Bitmeyen çile

Uzun bir süredir devam eden bir ulaşım sorunumuz vardı. Bu sorun yaz sezonunun açılmasıyla tap noktaya ulaştı. Şehir aşırı kalabalık, insanlar bir yerden bir yere giderken otobüs bulamaz oldu. Haftanın başından itibaren ofiste çalışan, otobüs kullanan herkes işe geç ve yılmış şekilde geldi.

Şehirlerde yaşamak her geçen gün daha da zorlaşmaya başladı. İnsanların hiçbir şeye tahammülü kalmamış, saygıdan bahsetmeyeceğim bile... Varsa yoksa kavga gürültü. İnsanlar haklarını; bağırarak, başka insanların haklarını gasp ederek, gövde gösterileriyle aramaya başladılar. Değersizlik hissi çoğalıyor. Bir arada yaşamak zorlaşıyor.

Acaba toplu taşıma nasıl kullanılır? Yolcuların ve şoförlerin uyması gereken kurallar ve davranışları içeren bir kurs, seminer falan mı hazırlanmalı?

Her yolculukta kavga gürültü…

Toplu taşıma kullanmak kimsenin keyfi tercihi değildir. İnsanlar zorunlu olarak toplu taşıma kullanıyor. Zorunlu diye de bu kadar çile fazla değil mi? Duraklarda uzayan kuyruklar, uygulamada bir görünüp bir kaybolan otobüsler, Antalya sıcağında klima açmayan şoförler…

Hal böyle olunca gerginlik kaçınılmaz oluyor. Tansiyon yükseliyor.

Otobüs şoförleri sanki aynı eğitimi almışlar gibi bir sorunla karşılaştıklarında kontak kapatıp “hadi bakalım gitmiyorum” diyebiliyor. Sonrasında ortalık karışıyor. İnsanlar bu kaos ortamına mecburiyetten katlanıyorlar. Son zamanlarda bu sorunlara bir yenisi daha eklendi. Tansiyon bir tık daha yükseldi. Ortalıkta otobüs yok.

Hayır bu sefer hepsi birden kontak kapattı da bizim mi haberimiz yok. Bir saat durakta otobüs bekleyip gelen otobüse de kalabalıktan binememek de nedir? Ulaşım bir hak değil midir?

Ortalıkta büyük bir sorun var. Geçtiğimiz günlerde ulaşıma zam da geldi. Demek ki bu zam yeterli gelmedi ya da başka dertleri var.

‘Filler tepişir çimenler ezilir’...

Bir anlaşmazlık olduğu kesin, bunun faturasını da yine her zamanki gibi vatandaş ödüyor.

Turizm kenti Antalya, hatırlatayım isterseniz sezondayız şu an. Bu şehir 24 saat uyanık ve hareket halinde. Hareket özgürlüğümüzü geri istiyoruz…