EKONOMİ

Antalya’dan bakanlıklara çağrı: Tarım ihracatının önü açılmalı

BAİB Başkanı Mehmet Ali Can Antalya ekonominin lokomotifi olan tarımsal ürün ihracatının düştüğünü açıkladı. Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp de, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığına ortak çalışma çağrısı yaparak, ihracatın kolaylaştırılması için adımlar atılması gerektiğini ifade etti

Batı Akdeniz'den yılın ilk yedi ayında gerçekleştirilen ihracatta yaş meyve ve sebze sektörü 564,2 milyon dolarlık hacimle liderliğini korudu. Ancak ihracat gelirleri artarken kilogram bazındaki düşüş dikkat çekti. BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, özellikle yaş meyve ve sebzede miktar bazında yüzde 15,44'lük gerilemenin sektör açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi.

KİLOGRAM BAZINDA GERİLEME YAŞANDI

Yılın ilk yedi ayında yaş meyve ve sebze sektörü 564 milyon 188 bin 810 dolarlık ihracatla Batı Akdeniz'in en fazla döviz kazandıran sektörü oldu. Sektörde en çok ihraç edilen ürün ise biber olarak öne çıktı. Yaş meyve ve sebzeyi 290 milyon 735 bin 340 dolarlık ihracatla madencilik sektörü takip etti. Madencilikte en büyük ihracat kalemini ise mermer oluşturdu.

İhracat gelirlerinde tarihi seviyelere ulaşılmasına rağmen miktar bazındaki düşüşün sürdüğüne dikkat çeken BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, ihracatın değer bazında büyümesine karşın kilogram bazında gerileme yaşandığını söyledi. Can, "1 Ocak-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında ihracatımız kilogram bazında yüzde 5,89 oranında geriledi. Bu durum, daha yüksek katma değerli ürün ihracatının arttığını gösterse de üretim ve ihracat miktarındaki düşüşü de göz ardı etmemek gerekiyor" dedi.

YAŞ MEYVE VE SEBZEDE DÜŞÜŞ

Özellikle bölgenin lokomotif sektörlerinden biri olan yaş meyve ve sebzede miktar bazındaki gerilemenin dikkat çekici seviyeye ulaştığını belirten Can, sektörün ihracat liderliğini korumasına rağmen kilogram bazında yüzde 15,44 düşüş yaşandığını açıkladı.

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp de, tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve üreticinin ayakta kalabilmesi için ihracatın önündeki bürokratik ve ticari engellerin azaltılması gerektiğini belirtti. Çiftçilerin yüksek mali destekler yerine üretime devam edebilecekleri şartların oluşturulmasını istediğini dile getiren Alp, tarımın Türkiye'nin ekonomik kalkınmasındaki stratejik konumuna dikkat çekti.

Üreticilerin beklentilerinin makul olduğunu vurgulayan Alp, "Biz trilyonlar istemiyoruz. Sadece ayakta kalmak ve ülke ekonomisine katkı sunmak istiyoruz" sözleriyle çiftçilerin temel talebini özetledi.

"TÜRKİYE'Yİ AYAĞA KALDIRAN SEKTÖRLERDEN BİRİ TARIMDI"

Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında tarımın ülkenin kalkınmasında üstlendiği kritik role işaret eden Nazif Alp, bugün teknolojik ve ekonomik imkânların artmasına rağmen üreticinin yaşadığı sıkıntıların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Alp, "Cumhuriyet'in ilk yıllarında elinde neredeyse hiçbir şey olmayan bu ülke nasıl ayağa kalktı? Bunun en önemli sebeplerinden biri tarımdı. Tarım sayesinde Türkiye bugünlere geldi. Şimdi elimizde çok daha fazla imkân varken çiftçimizin bu durumda olması düşündürücüdür. Bunun nedenlerini ülkeyi yönetenlerin değerlendirmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"HEDEFİMİZ GÜÇLÜ BİR ÜRETİCİ YAPISI OLUŞTURMAK"

Çiftçilerin devlete yük olmak istemediğini belirten Alp, üreticinin kendi ayakları üzerinde durabileceği bir yapının oluşturulmasının önemine değindi. "Bizim istediğimiz; küçük desteklerle ayakta duran, kendi ailesine bakabilen, devlete yük olmayan, tam tersine ülke ekonomisine katkı sağlayan güçlü bir üretici topluluğudur" diyen Alp, tarımsal üretimin devamlılığı için üreticinin ekonomik açıdan güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İHRACAT İÇİN İKİ BAKANLIĞA ORTAK ÇALIŞMA ÇAĞRISI

Tarım ürünlerinin uluslararası pazarlara daha kolay ulaşmasının hem üreticiye hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını dile getiren Alp, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Başkan Nazif Alp, "Nitelikli ve denetimden geçmiş tarım ürünlerimizin ihracatını kolaylaştıracak adımlar atılmalı. Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda iş birliği yaparsa çiftçi de kazanır, toplum da kazanır, devlet de kazanır" değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR TARIM MARKASINA DÖNÜŞEBİLİR"

Doğru politikalarla Türkiye'nin yalnızca kendi gıda ihtiyacını karşılamakla kalmayıp dünya pazarlarında da güçlü bir oyuncu olabileceğini ifade eden Nazif Alp, bunun ulaşılması zor bir hedef olmadığını söyledi. Alp, "Bunlar yapılması zor işler değil. Devletimizin imkânlarıyla rahatlıkla gerçekleştirilebilir. Böylece Türkiye 100 milyonluk nüfusunu rahatlıkla besler, kalan üretimi de dünya pazarlarına ihraç ederek güçlü bir tarım markası haline gelir" ifadelerini kullandı.

Ekonomik şartların farkında olduklarını da belirten Alp, üreticilerin çözümün parçası olmaya hazır olduğunu vurgulayarak, "Biz çiftçiler olarak ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartların farkındayız. Ekonomiyi ayağa kaldırmak hepimizin görevidir. Devletimizin de bu süreçte üreticinin yanında olması gerekiyor ki ekonomimizi hep birlikte güçlendirebilelim" dedi.