Okumakta geç kaldığım bir kitabı var aylardır elimde sürünüyordu, o gece de yarım bırakıp kendisini dinlemeye gittim…
Ertuğrul Özkök’ten herkes sanki daha başka bir konuşma bekliyor gibiydi.
Yani başbakanlıktan girecek, tüm bakanlıkları gezecek Cumhurbaşkanının sarayından çıkıp gidecek!...
Bazı ateşli dinleyicilerin(!) tahriklerine rağmen Antalya’da bir gazetecinin ülkenin tarihi akışını değiştirecek ‘Hayır!...Bu ülke de artık barış hayaldir’ diyecekti herkes mutlu olacaktı.
Daha çok kavga, daha çok kan!...
Öyle demek yerine ‘Barışılabilir’ dedi, çıktı…
….
Bu ülke için hepimiz kaygılanıyoruz.
Dr. Figen Sayın ne kadar huzursuz sa bende o kadar endişeliyim.
Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin temel değerlerinden laiklik ilkesi ile hiçbir kimsenin sorunu olmadığını düşünen ve cumhuriyetimizin temel değerlerine vakit kaybetmeden sahip çıkmalıyız diyen ANSİAD Başkanı Abdullah Erdoğan Meclis Başkanının talihsiz ifadelerinden ne kadar rahatsızlık duyuyorsa ben de birlik ve beraberliğimizi güçlendirmemeye odaklanmalıyız diyenlerdenim.
Ertuğrul Özkök de böyle düşünmeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da, Başbakan Davutoğlu’da….
…..
Aynı satırın içerisinde hepimizi yazabilmeliler…!
……
Özkök zeki adam. Bazılarının belinde savaş baltaları ile gelmiş olduğunu anladı ki , karamsarlığın dibinden başlamak yerine en gırgır hallerimizden girdi konuya. ANSİAD’a yeni üyelikleri kabul edilen iş adamlarının çocuk sayıları ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘çocuk önerilerini’ örtüştürdü.
O kendi deyimi, en iflah olmaz iyimser tavrıyla; Türkiye'nin artık intikam duygularını ortadan kaldıracak çizgiyi çekmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sevmediği üç adamdan biri olduğunu söylese de sözlerini özenle seçerek barışa uzattı elini.
Özkök ile iktidarın barışması bizi çok ilgilendirmez.
Bizi ilgilendiren bu ülke’de yaşayan Cumhurbaşkanından , gazetecisine, iş adamına, doktoruna, avukatına kadar herkesin aynı barış dilini kullanması ilgilendirir.
Herkes gibi Ertuğrul Özkök de bu süreçte yaşanan o üç beş yıla takıntılı.
Geçmişe çizgi çekmenin el titremesi de bundan!...
….
İnsanların Özkök’e hasta oldukları tarafları iyi yazılarından daha fazla;
Seyahatleri, müzikleri, şarapları…
Kıl oldukları tarafları da azımsanmayacak kadar.
Bir iş adamı kalktı önceki günkü yazınızı anlamakta güçlük çektim dedi çıktı.
Sicilya’nın Katanya’sında üç beş gün yaşamdan tırtıklamış bir Ertuğrul Özköklü akşamdan notlarıma düşen,
Bir ; Barışabiliriz oldu
İki; Kutsaliyeti belirleyen insanlıktır!...sözleri