******
Hafta başı olup, bir de hava yine kışa dönerse, insan Şubat ayı ile bile kavga eder oluyor. Ruhsal durumlar malum, hoş görüverin. Zaten aylardır seçimle yatıp, adaylarla gözümüzü açıyoruz. Yok, enflasyon, bozuk ekonomi, ard arda gelen zamlar, ağırlaşan yaşam koşulları derken şavkımız iyiden iyiye kaymış durumda. Hani bi aralık bulalım da ışığı görüp, ruhsal teraziyi dengeleyelim diyoruz ama. Ihh. Olmuyor, iki gün gördüğümüz gün ışığı bile alıp başını gitti. Yerini sevimsiz, buz gibi, yüzü asık günlere bıraktı. Doğa ruhunu teslim mi ediyor ne? Baharı beklerken, Kış geri dönüyor da. Hadi bakalım suçlu ayağa kalk!
*******
Peki, biz de o zaman ne yapalım, ham hayalcilik yapalım. Baharla ilgili yazmak hafifliktir diyerek, baharı şiirlerde arayalım. Ve de Cahit Sıtkı Tarancı'nın 'Bahar Geliyor' şiirinin dizelerini hatırlayalım.
'Damlardaki kar, saçaklardaki buz,
Kanı kaynayan suya dar geliyor.
Haberin var mı?
Oluklardan akan su sesinde bahar geliyor.
Duy güneyden estiğini rüzgarın,
Göreceksin neler olacak yarın.
Yuvada çırpınan yavru kuşların
Uçmak hevesinde bahar geliyor.
*******
Gelsin artık değil mi? Antalya'ya güneş çok yakışıyor. Nasıl da güzeldir Antalya'nın baharı. Baharda Antalya Portakal Çiçeği kokar buram buram. Sokaklarda mevsim çiçekleri, dikilen düzen çiçeklere inat, her yerde papatyalar, sarıçiçekler. Baharda 'Deli Kızın Türküsü' söylenir de dillere dolanır kalır.