ANTALYA'DA Attalos Anıtı önünde bir araya gelen Varto Ekoloji Platformu temsilcileri, Muş’un Varto ilçesinde planlanan maden ve enerji yatırımlarına karşı çıkan doğa aktivistleri ile protesto düzenledi. Grup adına açıklama yapan Adnan Özdemir, Varto'nun sermaye grupları tarafından abluka altına alındığına dikkat çekerek bölge doğasının büyük bir yıkım tehlikesi altında olduğunu dile getirdi.
Varto Ekoloji Platformu adına açıklamalarda bulunan Adnan Özdemir, Varto’nun Türkiye’nin dört bir yanındaki sömürü düzeninin bir parçası haline getirilmeye çalışıldığını iddia etti. Kalkınma ve enerji vaatlerinin aslında doğa yıkımını gizlediğini ileri süren Özdemir, Mayıs ayında başlaması beklenen Jeotermal Elektrik Santrali (JES) projelerinin, bölgedeki 16 köyü doğrudan etkileyerek yaşam alanlarını yok edeceğini öne sürdü. Özdemir, bu girişimlerin sadece çevresel bir sorun değil, kadim bir tarihe ve direniş ruhuna sahip olan bölgeyi tamamen bitirmeye yönelik nihai bir hamle olduğunu dile getirdi.
EKOLOJİK SÜRGÜN İDDİASI
Varto'nun geçmişte iki büyük deprem felaketi yaşamasına rağmen yeniden ayağa kalktığını hatırlatan Özdemir, bölgenin Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alan sismik hareketliliğine dikkat çekti. Bu denli riskli bir alanda Jeotermal Elektrik Santrali (JES) projelerinin uygulanmasının bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını ve yeni felaketlere davetiye çıkardığını savunan Özdemir, projenin bölge halkını 'ekolojik bir sürgünle' karşı karşıya bıraktığını ileri sürdü.
Geçmişte farklı gerekçelerle göç veren bölgenin şimdi de maden, JES ve HES projeleriyle insansızlaştırılmak istendiğini iddia eden Özdemir; "Geçmişte değişik nedenlerle dışarıya göç vermiş bir bölge, şimdi de ekolojik bir sürgünle karşı karşıyadır. Dün köylerimizi insansızlaştırmaya çalışanlar, bugün JES, HES ve maden projeleriyle kalan son yaşam alanlarımızı, suyumuzu, havamızı, meralarımızı zehirleyerek bizi yeniden göçe zorlamaktadır. Bu projeler, kültürel kimliğimizi ve binlerce yıllık köy yaşamımızı tasfiye etmeyi amaçlamaktadır" dedi.
'DOĞA DEĞİL, SERMAYE HIRSI HEDEFTE'
Adnan Özdemir, daha önce akarsuları hapseden HES projeleriyle ekosisteme ilk müdahalenin yapıldığını, şimdi ise JES ve planlanan maden sahalarıyla toprak ve dağların tamamen yok edilmek istendiğini söyledi. Varto’nun köyleri, yaylaları ve kutsal mekanlarıyla ayrılmaz bir bütün oluşturduğuna dikkat çeken Özdemir, mücadelelerinin doğaya değil, doğanın kar hırsıyla yağmalanmasına karşı olduğunu belirterek, "Doğru tarım ve hayvancılık politikalarıyla bu eşsiz alan korunacağına, bölge insanına hiçbir faydası olmayan, havasını, suyunu, toprağını zehirleyen, doğasını katleden talan projeleriyle yok edilmek istenmektedir” ifadelerini kullandı.
'RIZA OLMAYAN PROJEDE KAMU YARARI YOKTUR'
Açıklamasını acil bir çağrıyla noktalayan Adnan Özdemir, deprem riskinin yüksek olduğu bölgede yer altı dengesini sarsacak olan JES projelerinin vakit kaybetmeden durdurulması gerektiğini savundu. Yerel halkın onay vermediği hiçbir girişimin 'kamu yararı' adı altında meşrulaştırılamayacağını belirten Özdemir, gerçek kamu yararının ancak toplumun sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Özdemir, "Varto halkının rızası olmayan hiçbir proje ‘kamu yararı’ taşımaz. Gerçek kamu yararı, halkın sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamasıdır. Varto’da ve metropollerde yaşayan tüm hemşehrilerimize sesleniyoruz: Toprağımızı ve suyumuzu şirketlerin kâr hırsına kurban etmeyeceğiz. Depremlerle yıkılmayan, sürgünlerle yok olmayan bu halk, doğasının talan edilmesine de izin vermeyecektir" dedi.