USLU
“Ben siyasal bilgiler fakültesini kazanıp, giderken Finike terminalinden babam beni otobüse bindirdi. Bana “Oğlum Siyaset Yapma” dedi. O yıllarda siyaset YALAN atmaktı, siyaset kardeşin kardeşle KAVGA etmesiydi. Büyüklerin kafasında kalan siyaset İDAM’ dı. Adnan Menderes’ten dolayı…“7. Sıradan milletvekili seçilen Atay Uslu ile portakal bahçelerinde söyleştik. Uslu, Kaymakamlık, Vali Yardımcılığı, Deprem Koordinasyon Merkezi yöneticiliği ve Göç İdaresi Daire Başkanlığı görevi derken, memleketi Antalya’nın Finike İlçesi’nden 1 Kasım seçimlerinde 7. sıradan sürpriz bir şekilde milletvekili oldu.
Seçim meydanlarında, seçim simgesi olarak portakalı kullandı. Ve 1 Kasım seçimlerinde portakal üreticisinin tam desteğini aldı. Sosyal ağı kullandı. Seçim meydanlarına gelemeyen gençlere ulaştı ve kendini anlattı. Gençlerden de tam destek alan Atay Uslu, AKP’den 7. sıradan sürpriz bir şekilde TBMM’ye seçildi. AKP Antalya Milletvekili Atay Uslu, Finike’deki portakal bahçesinde eşi ve 3 çocuğu ile beraber vekil olarak ilk röportajını gazetemiz Ekspresle yaptı. 7 Haziran seçimlerin de AKP’den 7. sıra milletvekili adayı oldunuz ve kazanamadınız. 1 Kasım seçimlerinde “Bir Daha” dediniz. Yeniden 7. sıradan aday oldunuz ve kazandınız. Sizin için sürpriz oldu mu ? Mutlaka sürpriz oldu. Türk milletinin farklı bir basireti var. Farklı bir öngörüsü var. Antalya seçmeninin farklı bir öngörüsü var. Bize teveccüh ettiler ve TBMM’ye gönderdiler. Teşekkürler Antalya…
Antalya’da CHP faktörü varken, AKP’den 7. sıradan seçilmek işin aslı pek mümkün görünmüyordu? Seçim sürecinde nasıl bir yol izlediniz?
Hem sosyal medyada, hem genel medyada, hem de saha da yoğun bir mesai harcadık. Antalya’nın Gazipaşa’dan, Kaş’a kadar her karışını gezdim. Gördüğüm herkesin elini sıktım. Sosyal medyanın önemli bir medya olduğunu düşünüyorum. Sosyal medyada da gençlerimizle buluştuk. Mesajlarımızı verdik . Onları da dinledik. Yoğun bir çalışma dönemi geçirdik. Ve başardık.
5 ayda ne değişti de, AKP seçmeninden bu kadar oy alabildi?
Türk milletinin basireti var. Türk milleti ne zaman sıkıntıya girdiyse bu basireti gösterdi. Son 5 ayda da gördü ve ben istikrar istiyorum dedi. Türkiye’nin büyümesini istiyorum, büyük Türkiye ve yeni Türkiye istiyorum dedi ve kararını verdi. 7 Haziran seçimleri ve 1 Kasım seçimleri… Bu seçim süreçlerinde AKP üzerinde oyunlar oynandı mı sizce ?
Bence Türkiye üzerinde oyunlar oynandı. Ben şunu görüyorum. Türkiye’nin 3 büyük projesi var. Birinci Projesi; Yeni Anayasa Projesi; Anayasa geçmişte bu milletin önünde büyük bir engel olmuştur. Yürüyüşüne, büyümesine pranga vurmuştur. O yasada belli bir istikrarın, belli bir sayının yakalanması ile mümkündür. Bunu engellemek için çaba sarf edildi.
İkincisi de AKP olarak bizim çok büyük projelerimiz var. Boğaz Projesi, 3.cü Havalimanı Projesi, Kanal İstanbul Projesi, Nükleer Santral Projesi dünyanın rotasını, yönünü değiştiren projeler. Bu projelerin Türkiye’de olmasını istemiyorlar.
Üçüncü Proje; Türkiye artık dünyada bir oyun kurucu konumunda. Bunu da istemiyorlar. Bu üçü istenmediği için Türkiye üzerinde çeşitli oyunlar oynanıyor. Bazen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üzerinden de oyunlar oynanıyor. Bazen terörün üzerinden oyunlar oynanıyor, bazen ekonominin üzerinden de oyunlar… Türk milleti bu oyunların hepsini bozdu. Herkese bir ders verdi. Türk milleti dedi ki bu ülkeyi ben yöneteceğim, ben istikrar istiyorum, ben büyüme istiyorum. Ben büyük Türkiye istiyorum” dedi. Sonuçlar bu…
Milletvekili olma kararı nasıl ortaya çıktı?
7 Haziran seçimlerinde ilk kez aday oldum. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunuyum. Siyaset biliminin okulunda okudum. Siyaseti de baştan beri farklı bir alan olarak görüyorum. Siyaseti millete asli hizmet alanı olarak görüyorum. O yüzden politika yapmak ülke için politikalar üretmek benim amacım, hizmetim olmuştur. Ben siyasal bilgiler fakültesini kazanıp, giderken Finike terminalinden babam beni otobüse bindirdi. Bana “Oğlum Siyaset Yapma” dedi. O yıllarda siyaset YALAN atmaktı, siyaset kardeşin kardeşle KAVGA etmesiydi. Büyüklerin kafasında kalan siyaset İDAM’ dı. Adnan Menderes’ten dolayı…
Siyasetle ilgili kafanızda bu kadar olumsuzluklar varken, neden vekil oldunuz?
Bugün siyaset anlam değiştirdi. Şekil değiştirdi. Bugün siyaset dünyansın en büyük hava limanını yapmak, bugün siyaset denizin 100 km. altından Kıbrıs’a su götürmek oldu. Bugün siyaset 200 milyon Suriyeliye kapıları açmak, gönülleri açmak oldu. Siyaset böyle bir anlam değiştirdikten sonra bende bir gün babama “ Siyaset yapmak istiyorum” dedim. Babamın hem desteğini, hem de hayır duasını aldım.
Görevinizin gereği mültecilerle ilgileniyorsunuz. Mecliste bu çalışmalara devam edecek misiniz?
Tabi ki olacak. Şuanda 20. Yüzyılın 2. ci yarısı aslında bir göç çağı. İç göçler ve dış göçler açısından önemli bir çağdayız. Bugün dünyada 200 binden fazla kişi yerinden yurdundan başka yerlere göçmüştür. Türkiye de 2 milyonun üzerine Türkiyeli var. 500 bin üzerinde de düzenli göçmen var. Son 3 yıldır Türkiye farlı bir nokta da… Dünyanın en çok insani yardım yapan ülkelerinden birisi Türkiye.. Bende o süreçler içinde bulundum, yoğun emek harcadım. Antalya göç açısından çok önemli bir il. Suriyeliler Antalya’da çok fazla bulunmuyor. Antalya da düzenli göçmenler var. Almanlar, Ruslar, İngilizler. Güneşe doğru bir göç var.
Finike için portakal çok önemli. Seçim çalışmaları döneminde portakal üreticilerine vaatlerde bulundunuz mu?
- Seçim kampanyası boyunca ben portakalı kullandım. Portakal seçim simgemdi. Portakal tarımın, doğanın ve yeşilin bir simgesiydi. Önemliydi. Göç nasıl önemliyse, 20. Yüzyılda tarımda o kadar önemlidir. Antalya turizmin ve tarımın başkentti. Portakal bu coğrafyada çok önemli. Ben portakalın markalaşması, tüketiciye doğru markanın götürülmesi konusunda vaatler verdim. Üreticimizin daha çok kazanması için neler yapabileceğimiz noktasında çalışmalarımız olacak. Gübrede KDV’nin kaldırılması konusunda vaatler verdim. Seçim meydanlarında portakal üreticisine verdiğim her vaadin arkasındayım.