Belediyeler ilçelerden otobüs kaldırmış, Alanya hariç tüm ilçelerde reklam panolarına maçın anonsu yapılmış.
Protokol neredeyse tam kadro maça gelmiş, tribünde ise yaklaşık 25 binden fazla seyirci yerini almış.
Yani sezon başından beri hayal ettiğimiz ortama kavuşmuştuk.
Bu sezon Antalyaspor; Fenerbahçe ve Galatasaray maçları da dahil olmak üzere hiç bu kadar kalabalık ve coşkulu seyirci önünde oynamamıştı.
Maç öncesi her şey Antalyaspor lehineyken, tüm stadyum motive olmuşken hatta başkan saha içine inip maç önü tribünlere üçlü bile çektirmişken sahada nasıl bir Antalyaspor beklersiniz?
Maça coşkulu başlayan, tempolu oynayan, mücadele eden, kazanma isteğini hem rakibe hem tribünlere hissettiren bir Antalyaspor beklerken bunun tam tersi rakibi izleyen, temposu olmayan, oyunu kendi yarı alanında kabul eden ve geçiş fırsatı yakaladığı halde rakip yarı sahaya gidemeyen bir Antalyaspor izlemeye başladık.
1 puana razı bir oyunla, rakip kaleyi bulan tek şutla, rakibi hiç zorlamayarak maçı bitirdik.
Bunun temel sorumluları futbolcular olsa da hoca da onlar kadar suçludur bana göre.
30 bin taraftar önünde böyle bir futbolun kabul edilmesi mümkün değil.
İşin kötü tarafı; Antalyaspor’da hiçbir futbolcu sorumluluk almak istemiyor.
Bunun nedeni; belki tribün tepkisinden belki hata yapma korkusundan belki de üzerlerindeki baskıdan kaynaklanıyor olabilir.
Hoca da aynı tedirginlik içinde.
O da sorumluluk almaktan korkuyor.
Bana göre Antalyaspor’daki temel problem budur.
‘Düşüyoruz’ baskısını ne yazık ki mevcut oyuncu grubu kaldıramıyor.
Bu çok net bir şekilde belli.
Ve bundan dolayı da sorumluluk almaktan kaçıyorlar.
Antalyaspor yönetimi bu son iki hafta kala tesislere giriş çıkışları yasaklamalıdır.
Futbolcuların tüm konsantrasyonu Galatasaray ve Kocaelispor maçları olmalıdır.
Gerekirse futbolcular, aileleri ile birlikte kampa alınmalı ve dış dünya ile iletişimleri kesilmelidir.
Bacağı kopsa oynayacak karakterdeki oyuncuların karşılaşma sırasında yerden kalkmamasının temel nedeni bana göre bu baskıdan başkası değildir.
Acil buna çözüm bulunmalı.