Antalya’ya verilen bilimsel emek

Demre’deki Myra antik kentinin liman mahallesi olan Andriake, yıllar önce çalılıklar içinde yitik bir ülkeydi. Bugün ortaya çıkan kenti ise Nevzat Çevik ve ekibine borçluyuz. Onların alın teri, emeği, çabası sayesinde Andriake hakkında artık çok şey biliyoruz. Hadrian döneminde inşa edilen granarium binası, yani tahıl ambarının Likya Uygarlıkları Müzesi’ne dönüşmesi de bu ekibin gayretiyle oldu. 2009 yılından beri kazılan Andriake’nin en önemli özelliği, anakenti Myra’dan ayrı bir liman yerleşimi olmasıdır. Liman kentleri, genellikle deniz ticaret hacmiyle yükselen, zenginleşen, güçlenen kentlerdir. Geç Klasik Dönem’den Erken Bizans’a kadar kesintisiz yerleşim gören Andriake’nin Orta Çağ’da terk edildiği düşünülüyor. Nevzat Çevik, Andriake’nin üzerinde kurulduğu Büyükkum bölgesinin yaklaşık 10 bin yıl önce bir ada olduğunu aktarıyor. Yaklaşık 5 bin yıl önce karaya bağlanan ve derin bir koya dönüşen bölgede Andriake Limanı kuruldu. Sonradan da nehrin taşıdığı alüvyonlarla bir iç göle dönüşüp kapandı. Geçmişte liman olarak kullanılan lagün, günümüzde Demre Kuş Cenneti olarak hem koruma altında, hem de kuş gözlemcilerine hizmet veriyor.

 

Arkeoloji dünyasında büyük keşif

Eski çağlarda Akdeniz limanlar zincirinin önemli bir halkası olan Andriake, sadece liman yapılarından, depolardan, ticari alanlardan oluşan bir yerleşim olması itibarıyla arkeoloji dünyası için son derece önemlidir. Bizans döneminde ise sayısı artan konutlarla ve altı kilise, bir sinagogla sivil bir yerleşime dönüştü. Myra’yla birlikte yükselen liman, Myra’yla birlikte çöktü. Bugün bataklık bir alan olan liman yatağının kuzey kıyısı boyunca nekropol alanları yayılmıştır. Kent yapıları ağırlıklı olarak, Kuzey Yerleşim ve Güney Yerleşim denilen iki alanda toplanır. Erken dönem merkezi olan Güneybatı Yerleşim alanı da güney tarafta, liman girişindeki tepe üzerindedir. En yoğun yapılaşmış alan, liman yatağının güney kıyısıdır. Özellikle Roma İmparatorluk Dönemi’nde artan kamu yapıları genelde bu bölümdedir. Güney Yerleşimi, sosyal bölüm (doğu), ticari bölüm (merkez) ve tersaneler bölümü (batı) diye 3 alt bölümü ayrılmıştır. Güney tarafındaki sırtta, küçük bir zirvenin üzerinde bir kule kalıntısı ile aşağısında küçük bir nekropol ile işlikler bulunur. Güneybatı Yerleşim alanı, Andriake limanının girişinde kuzeyindeki liman ağzına bakan yamaçtadır. Kuzey Yerleşim alanı ise, liman yatağının batı tarafında alçak bir kayalık çıkıntı üzerindedir. Bu alanda da hamam, çarşı, kilise gibi yapılar bulunuyor. Yerleşim, batı, kuzey ve doğu yönlerden Bizans dönemi surlarıyla çevrilidir.

Antalyalıların pek bilmediği sarnıç

Andriake klasik dönemden izler taşımasına rağmen, özellikle Myra’nın liman yerleşimi olarak öne çıkması Helenistik dönemde başladı. Erken Roma döneminde Roma devletinin kamu varlığının izleri bulunmaya başlar. Güney Yerleşim’deki onurlandırma anıtları, Nero dönemine tarihlendirilen gümrük yazıtı bu dönemdendir. MS 1. yüzyılda yapıldıkları düşünülen büyük ve küçük hamamlar, oldukça iyi korunmuş durumdadır. Yerleşimin ticari hacminin büyüklüğünü gösteren hamamlarda Augustus, Gaius Sezar, Julia Augusta, Livia Augusta, Germanicus, Agrippina, Drusus ve Tiberius’un bronz heykellerinin durduğu tahmin ediliyor. Hadrian döneminde Andriake gerçek anlamda bir imparatorluk limanı haline geldi. Limanın en merkezi bölgesinde, Horrea Hadriani (imparatorluk silosu) ve hemen yanında büyük bir agora yapıldı. Liman yapılarının en görkemlilerinden biri de ‘plakoma’, yani liman agorasıdır. Limana bakan anıtsal kapıyla girilen bu uluslararası alışveriş merkezi, iki katlı mekânlarla çevrelenmişti. Agoranın ortasında bir yeraltı sarnıcı bulunuyor.

Dünden bugüne Noel Baba bereketi

Geç Roma-Erken Bizans dönemi, yerleşimin en baskın arkeolojik katmanıdır. Bizans döneminde ‘emporion’ (ticaret merkezi) diye anılmaya başlanan Andriake’de dükkan ve çarşı yapıları tüm yerleşime yayıldı. Agora, 5. yüzyılın ilk yarısında tamamen bir mureks (mor boya) işlikleri alanına dönüştü. Burada, o çağlarda çok değerli olan kırmızı-mor boya üretiliyordu. I. Anastasius ve I. Justinian dönemlerinde ülke çapında yaşanan yeniden canlanış, Andriake’de de hissedildi. Myra Piskoposu Aziz Nikolaos’ın mezar kilisesi dünya çapında ün kazandı. Bu dönemde hac trafiğine hizmet eden bir liman haline gelen Andriake’de 7. yüzyıl sonrasına ait arkeolojik buluntu çok azdır.