GÜNDEM

Antalya'nın kilitlendiği davada kritik celse başladı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanıp görevden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve beraberindeki 41 sanığın yargılandığı davanın üçüncü celsesi bugün başladı. Kritik tanıkların dinleneceği ve tahliye taleplerinin görüşüleceği duruşmaya, siyaset dünyasından önemli isimler de katılım sağlıyor

ANTALYA Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik açılan dev davanın görülmesine Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi salonunda) yeniden başlandı. Mayıs ayında açıklanan ara kararda rüşvet iddialarına yönelik yeni suç duyurularının yapılması ve duruşmanın 7 Temmuz’a ertelenmesinin ardından, bugün davanın en kritik virajlarından biri dönülüyor.

SİYASİ İSİMLERDEN DURUŞMAYA YOĞUN İLGİ

Antalya siyasetinin ve belediye yönetiminin geleceğini yakından ilgilendiren duruşma için sabahın erken saatlerinden itibaren adliye binasında yoğun güvenlik önlemleri alındı. Kamuoyunun yakından takip ettiği davayı izlemek ve tutuklu sanıklara destek vermek amacıyla siyaset dünyası da salondaki yerini aldı.

Duruşmayı takip etmek üzere adliyeye gelenler arasında CHP Antalya Eski İl Başkanı Nail Kamacı ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Bayram Ali Çeltik de yer aldı.

BUGÜNÜN GÜNDEMİ: YENİ TANIKLAR VE TAHLİYE TALEPLERİ

Bugünkü oturumda mahkeme heyetinin, davanın gidişatını doğrudan etkileyecek olan Ramazan Karabulut, Ramazan Sert ve Mehmet Çetinkaya gibi kritik isimleri tanık kürsüsünde dinlemesi bekleniyor. Tanık beyanlarının tamamlanmasının ardından, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in avukatları, müvekkillerinin sağlık sorunlarını ve delillerin toplanmış olmasını gerekçe göstererek yeniden tahliye talebinde bulunacak.

TANIK G.E.: ŞOFÖRLERE PARA İŞLEMİ YAPTIK

Duruşmada tanık olarak dinlenen ve uzun yıllar döviz sektöründe çalışan G.E., sanıklarla olan para trafiğine dair ticari süreçleri anlattı. Şirket kuruluşu ve yapılan ödemelere değinen G.E., ifadesinde şu ifadelere yer verdi: "Ben 25 yıldır Finike Döviz'de kasiyer olarak çalıştım. Döviz alım satım işlerini biz veznedarlar yaparız. İdari işleri ise yöneticilerimiz yapardı. Ben emekli olduktan sonra Likya Kuyumculuk, önceki yöneticilerimin ricasıyla benim adıma açıldı. Uzun süredir kendileriyle çalıştığım için güven açısından benim üzerime açıldı. Neden benim üzerime açıldığına ilişkin bir açıklama yapmadılar. Ben de kıramadığım için Likya Kuyumculuk şirketi benim adıma açıldı. Oranın idari işlerini ben takip ediyordum. Bir müdür ve stajyer çalışıyordu yanımda. Ben o dönemde yine Finike Döviz işlerimi yapmaya devam ediyordum. Bu kuyumcuyu açmamızın nedeni ise döviz bürosundaki müşterilerimizin altın ihtiyaçlarını karşılamaktı. Gökhan Böcek'in şoförlerini tanımıyorum. Finike Döviz döneminde bu şahıslara birkaç kere para işlemi yaptık. Fakat bu işlemlerin neden yapıldığını bilmiyorum. Bizlere sadece idare tarafından verilen emir sonrası yapmışızdır. Gökhan Böcek'in şoförlerine bu paraların neden verildiğini bilmiyorum. Gökhan Böcek'i medyadan tanıyorum."

TANIK S.D.: ESKİ EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISININ ANKARA'DAKİ MÜLK SATIŞINA ARACI OLDUM

Davanın sanıkları arasında yer alan eski Antalya İl Emniyet Müdür Yardımcısı İlker Arslan ile olan akrabalık ilişkisi ve mülk satış süreci hakkında bilgi veren tanık S.D. ise mahkemede şunları kaydetti: "Antalya eski İl Emniyet Müdür Yardımcısı İlker Arslan halamın oğlu oluyor. İlker Bey beklenmedik bir şekilde Antalya'ya tayini çıkınca ekonomik olarak iyi olmadığını söyleyerek Ankara'daki yerinin satışı için benden yardım istedi. Ben de bu sektörde olduğum için diğer sektörde çalışan arkadaşlarımdan yardım istedim. İlker abi ile bir süre sonra tekrar görüştüğümüzde yeri taksitli bir şekilde bir tanıdığına sattığını belirtti. Ekspertiz raporuna göre hatırladığım kadarıyla 5 milyon TL bir fiyat çıkardı."