YEREL GÜNDEM

Antalya’nın simgeleri risk altında

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mustafa Karancı, Antalya falezleri ve Karaalioğlu Parkı’ndaki koruma statüsü değişikliklerinin yapılaşma baskısını artırdığını belirterek, kentin doğal ve kültürel mirasının ciddi tehdit altında olduğunu söyledi

TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mustafa Karancı, Antalya falezleri ve Karaalioğlu Parkı’nın koruma statülerinin düşürülmesine tepki göstererek, bölgede artan yapılaşma baskısının kentin doğal ve kültürel mirasını tehdit ettiğini söyledi. Karancı, falezler üzerindeki yapılaşmaların yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ciddi güvenlik riskleri de oluşturduğunu belirtti.

‘FALEZLER SIRADAN BİR KIYI HATTI DEĞİL’
Antalya’nın dünya çapında eşsiz bir doğal mirasa sahip olduğunu vurgulayan Karancı, falezlerin milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin ürünü olduğunu söyledi. Karancı, “Antalya kenti, traverten platoları ve bu platoların denizle buluştuğu eşsiz falez yapısı üzerine kurulmuş çok özel bir kenttir. Bu alanlar sadece Antalya’nın değil, insanlığın ortak doğal mirasıdır. Kıyılar tarih boyunca insanlar tarafından kullanılmıştır ancak burada esas olan kamu yararıdır. Anayasa da kıyıların herkesin ortak kullanımında olduğunu açıkça belirtmektedir. Yaklaşık 17 kilometre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olan falezler taşıdığı flora ve fauna değerleri nedeniyle yıllardır koruma altında bulundu. Son dönemde yapılan statü değişiklikleri büyük risk taşıyor” dedi.

‘STATÜ DÜŞÜRÜLEREK YAPILAŞMANIN ÖNÜ AÇILDI’
Muratpaşa-Konyaaltı hattındaki falezlerin koruma derecesinin düşürülmesine tepki gösteren Karancı, “06 Eylül 2024 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile falezlerin ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ statüsünden çıkarılarak ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ seviyesine düşürülmesi son derece tehlikeli bir adımdır. Bu karar; iskele, asansör, balıkçı barınağı ve benzeri yapılaşmaların önünü açmaktadır. Antalya’nın simgesi olan bu doğal yapılar rant baskısı altında bırakılmaktadır” ifadelerini kullandı.

Meslek odalarının açtığı davalarda hazırlanan bilirkişi raporlarının da durumu net biçimde ortaya koyduğunu belirten Karancı, “Bilimsel raporlar falezlerin jeomorfolojik olarak çok hassas bir yapı olduğunu açıkça söylüyor. Burası bir ‘ufalanma zonu’. Yapılan her müdahale doğal yapıyı bozduğu gibi ciddi güvenlik riskleri de oluşturuyor. Ayrıca bölge, nesli kritik derecede tehlike altındaki Akdeniz foku ve Mısır meyve yarasası için hayati bir yaşam alanı” dedi.

‘KARAALİOĞLU PARKI KENT BELLEĞİDİR’
Sadece falezlerin değil Antalya’nın simgesel alanlarından Karaalioğlu Parkı’nın da koruma baskısı altında olduğunu söyleyen Karancı, “Karaalioğlu Parkı sıradan bir yeşil alan değildir. Burası Antalya’nın hafızasıdır. Kentin siluetini, doğal yapısını, kıyı ekosistemini ve kamusal yaşam kültürünü bir arada taşıyan çok katmanlı bir mirastır. Park geçmişte mimari proje yarışmalarına konu olacak kadar önemli bir kamusal alandı bugün ise alanın ticari baskı altında” diye konuştu.

‘KAÇAK YAPILAR PARKI OTOPARKA ÇEVİRDİ’
Park içerisindeki yapılaşma ve işgallerin arttığını ifade eden Karancı, “Bugün Karaalioğlu Parkı’nın içerisinde kaçak yapılar, izinsiz eklentiler ve ticari işgaller hızla çoğalıyor. Kentin kalbindeki bu yeşil alan adeta bir otopark ve ticari kullanım alanına dönüştürülüyor. Park içerisindeki betonlaşmanın artırılması kabul edilemez” dedi.

Falezler üzerindeki asansör projelerine de tepki gösteren Karancı, “Yükselen asansör yapıları falezlerin morfolojik yapısını doğrudan tahrip ediyor. Bu müdahaleler Antalya’nın doğal kimliğini geri dönülmez biçimde bozuyor” ifadelerini kullandı.

‘ECRİMİSİL CEZALARI CAYDIRICI OLMUYOR’
Kıyı işgallerine karşı uygulanan cezaların yetersiz kaldığını söyleyen Karancı, “Kesilen ecrimisil cezaları ne yazık ki bazı işletmeler tarafından hukuksuzluğu meşrulaştıran bir kira bedeli gibi görülüyor. Gecekondu görüntüsü oluşturan kaçak yapılar ve park bütünlüğünü bozan ticari eklentiler derhal kaldırılmalıdır” dedi.

‘MÜCADELEMİZ SÜRECEK’
TMMOB Antalya İl Koordinasyon Kurulu olarak hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Karancı, “Falezlerdeki kesin yapı yasağının delinmesine, doğal yapının tahrip edilmesine ve Karaalioğlu Parkı gibi alanların koruma statülerinin esnetilmesine sessiz kalmayacağız. Bilimsel temelden uzak tüm statü değişikliklerinin geri çekilmesini ve doğal dokuya aykırı yapılaşmaların acilen kaldırılmasını talep ediyoruz. Antalya’nın doğal ve kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.