​Bilge Yaşlının Hakikati


Hikayenin kahramanı gezgin bir bilge yaşlıdır. Bu yaşlı adam bir gün bir evin kapısını çalar. Kapıyı açan kişi davetsiz misafiri içeri alır. Evde başkaları da vardır. Yaşlı adamın adını duyduklarında önünde saygıyla eğilirler. Çünkü yaşlının bilgeliği onların da kulaklarına kadar ulaşmıştır.
Allah ne verdiyse yaşlının önüne koyarlar. Yaşlı adam karnını doyurduktan sonra yemeğin karşılığı olarak onlara para vermek ister, ama yaşlı bilgeden para almak istemezler.
- “Sen bize sadece hakikat nedir, bunu söyle” derler.
Yaşlı bilge fazla düşünmeden der ki:
- “Dün bir ağaçtı, bugün bir odun parçasıdır, yarın kül olacaktır. İşte hakikat budur. “
Sözlerini büyük bir dikkatle dinleyen ev halkına bakarak, şunları da ekler yaşlı bilge:
- “Bu, dünkü hakikattir. Hiçbir işe yaramaz. Herkes onunla üstünü kirleteceğinden korkar ve külün iyi bir odun olduğunu, işe yaradığını söylersem, bu bir yalandır.”
Oradakilerden biri yaşlı bilgeye:
- “Bunun yalan olduğunu hemen anlamak mümkündür, külü tekrar ocağa atarsak, artık tekrar tutuşmaz.”
Yaşlı bilge adamın gözünün içine bakarak:
- “Yanılıyorsun, hata sende; sen onu tekrar tutuşturamıyorsun.”
Oradakilerden diğeri bilgeye:
- “Ama bunu kimse başaramaz” deyince, yaşlı bilge ona cevabı verir:
- “Dostum, bu dediğin, yarın ki hakikattir.”