Ayşe tatile çıksın!

Kıbrıs Barış Harekatı’nın şifresidir.

Lafta değil, özde ansızın gerçekleşen bir harekâttır.

‘Ayşe tatile çıksın’

Kıbrıs Barış Harekâtı, 20 Temmuz 1974 tarihinde dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in emriyle Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen tarihî bir askerî operasyondur. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Bülent Ecevit liderliğindeki CHP-MSP koalisyon hükûmeti, adadaki Türk soydaşların can güvenliğini korumak ve Yunan cuntasının Kıbrıs'ı ilhak etme (Enosis) girişimini engellemek amacıyla garantörlük hakkını kullanarak bu kararı almıştır. Harekât, Türk siyasi tarihinde Bülent Ecevit ile özdeşleşmiş ve kendisine ‘Kıbrıs Fatihi’ ile ‘Karaoğlan’ unvanlarını kazandırmıştır.

Bülent Ecevit, askerî müdahaleyi bir işgal veya savaş değil, adaya istikrar getirecek bir ‘Barış Harekâtı’ olarak dünyaya ilan etmiştir.

20 Temmuz sabahı radyodan halka yaptığı şu konuşma hafızalara kazınmıştır.

‘Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs'a indirme ve çıkarma harekâtına başlamış bulunuyor. Allah milletimize, bütün Kıbrıslılara ve insanlığa hayırlı etsin. Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz’

Dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Cenevre'den Başbakan Ecevit'e uzlaşmanın imkânsız olduğunu bildirmek için önceden kararlaştırılan ‘Ayşe tatile çıksın’ şifreli mesajını göndermiş ve harekât başlamıştı.

Bülent Ecevit, dönemin ABD Başkanı ve Batılı güçlerin harekâtı durdurmaya yönelik baskılarına ve mektuplarına karşı da kararlı bir devlet duruşu sergilemiş, harekât sonrasında Türkiye'ye uygulanan ağır Amerikan silah ambargolarına misilleme olarak Türkiye'deki tüm ABD askerî üslerine el koyarak faaliyetlerini askıya almıştı.

Yani öyle bir liderdi.

Bu operasyon, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamları sonlandırarak adada kalıcı bir barış ve güvenlik ortamı sağlamış, 1983 yılında kurulacak olan bağımsız KKTC'nin de temelini atmıştır.

Nasıl bir liderdi Bülent Ecevit?

Nezaketi, mütevazı yaşam tarzı ve entelektüel birikimiyle tanınan, Türk siyasi tarihinde derin izler bırakmış dürüst ve kararlı bir devlet adamıydı. Siyasi duruşunun yanı sıra şair, yazar ve gazeteci kimliğiyle de öne çıkan Bülent Ecevit hem halkla kurduğu samimi bağ hem de uluslararası krizlerde sergilediği cesur tavırla hafızalara kazınmıştır.

Yani öyle bir liderdi Ecevit.

Halkın içinden biri olarak görülmesi ve kasketiyle mavi gömleğinden oluşan sade giyim tarzı nedeniyle Türk halkı tarafından ‘Karaoğlan’ lakabıyla anılmıştır

Siyasi hayatı boyunca ve başbakanlık dönemlerinde dahi lüks ve şatafattan uzak durmuş, dönemin tanıklıklarında da sıkça vurgulandığı üzere devlet malını koruma konusunda aşırı hassas bir ömür sürmüştür. Ecevit, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda derin bir edebiyat tutkunuydu. Şiir kitapları yazmış, dünyaca ünlü yazarların eserlerini Türkçeye çevirmiştir. Siyasi rakiplerine karşı bile her zaman koruduğu kibar ve saygılı üslubu, onu Türk siyasetinde ‘nezaketin simgesi’ haline getirmiştir.

Dün rahmetli Ecevit’in ve ona destek veren rahmetli hükümet ortağı MSP lideri Necmettin Erbakan’ın da hakkını yemeyelim KKTC’ye özgürlüğünü veren harekatın 52’nci yıl dönümüydü.

Hatırlatayım, unutmayalım!