Biraz dikkat...

Antalya yine yazın en sıcak günlerini yaşıyor. Termometreler yükseliyor, hissedilen sıcaklık zaman zaman dayanılmaz seviyelere ulaşıyor. Elbette nem hayatı zorlaştırıyor. İnsan nefes almakta güçlük çekiyor, geceleri uyumakta zorlanıyor. Ancak çoğu zaman gözden kaçırdığımız çok önemli bir gerçek var: Nem azaldığında orman yangını riski katlanarak artıyor.

Bugünlerde birçok vatandaşımız “Bugün hava çok bunaltıcı” diye şikâyet ediyor. Oysa meteoroloji uzmanları ve orman teşkilatı, asıl tehlikenin sıcaklığın yüksek, bağıl nemin ise çok düşük olduğu günlerde ortaya çıktığını sürekli vurguluyor. Çünkü kuru hava; otları, çalıları ve orman örtüsünü adeta barut gibi yanmaya hazır hale getiriyor. Bir cam parçası, söndürülmemiş bir sigara izmariti ya da kontrolsüz yakılan küçük bir ateş, dakikalar içinde binlerce hektarlık alanı kül edebiliyor.

Antalya, Türkiye’nin en değerli doğal miraslarından birine sahip. Milyonlarca turistin hayran kaldığı ormanlarımız, sadece yeşil alan değil; turizmin, tarımın, temiz havanın ve geleceğimizin teminatı konumunda. Geçmiş yıllarda yaşadığımız büyük yangınların izleri hâlâ hafızalarımızda tazeliğini koruyor. Aynı acıları bir kez daha yaşamamak mümkün. Her şey bisim elimizde.

Yetkililer bu yıl da yangın sezonu öncesinde kapsamlı hazırlıklar yaptı, denetimler artırıldı ve çeşitli tedbirler yürürlüğe girdi. Antalya Valiliği’nin koordinasyonunda orman yangınlarını önlemeye yönelik planlar uygulanıyor; yaz sezonunda birçok bölgede ormanlara giriş ve ateş yakılmasıyla ilgili kısıtlamalar bulunuyor. Bunlar tamam ama hiçbir tedbir, vatandaşın göstereceği dikkat kadar etkili olamaz. Piknik yaparken ateşi tamamen söndürmek, araçtan sigara izmariti atmamak, bahçe ve anız yakmamak, cam şişeleri doğaya bırakmamak belki birkaç dakikalık bir özen gerektiriyor. Ama bu küçük hassasiyet, yılların emeğini ve binlerce canlının yaşam alanını kurtarabiliyor.

Unutmayalım; yangınların büyük bölümü doğal nedenlerden değil, insan ihmallerinden kaynaklanıyor. Bu nedenle herkesin sorumluluğu var.

Bugün Antalya’nın en büyük zenginliği denizi kadar ormanları... Yeşili olmayan bir Antalya’nın turizmi de eksik kalır, tarımı da, yaşam kalitesi de…

Gelin bu yaz sadece sıcaktan değil, dikkatsizlikten de korunmayı öğrenelim.

Çünkü ormanlar yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın da bize emanetidir. Bir anlık ihmal, onlarca yıl büyüyen ağaçları yok edebilir. Ama bir anlık dikkat, koca bir ormanı yaşatabilir...