alacakları ve hak gaspları nedeniyle grevlerinin dördüncü gününde Attalos Meydanı’nda eylem yaptı. Eylemde işçiler, “Sizlerin yanından geçmeyeceğiniz koğuşlarda yatırıldık. Sokak köpeklerine vermeyeceğiniz yemekleri bize reva gördüler. Üç gün önce dördüncü iş kazası da yaşandı. Ölüyoruz. Açlıkla terbiye ediliyoruz. Ve bu ülkede sadece biz varız. Buraları var eden biziz. Emlak Konut’un iktidar anlayışı altında halkın emekçileri olarak, haklarımızı alamadığımız için bu eylemi gerçekleştiriyoruz. Asgari ücret üzerinden gösterilen maaşlar sadece bizim değil, bütün halkımızın emeğini çalıyor. Vergi kaçırarak suç işliyorlar. Ücretlerimizi asgari ücretten gösterdikleri için geriye kalan haklarımız gasp edildi. Çıkışı verilerek evine gönderilen birçok emekçi dostumuzun ücreti eksik yatırılmış olup hakları gasp edilmektedir” diye konuştu.
‘HAKKIMIZ ALANA KADAR AYRILMAYACAĞIZ’
Attalos Anıtı önünde yapılan açıklamada işçiler, şantiyedeki barınma koşullarının da insanlık dışı olduğunu dile getirdi. İşçiler, “Ekstra mesai yaptığımız cumartesi ve pazar günleri ödenmemekte, kıdem tazminatlarımız reddedilmektedir. Barınma konusuna gelecek olursak, yattığımız koğuşlarda en ufak bir yağışta içerisi su dolmaktadır. Kişisel malzemelerimiz suyun içinde kalmaktadır. Haklarımız gasp edilip işten çıkarıldığımız ve kamp alanından atıldığımızın dördüncü günündeyiz. Dört gündür TOKİ Emlak Konut Satış Ofisi’nin önünde eylemlerimizi zorlu şartlar altında sürdürüyoruz. Tüm haklarımızı alana kadar ayrılmayacağımızı siz değerli emekçi dostlarımızın huzurunda beyan ediyoruz” dedi.
ÇOK ZOR BİR DURUM
Emlak Konut ve TOKİ bünyesindeki taşeron firmada çalışan işçiler, ödenmeyen ücretler, vergi kaçırılan sigorta primleri ve ödenmeyen mesailer nedeniyle greve gittiklerini belirterek, “Sabrımızı ve öfkemizi sınamasınlar. İşçilerin birliği sermayeyi yenecek! Birleşe birleşe kazanacağız! Öncelikle buraya gelen tüm kurumlara teşekkür ediyoruz. Devletin güvencesi altında çalışan bu işçi arkadaşların haklarının gasp edilmesi, adeta işkenceye maruz bırakılmaları, iş yerinden, yemekhaneden, koğuşlardan atılmaları gerçekten zor bir durum. İşçi arkadaşların mücadelesini sonuna kadar destekliyoruz. Her zaman yanlarında olacağız. Birleşe birleşe, direne direne kazanacağız” ifadelerine yer verdi.
DERHÂL HAKLARINI ÖDEYİN
Eyleme katılan Türkiye İşçi Partisi Antalya İl Başkanı Enes Keskin ise, “Üç gündür Aksu’nun Altıntaş Mahallesi’nde TOKİ Emlak Konut Projesi’nde çalışan işçiler, aylardır alamadıkları maaşlarını istedikleri için, insanca yaşam talep ettikleri için konteynerlerinden atıldılar. Bu işçiler bugün burada. İnşaat firmasının derhal işçilerin maaşlarını ödemesi ve yaşam koşullarını iyileştirmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu mücadele sürecek. Biz Türkiye İşçi Partisi olarak onların yanında değil, omuz omuza, yan yana mücadele edeceğiz” dedi.
‘HER YERDE GÖRMEYE DEVAM EDİYORUZ’
Emek Partisi’nden Sadık Türk de açıklamasında, “Biz sokakta direnen işçileri gördük. Çalışıp hak ettikleri parayı alamadıkları için haklarını istemek üzere sokağa çıkan işçileri Antep’te gördük, Tokat’ta gördük, Amasya’da gördük ve Türkiye’nin dört bir yanında görmeye devam ediyoruz. Çünkü vergi iadeleriyle korunan bu taşeron sistemi, sermaye işleri bittiğinde önce işçilerin haklarını gasp ediyor ve yurt dışına gidiyor. İşçiler sokağa çıktığında ise barınma haklarını bile ellerinden alıp sokağa atıyorlar. Bu kabul edilebilir mi? ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’ deniyor ama gördük ki işçi sınıfının kimsesi yine kendisidir. Birleşe birleşe, direne direne namusluca yaşamak için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.