Bu skandallar istifa getirdi
Aramızda fark yok diyemeyiz. Japonlarla Türkler arasında sadece görünüş itibariye değil, aynı zamanda düşünce ve davranış itibariyle de büyük fark var. Onlar da biz de skandal diyoruz, ama aynı kavramdan anladıklarımız birbiriyle uyuşmuyor. İndirimli tiyatro bileti ve kağıttan yelpaze, bizim için muhakkak skandal değiller, ama Japonlar duruma farklı bakıyor. İşte fark da buradan kaynaklanıyor.
Geçenlerde eski bir bakan mecliste “Ne bakıyorsun?” diyerek muhalefet milletvekillerinin üzerine yürüdü. Artık birbirimize bakmak bile suç oldu. “Sana değil, saatine bakıyorum” deyince cıngar çıktı. Bir insanın saatine bakılmaz diye bir yasa mı var? Neden saatine bakmasın? Neden sana bakmasın? Sana ve saatine bakılınca neden bundan huylanıyorsun? Olacak şey değil!
Bizde “ileri demokrasi” var, Japonlar hala “demokrasi” ile idare ediyor. Geri kaldı zavallılar. Ancak son günlerde ileri demokrasimizin motoruna kum dökmeye başlayanlar oldu. Tam bütün dünyaya demokrasiyi öğretecekken, demokrasi karşıtları bizim bu güzel girişimimize engel olmak için ellerinden geleni yapmaya başladı.
Pensilvenya’daki dost adam şimdi Türkiye’nin baş düşmanı ilan edildi. Paralel devlet ha! İn min derken, geldik Kobani dehlizine. Hani Türkiye’den Iraklı Kürtlere geçiş izni yoktu? Hani kesin kararlıydık? Yapamayacağınız şeyleri söylemeyin. Bakın tükürdüğünüzü yalamaktan diliniz ne hale geldi! Yazık değil mi, o dillere? Boş sözlerle halkı kandırmayın, Türkiye’yi oyalamayın. Battık bir çukura debeleniyoruz. Debelendikçe de batıyoruz.
İndirimli tiyatro biletini ve kağıt yelpazeyi anımsayınız. Biraz insaniyet, biraz ahlak, biraz demokrasi olmaz. İleri insaniyet, ileri ahlak olamayacağı gibi ileri demokrasi de olamaz. Fakat demokrasinin gerisi vardır. Demokrasinin kendisini savunma mekanizmaları geride yer alır ve bir kere devreye girdiler mi, artık o çarkı durduramazsınız. Bence Türkiye’de demokrasinin gerisine ihtiyacımız var.