Antalyaspor’un geleceği molozlara mı bağlı?

Başkan Ali Şafak Öztürk'ün basın toplantısını tesislerde takip edenler arasındaydım.

Doğruyu söylemek gerekirse salonda bulunan herkes, Başkan Öztürk'ün ne hakkında konuşacağını merak edip birbirlerine danışırken, olağan bir toplantı olduğunu düşünüp soru hazırlayanlar bile vardı.

Öztürk, toplantıya başladığında konu az çok belli oldu. Salı günü gerçekleştirilen Büyükşehir Meclisi'nde hafriyat ücretinin düşürülmesi gündem maddesiydi. Kullandığı dil son derece sertti. Siyasilerin verdiği sözleri yerine getirmediklerini söylerken Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'e dolaylı yoldan sitem etti. Toplantının en can alıcı kısmı ise teşekkür bölümüydü. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ve Vali Münir Karaloğlu'nun adı anılmış ama Türel'e teşekkür edilmemişti.

Gazeteciler birbirine bakıp ne olduğunu anlamaya çalışırken bir anda Başkan Öztürk'ün ağzından 'Seçim gündemli olağanüstü genel kurul'cümlesi çıkıverdi. Kimse ne olduğunu anlayamadan da gözyaşları içinde salondan ayrıldı Öztürk.

Açıklamaları arasında önemli bölümler vardı. Göreve geldiklerinde 32 milyon 500 bin Euro olan borç miktarının 42 milyon Euro'ya yükseldiğini söyledi. Bu süre zarfında takım değerinin yüzde 100 arttığını da söylemişti ancak bu toplum, yöneticileri takım değeriyle değil borcun artıp artmamasıyla ve ekonomisiyle değerlendirir. Burada ilk fireyi verdi.

'Yatırımlarımızı hafriyattan gelecek paraya güvenerek yaptık. Nasri, Menez ve Maicon gibi isimler bu projeye güvenilerek getirildi' dedi. Bana göre ikinci talihsiz açıklama bu oldu.

Ne yani koca Antalyaspor'un geleceği betona, çimentoya mı bağlıydı?

Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in Antalyaspor için yaptıklarını göz ardı etmek pek mümkün değil. Yapılan tesis, projelerde kulübe sağlanan destek Türkiye'de pek rastlanmayan cinsten ve önemli işler. Öztürk'ün bunları da göz ardı etmesi toplantının bir başka detayıydı.

***

Görev süresi boyunca önemli katkıları oldu Başkan Öztürk'ün kulübe. En önemli destekleri ise kuşkusuz sponsorluk anlaşmalarıydı. Stadyuma, formaya verdiği reklamlarla kırmızı beyazlı takıma büyük katkı sağladı. Şimdi herkesin kafasında bu sponsorluk anlaşmalarının ne olacağı konusu var.

Devam edecektir. Pire için yorgan yakmaya gerek yok. Mevzu bahis Antalyaspor ise, çıkarları ve gururu bir kenara bırakmak gerekiyor. Başkan Öztürk'ün de bu doğrultuda hareket edeceğini düşünüyorum.

Belirli dönemlerde attığı yanlış adımlar, olayların buraya kadar gelmesine neden oldu.

Ama unutulmaması gereken bir konu var ki Başkan Öztürk, istifa etmedi! Seçim gündemli genel kurul kararı aldıklarını söyledi. Bu demek oluyor ki; daha güçlü bir yönetimle, güven tazelemek için yeniden seçim yarışında görebiliriz kendisini.

Kazanabilir mi?

Artık sanmıyorum…