Başımı Alıp Gidesim Var

Didem Madak 'ahlar ağacı' şiirinde' dallarımdan binlerce ah düştü' der. Bende ah'larımı topluyorum şimdi. Ah başımı alıp gitseydim. Kaldığım için yaşadığım her sıkıntıda gitmemelerime 'ah' ediyorum.

Bir yalnızlığım var sahip olduğum, birde gitme arzum. Uzaklara, hiç kimsesizliğe, yabancılığa gidesim var. Özgürlük arayışım var.

Hayat bize oynadığı oyunda kurallarını kendisi koyuyor. Hayatla mücadelemiz kurallara uyduğumuz zaman kaybedilmiş oluyor. Alışkanlıklar ve rutin yapılan her şey özgürlüğümüzden verdiğimiz tavizler. Özgür olmak güvensiz, kurallar güvenli. Başımı alıp özgürlüğe gidesim var.

Resim yaparken çalıştığım konu üzerinde ustalaşınca tekrarından vazgeçemediğimi görüyorum. Birde şu rengini, birde şu duyguyu dedikçe devam ediyor. Kendi ustalığımla kendi özgürlüğümü kısıtlıyorum. Kendi kendime kurumsallaşmak gibi bir handikap içerisinde tekrarlar ürettikçe yakalayacağım farklılıkları kaçırıyorum. Başımı alıp gidesim, farklı resimler yapasım var, verdiğim emeklere üzülüyorum.

Sanatçıları; kendi ustalığı ve kendini tekrarının güveni; vazgeçilmez biçimde esere ve kurumsallaşmaya esir eder. Oysa başka sevgililer edinmeli, başka denizlerde yüzmeli. Sanatçının merak ve araştırma dürtüsünü ancak böyle bir güven engelleyebilir. Bildiğim denizde yüzmek bana güven verecek ama başka denizleri görmemi engelleyecek maalesef. Üstelik alıştıkça gitmek zorlaşacak. Paolo Cuelho'nun dediği gibi 'gemi limanda güvendedir fakat geminin amacı bu değildir'.

Sanat piyasası bu güveni arzu eder. Eserin değeri sanatçısı ile anıldığı zaman kıymet buluyor. Sermaye çeşit seviyor ancak kurumsal yatırımlar yapmak istiyor.

Burada sanatçı hizmet etmeye başlıyor. Özgürlüğün bedeli maddi olarak sanatçıya ödeniyor. Sanat değer görmüş oluyor. Değer gören eser hem alanı hem satanı hem de aracıyı memnun ediyor. Çok yönlü sanatçı bu yüzden arzu edilmiyor. Çünkü sanatçının eseriyle anılması bilinirliğini ve eserin değerini arttırıyor. Sanatçının değeri de eserinin bedeli ile ölçülüyor. Diğer yandan çok yönlü sanatçıların yenilik olarak çalıştığı konuyu pekiştirmesi dönemleri ile anılabiliyor. Özveri bazen risk almak oluyor.

Yapılması gereken tek şey rutinden vazgeçebilmek, özgür olabilmek. Hep limanda çok kalmışım gibi, hep başımı alıp gidesim var… Yeni aşklara…