İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Türkiye gündemine bomba gibi düşen AHBAP Derneği soruşturmasında bugün yepyeni bir eşik aşıldı. Derneğe deprem döneminde verdiği destekler ve ortak kampanyalarla bilinen Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur, bu sabah düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.
OPERASYONUN DETAYLARI: 9 YENİ GÖZALTI KARARI
Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, AHBAP Derneği'nin mali hesap hareketleri ve bağış aktarımları üzerindeki teknik ve fiziki takibi derinleştirdi. Edinilen bilgilere göre, aralarında yüksek miktarlı şüpheli para transferleri, mali profille uyumsuz hareketler ve bağışların şahsi hesaplara aktarılması iddialarının incelendiği soruşturma kapsamında bugün sabah saatlerinde eş zamanlı baskınlar düzenlendi.
Aralarında Oğuzhan Uğur’un da bulunduğu 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Uğur, sabahın erken saatlerinde Çekmeköy’deki evinde gözaltına alınarak emniyete götürüldü.
MASAK RAPORUNDAKİ DETAYLAR
Soruşturma dosyasına giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Rapora göre, derneğe 2 yıl boyunca yurt dışından gelen yaklaşık 210 milyon liralık bağışın tek kuruşunun dahi kayda geçirilmediği iddia ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan dernek kurucusu Haluk Levent’in, toplanan milyarlarca liralık deprem yardımlarının bir kısmıyla yasal şans oyunları siteleri üzerinden yüksek miktarlarda bahis oynadığı ve ciddi kayıplar yaşadığı iddiaları da dosyada yer alıyor. Dün (16 Temmuz) itibarıyla mahkeme kararıyla Ahbap Derneği’nin tüzel kişiliğine ve tüm şüphelilerin mal varlıklarına tedbiren el konulmuştu. Bugüne kadar tutuklanan kişi sayısı ise 19'a yükseldi.
OĞUZHAN UĞUR’UN AÇIKLAMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Oğuzhan Uğur, emniyete götürülürken akıllara, daha önce sosyal medyada yaptığı ve "Aldatıldım mı?" sorusunu sorduğu o zehir zemberek açıklama geldi. Uğur, o dönem duruşunu şu sert sözlerle özetlemişti:
"Daha net bir açıklama isteniyor anladığım kadarıyla. “Uzatma” diyorlar. O zaman kısa ve net söyleyeyim; Ahbap soruşturmasında duruşumuz nettir. Ortada bir yanlış varsa, bu yanlış herkese olduğu gibi bana ve ekip arkadaşlarıma da yapılmıştır. Eğer o dönemki mücadelemiz, fayda sağlamak için attığımız adımlar ve yardım çabalarımız suistimal edilmişse amasız fakatsız bunun hesabını sormak için biz de en ön safta yer alacağız ve kendi adımıza hukuki süreçleri başlatacağız. Elbette benden çok bana güvenen insanların hakkı için mücadele edeceğim. Devlet onaylı bir kurumun hem o onayı hem beni hem de bana güvenen insanları PARA için aldatması söz konusuysa, yaşayacağım duygusal yıkımı ve hayal kırıklığını da göz ardı edip tüm imkanlarımla doğrunun peşinden gideceğim. Hakkımda yapılan yanlış haberler ve acımasız hedef göstermeler ortada… Bana bu sözleri söyleyenler, bu ithamları atanlar dün de vardı yarın da olacak. Ancak bu defa öfkem, şahsıma laf atanlara değil atılmasına sebep olanlar için harlanacak.
Ben de o dönem hem Ahbap’a hem de Afad’a bağış yaptım. Devlet kurumumuz AFAD için de, yetkili kurumların izni ile faaliyet gösteren AHBAP için de çağrı yaptım. Alın terimizin tek kuruşuna halel gelmişse miktara bakılmaz “hak” denir mücadele edilir. Edeceğiz. Kimsenin şüphesi olmasın.
Son olarak. Bana açıkça söven bir ekip var. Eleştiri yapan değil, direkt söven. Baya baya Ahbap’ı destekledikleri tivitlerini silmeyi unutmuşlar. Silin bence. Sonra söversiniz. Zira hiçbir hakaret yaşadığım aldatılma hissinin üzerine çıkamaz."
Gözaltı haberinin ardından Oğuzhan Uğur'un, "Kendi adıma çıkarmam gereken dersleri çıkardım. Bundan sonra böyle süreçlerde devletin resmi kurumları dışında hareket etmemenin önemini görmüş olduk" ifadeleri yeniden gündeme geldi.