Böyle covid biter mi?

11 Mart 2020 tarihinden itibaren yaşadıklarımız adeta korku ve gerilim filmlerini aratmadı.

Hayatımıza giren virüs ile birlikte dünyada bugüne kadar 4.5 milyon insan hayatını kaybetti.

Türkiye'de ise bugüne kadar 56 binden fazla insanımızı toprağa verdik.

Her gün de neredeyse bir uçak dolusu insanımızı kaybediyoruz.

İşin boyutları bu kadar ciddiyken, ne yazık ki halen bu işin ciddiyetini anlamayan, anlayamayanların olması da aslında en korkutucu olanı diyebilirim.

Okulların açılacak olmasından dolayı çocuklarımın diş kontrollerini yaptırmak için Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine gittim.

Hastanede kayıt işlemlerimi yaptırırken, yanımdaki sıraya giren bir beyefendi TC kimlik numarasını bankodaki memura söyleyince beyefendinin pozitif olduğu ve karantinada bulunması gerektiği uyarısı memurun önündeki bilgisayara düştü.

Memur ise 'Beyefendi sizin burada ne işiniz var? Siz pozitif olmanızdan dolayı karantinada bulunmanız gerekiyor, lütfen evinize döner misiniz, yoksa polis çağıracağım' uyarısının ardından beyefendi 'İş yerinden söylediler' gibi saçma sapan bir şeyler ağzında geveleyip hastaneden dışarıya çıktı.

Bankodaki memura 'Allah yardımcınız olsun' dediğimde ise 'Beyefendi biz böyleleri ile her gün karşılaşıyoruz' yanıtını aldım.

Resmen şok üstüne şok…

Düşünebiliyor musunuz; pozitif olan bir kişi, karantinada bulunması gerekirken hem de ağız ve diş sağlığı hastanesine geliyor.

Hastanede fark edildi ve geri gönderildi. Peki bu kişi hastaneden çıktıktan sonra pazara, markete gittiyse.

Peki bu şahıs her gün sokaklarda geziyorsa.

Peki bu şahıs her gün işe gidiyorsa?

Bu hastalığı kaç kişiye yaydığını düşünebiliyor musunuz?

Gerçekten inanılır gibi değil.

İnanın buna ben bir ad koyamıyorum.

Cahillik mi demeliyiz yoksa sorumsuzluk mu bilemiyorum…

Ancak şunu çok iyi biliyorum; bu tip kişiler olduğu müddetçe ne yazık ki biz bu virüsü yenemeyeceğiz.

Umarım herkes bugüne kadar yaşananlardan ders alır ve bu işin ciddiyetinin farkına varır.

Yoksa işimizi gerçekten zor.

Boksörler gibi yumruk tokuşturduğumuz değil, birbirimize sevgi ile sarıldığımız günlere yeniden kavuşmak dileğiyle…