Yörük ve Sanayici İş İnsanları Derneği ‘Yörük Hafızası: Yol Açan Sezgi’ başlığı ile nisan ayı toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Bekir Kumbul, Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi, YÖRKAM Müdürü Prof. Dr. Fatih Uslu, biyomühendis, belgeselci yazar Hüseyin Çağlar İnce konuk olarak katıldı.
ANTALYA EKONOMİSİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR
Toplantının açılışında konuşan Yörük ve Sanayici İş İnsanları Derneği Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, “Bugün burada, ‘Yörük Hafızası: Yol Açan Sezgi’ başlığı altında, sadece bir kültürü değil; aynı zamanda bir duruşu, bir aklı ve bir yaşam felsefesini konuşmak üzere bir araya geldik. Yörüklük; sadece bir yaşam tarzı değil, aynı zamanda bir karakter meselesidir. Yörük olmak; özgürlüğe değer vermek, doğayla uyum içinde yaşamak, zor şartlar karşısında dimdik durabilmek demektir. Yörük olmak; paylaşmayı, dayanışmayı, sözünün eri olmayı ve emeğe saygıyı bilmektir. Ve belki de en önemlisi; belirsizlikler içinde doğru yolu bulabilmek, yol yoksa yol açabilmektir. İşte bugün ‘yol açan sezgi’ dediğimiz şey tam da budur. Yörüklerin, tarihten gelen tecrübesiyle tüm bu zorlukları aşacak gücü ve iradesi fazlasıyla mevcuttur. Tam da bu noktada, içinde bulunduğumuz süreçlere bu bakış açısıyla yaklaşmak büyük önem taşımaktadır. Bugün dünyada yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler; sadece ülkeleri değil, şehirleri ve yerel ekonomileri de doğrudan etkilemektedir. Antalya ve Türkiye ekonomisi de bu süreçten doğrudan etkilenmektedir” dedi.
PROBLEMLERİN ALTINI ÇİZDİ
Başkan Alper Oral, “Antalya; sadece turizmin değil, tarımın, ticaretin ve hizmet sektörünün de güçlü olduğu stratejik bir şehirdir. Ancak tüm bu gücüne rağmen; artan maliyetler, yüksek kira bedelleri, barınma sorunu, trafik yoğunluğu ve altyapı ihtiyaçları, şehrimizin gündemindeki en önemli konular arasındadır. Aynı zamanda üretim alanlarının genişletilmesi, sanayi ve ticaret altyapısının güçlendirilmesi ve gençlerimiz için yeni istihdam alanları oluşturulması büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.
‘SONSUZA DEK BURADA KALACAĞIZ’
Başkan Oral, “Türkiye ekonomisi ise; enflasyon, finansmana erişim ve maliyet artışları gibi konularla mücadele ederken, üretimin ve ihracatın sürdürülebilirliği daha da kritik hale gelmiştir. Bu noktada, ortak akıl ve iş birliği her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır. Bizler de YÖRSİAD olarak; Antalya’mıza ve ülkemize katkı sunmaya, üretmeye ve katma değer sağlamaya kararlılıkla, sabırla devam edeceğiz. Savaşın hüküm sürdüğü Orta Doğu coğrafyasında Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesi ışığında ay yıldızlı bayrak altında sonsuza dek burada kalmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Belirttiği hususlar haricinde, önümüzdeki süreçte yapmayı planladıkları etkinliklerden bahseden Başkan Oral, “5 Mayıs’ta, TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Sayın Perihan İnci’yi ağırlayacak, kıymetli görüş ve tecrübelerinden istifade edeceğiz. Ailelerimizle birlikte ‘Yaza Merhaba’ etkinliğimizi gerçekleştireceğiz. Destek verdiğimiz ‘İplikten İlmiğe’ belgeselinin çekimleri tamamlandı ve yakında gösterimini yapacağız. Yaz tatili sonrasında sizlerle birlikte daha nice şehrimize değer katacak projeyi hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu hafta yapılacak BAİB seçimlerinde yönetim kurulu üyemiz Sayın Ebru Kocaacara başta olmak üzere tüm adaylara başarılar diliyorum. Kazananın Antalya olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
ANTALYASPOR’U UNUTMADI
Alper Oral sözlerini, “Elmalı’da meydana gelen sel felaketinden etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah beterinden korusun, yaraların en kısa sürede sarılmasını temenni ediyorum. Antalyasporumuzu da son maçında aldığı galibiyetten dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” ifadeleri ile sonlandırdı.
İLK YILLARINI ANLATTI
Başkan Alper Oral’ın konuşmasının ardından panel başladı. Panelde ilk olarak söz alan Bekir Kumbul sözlerine, “Kısrak başı gibi uzanan bu memlekete bizim dizelerimiz ile başladık” diyerek başladı. Kumbul, “Bulunduğumuz coğrafyanın kıymetini iyi bilelim. Burası dünyanın merkezidir, bunu tüm hakikati ile söylüyorum. 1951 gösteriyor doğum yılım ancak ben 1949 doğumluyum. Yani 77 yaşındayım. Karakollu aşiretinden Ali oğlu Bekir. Doğum yeri Aksu ilçesi, Serik ili Antalya yazıyordu kimliğimde. Ben yörüğüm, onda bu şekilde yazıyor. Toroslar ve Antalya sahilleri Yörük kültürü için çok uygundur. Bu mevsimler geldiği zaman her Yörük birbirine haber verir. Her Yörüğün develeri vardır. Bizim transfer araçlarımız develerdi. Belirli yerlerde buluşulur ve Nisan 15 gibi göçler başlar. Çocuklar heybeler konularak göç edilirdi” dedi.
DİSİPLİNLİ İŞLER
“Bir Yörüğün geçim kaynağı koyunun, keçinin eti, sütü, yünü, kılıdır” diyen Kumbul, “Giyimini, gıdasını, geçimini bunlardan sağlar. Ben bunları yaşayan biriyim. İlk peynir yapılır. Gündönümü geldiğinde bu yapılır. Ondan sonra yoğurt yapılır. Çünkü süt daha çok yağlanmıştır. Sonbaharda yavaş yavaş geriye dönüş başlar. Ağustos’un 15’i gibi koçlar önce kuzuların içindedir. Onların birleşme dönemidir. Velhasıl hepsi bir sistem, bir disiplin içindedir. Hiçbiri gelişigüzel yapılan işlemler değildir” dedi.
‘HESAP SORAMADIM’
Öğrencilik yıllarının zor geçtiğini vurgulayan Kumbul, “Çok zor öğrencilik zamanları geçirdim. Okul tatil olduğunda şehirli arkadaşlarım evlerine giderdi. Ben ise sırtımda çuval taşıyarak yaz tatilimi geçirirdim. Bir doktora bir konu için görüşmek istedim. Odasına girdiğimde beni azarladı ve dışarı çıkmamı istedi. Odadan çıkınca ‘Bu doktordan bunun hesabını soracağım, iyi bir doktor olacağım’ dedim. İyi bir doktor oldum, tabip odası başkanı oldum ancak o doktordan hesap sormadım” dedi.
SİYASİ HAYATINDAN BAHSETTİ
Kumbul, Deniz Baykal dönemindeki siyasi gelişmeleri de hatırlatarak sözlerini, “İnsanların hayatlarında kırılma noktaları vardır. Ben de bu uzun süreci çalışmamla bu şekilde size aktarabilirim. Yaşadıklarımız bize dayanıklılığı, mücadeleyi, zoru, doğaya saygıyı öğretti. Benim yaşamım insanlığın bir fragmanı gibidir. Belediye başkanlığı ve milletvekilliği yaptım. Rahmetli Deniz Baykal ikinci dönemde beni tercih etmedi ve o tarihten bu yana emekliyim ve tanıyanların iyi birer ağabeyiyim” ifadeleri ile sonlandırdı.
YÖRÜKLER BAŞARILI KILAN ZİHNİYETTİR
Prof. Dr. Fatih Uslu, “Toroslar’da doğmuş bir Yörük çocuğuyum. İlkokulu 4-5 farklı sınıfta okudum. Bekir Kumbul’dan bir jenerasyon aşağıdayım. Son konar göçer ailelerdenim. Ancak biz pes etmedik. Burada olmamızın asıl nedeni pes etmememizdir. Hatta Yörüklüğün asıl konusu bu: pes etmemek. Yörük akarsu gibidir. Önüne bir engel çıkınca taşı ötelemez, başka bir yol bulur, akar gider. Bizi asıl başarılı kılan, Yörükleri var eden, hayatta kalmasını sağlayan şeyler bunlardır” dedi.
ÇÖZÜM BULMAK YÖRÜĞÜN İŞİ
Fatih Uslu, “Biz peyniri bir ağaca, bir taşa değdirmeden köy meydanına götürüp satacaksınız. Onun yerine de oradan alışveriş yapıp aldanmadan, çürüğü çarığı yaylaya çıkarmadan ürünleri alıp gideceksiniz. Bunu yaparken 8-10 yaşındayız. Bizim hayatımız böyle başladı. Okullarımızda başarılı insanlardık, ilk sıralardaydık. Ancak bunlarla yetinmiyorduk. Yeni şeyler kazanalım, topluma ve kendimize bir şeyler katalım istedik. Kafamız hep ‘ne yapabiliriz, bugün ne kazanabiliriz, ne artı sağlayabiliriz’ diye düşünüyordu. Bunu Yörük kültürünün ve yaylaların kazandırdığını düşünüyorum. Marketçilik işi yapıyorduk ancak Antalyalı büyük marketler türedi. Şimdi çok daha fazla var. Eğitim hayatında online eğitimler verilmeye başlandı. Bu değişimler, gelişmeler oldu. Bunun önünde engel olan suyun nasıl akış yolunu bulması gibi bizim de bu zorluklardan çözüm bularak sıyrıldık. Günümüzdeki savaşlardan, küresel maddi krizlerden de bu zihniyet ile sıyrılmak gerekiyor” dedi.
‘NET OLARAK ANLADIK’
Panelin moderatörü Hüseyin Çağlar İnce de paneli, “Konuklarımız anlattıkça çok değerli dönütler verdiler. Zorlukları, günümüzde başa çıkılması gereken problemleri nasıl aşılacağını öz olarak anlattılar. Yörüklerin bu ülkenin, bu kültürün ana öğelerinden biri olduğunu da tekrar hatırlamış olduk. Gerçekten bu kültürün binlerce yaşında olduğunu da daha net idrak etmiş olduk” ifadeleri ile sonlandırdı.