GÜNDEM

Büyükşehir davasında ikinci gün: Tutuksuz sanıklar savunmada

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve beraberindeki 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci gününde, öğleden sonraki oturum tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam ediyor

ANTALYA 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu’nda görülen duruşmada, öğle saatlerinde verilen aranın ardından yargılama süreci yeniden başladı. İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunma yapan sanıklar, mahkeme heyetinin sorularını yanıtlıyor.

Oturumun öğleden sonraki bölümünde savunmasını gerçekleştiren sanık Tuncay Kaya, daha önceki ifadelerinin baskı altında alındığını ileri sürerek suçlamaları reddetti.

'KORKU VE BASKI ALTINDA İFADE VERDİM'

Savunmasında gözaltı sürecine ve tutukluluk dönemine değinen Tuncay Kaya, ailesi üzerinden baskı gördüğünü iddia ederek şu ifadeleri kullandı: "Polisler beni rüşvet soruşturmasıyla alakalı gözaltına aldıklarını belirttiler. Bu konuyla ilgili olan kişi elini kolunu sallayarak evine giderken ben irtikap suçlamasıyla tutuklandım. O suçlamaların hiçbirinin iddianamenin içinde olmadığı görülmektedir. Eylül ayında iki kişi bir aydınlanma yaşayıp benimle alakalı ifade vermişler. 14 Ekim sabahı tekrar evime geliniyor ve eşim gözaltına alınıyor. Eşimi ve çocuklarımı göremedim. 1 aylık tutukluluk süresi benim için çok zor geçti."

Kaya, daha önce kabul ettiği suçlamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek savunmasına şöyle devam etti: "Bana yöneltilen suçlamaları kabul etmek zorunda kaldım. Eşimin çıkmayacağı bana bildirildi. Mecburen ben kendi kendime 3 kişinin daha ismini vererek onlardan para aldığımı iddia ettim. Ramazan Karabulut, İbrahim Tunç, Fikret Bayram’dan özür diliyorum, haklarını helal etsinler. Ramazan Karabulut’un ifadeleri doğrudur. Eşim, Ramazan Karabulut’un ilk projesinde 2022 yılında çalışmaya başlamıştır. Para aldığımı korkudan ve baskıdan dolayı söylemek zorunda kaldım."

'HİYERARŞİK OLARAK EN ALT DÜZEY YÖNETİCİYİM'

Belediyedeki görev tanımı ve yetki sınırları hakkında bilgi veren Kaya, projeler üzerinde tek başına karar verme yetkisinin olmadığını belirtti: "Demir Demir’i Konyaaltı Belediyesi’nden tanırım. Tuncay Saruhan’ın arkadaşı olduğunu sonradan öğrendim. Ben imar müdür vekiliyim. Altımda çalışan arkadaşlar gelen projeleri inceler, eksikleri tamamlayıp ruhsatları düzenlerler. Ben de bunları kontrol ederim. Benden önce çok sayıda mühendis bu projeleri inceler. Ben müdür vekili olmamdan dolayı arkadaşlara baskı kursam bile benim üstüm Kent Estetiği Daire Başkanı’dır. Son onay mercii odur. Ben en alt düzey yöneticiyim."

Kaya ayrıca, hakkında iddia edilen taşınmaz ve eşya alımlarıyla ilgili olarak, "Demir Demir belediye başkanları ile görüşen biridir. Manavgat Belediyesi’nde yöneticidir. Nefi Kara'nın ekibindendir. Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’ın da iyi arkadaşıdır. Böyle birine ben nasıl zorla daire aldırayım? Bende bulunan telefonu çocuklarıma almak için almıştım. Sınavları kötü geçince hediye etmedim. Bende duruyordu, faturası vardır. Ben korkumdan dolayı Demir Demir verdi dedim. Olayın onunla alakası yoktur. Kusura bakmasın" dedi.

SAVCILIK MAKAMI VE SANIK ARASINDA 'KORKU' DİYALOĞU

Savunmanın ardından Cumhuriyet Savcısı’nın, "Baskı altında olduğunuzu ifade ettikten sonra kişilerden para aldığınızı söylediniz, fakat şimdi neden almadığınızı söylüyorsunuz? Daha önce bu beyanlarla başvuru yapmadınız?" sorusu üzerine Kaya, "Korkumdan dolayı beyanlarımı söylemedim, şimdi söylüyorum" yanıtını verdi. Savcının "Kimden korkuyorsunuz?" sorusuna ise Kaya, "Devletten korkuyorum" şeklinde cevap verdi.

ÖZLEM YILDIZ KAYA: ALIN TERİMLE ALDIM

Tuncay Kaya’nın ardından savunmasını yapan eşi Özlem Yıldız Kaya da kolluk aşamasında baskı gördüğünü ileri sürdü. Mal varlığına ilişkin sorulara yanıt veren Kaya, şu ifadeleri kullandı: "Kollukta ifade verirken baskı yaptılar. Çünkü eşim içeride ulaşamıyorum. Ben baskı altında ifade verdim. Hatta emniyetteki bir kişi ‘Biz bu olayı 3 yıldır takip ediyoruz. Sizin ne yaptığınızı biliyoruz’ dedi. Bana emniyette 'Bu tapuyu nasıl aldın, arabayı aldın' gibi sorular sordular. Fakat bunu ifade alınırken söyleyemedim. Emeğimle aldım bunları paramla ben alnımın teriyle aldım."

HALİL KARACA: VİCDANEN RAHATSIZ OLDUĞUM İÇİN GERÇEĞİ ANLATTIM

Duruşmada savunma yapan bir diğer sanık Halil Karaca ise ruhsat ve iskan süreçlerine ilişkin para trafiği hakkında açıklamalarda bulundu. Karaca, kimseden baskı görmediğini belirterek şunları kaydetti: "300 bin lirayı Yavuz Selim Sarhanoğlu diye bir arkadaşımdan aldım. Bana 'Ruhsat ve iskan konusunda yardımcı olur musun' diye rica etti. Serkan Temuçin’den rica ettim. O da 500 bin gerektiğini söyledi. Ancak arkadaşım 500 bin lirası olmadığını, 200 bin lirası olduğunu belirtti, o parayı KONTEV’e yatırdı. Geri kalan 300 bini de ben kendim alıp kişilerle borçlarım için kullandım. Hayatımda ilk defa gözaltına alındım. Ev hapsindeydim. Vicdanen rahatsız olduğum için tüm gerçeği yazılı olarak adli makamlara verdim. Bahsi geçen 300 bin lirayı adliyeye verdim. Kimse bana baskı kurmadı ifademde. Amacım iftara atmak da değildi."

EYLEM 6: ERTAN KARAMIK'IN SAVUNMASI

Eylem 6 kapsamında savunma yapan kuyumcu Ertan Karamık, mali müşavirinin talebi üzerine gerçekleşen para transferi sürecini mahkemeye anlattı. Karamık, süreçle ilgili şu bilgileri verdi: "1989 yılında kuyumcu mesleğine başladım. Mali müşavirim beni ofisine çağırdı. Oğlu da vardı. Para transfer işi olduğunu söyledi. Yardımcı olmamı istedi. Bu şekilde tamam dedik. Oğlu ile para göndereceğini söyledi. Ertesi gün oğlu sırt çantasında bu parayı getirdi. Para transferi yapıldı. Mayıs ayında yine çağırdı. Yine aynı konu hakkında yardım istedi. Oğlu yine bavul ile getirdi. İki gün içerisinde transfer yaptık. Gözaltına alınmadan 20 gün önce yanıma geldi beni dışarı çağırdı. KOM'da verdiğim son ifade doğrudur. Dışarı çıktık, yaptığımız transferler üzerine bir soru gelirse altın aldığımı ve bu akabinde para transferi olduğunu söylememi istedi. Emrullah Çavdar aracı olduğum paranın Gökhan Böcek’in olduğunu söyledi. Paranın gideceği ismi ve IBAN'ı bana atan Emrullah Çavdar veya Serkan Çavdar diye hatırlıyorum."

DURUŞMADA TANIDIK İSİM: BAŞPEHLİVAN İSMAİL BALABAN SALONDA

Mahkemenin üçüncü oturumu sürerken izleyiciler arasında dikkat çeken bir isim yer aldı. Kırkpınar Başpehlivanı İsmail Balaban, duruşmayı takip etmek üzere salona geldi. Ünlü pehlivanın, yargılama sürecini izleyici sıralarından takip ettiği görüldü.

SERKAN ÇAVDAR: AMACIM SADECE YARDIMCI OLMAKTI

Duruşmada savunma yapan sanık Serkan Çavdar, Gökhan Böcek ile olan ilişkisine ve para transferi sürecindeki rolüne dair şunları ifade etti: "Gökhan Böcek’i yaklaşık 10 yıldır tanırım. Sosyal bir ilişkimiz vardı. Ticari bir ilişkim olmamıştır. 2024 Ocak sonuna doğru beni arayıp tanıdığım bir kuyumcu olup olmadığını sordu. Daha sonra yanıma geldi. Elinde bir miktar para olduğunu, bunu kuyumcu vasıtasıyla bir tanıdığının hesabına gönderip gönderemeyeceğini sordu. Ben de Ertan Bey’i aradım, durumu anlattım. O da yapabileceğini söyledi. Ben de daha sonra Gökhan Bey’e kabul ettiğini ifade ederek kuyumcunun yerini ilettim. Sonra Gökhan Böcek’in yanında çalışan biri kuyumcunun yerini bulamadığını söyleyerek yanıma gelince, ben de zaten yakın olan kuyumcu dükkanına birlikte gidebileceğimizi söyledim. Benim alakam bu kadardır. Paranın kime, nasıl gittiğini ve kaynağının ne olduğunu bilmiyorum. Amacım sadece Gökhan’a yardımcı olmaktı. Hiçbir çıkarım olmamıştır. Daha sonra babam durumu öğrenip beni uyardı. Bundan sonra bir daha bu işlemi yapmadım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum."

EMRAH ÇAVDAR: 35 YILLIK KARİYERİMİ LEKELEMEM

Duruşmada söz alan Emrullah Çavdar, hakkındaki iddiaları reddederek oda başkanlığı kimliğine ve mesleki geçmişine değindi. Çavdar savunmasında şu ifadeleri kullandı: "Ben burada olduğum için çok üzgünüm. Bahse konu suçlamaların hepsi yalandır. Ben hiçbir suç işlemedim. Oda başkanlığı yapan biriyim. Ben 35 yıllık kariyerimi bu tarz işlerle lekeleyemem. Tek eksikliğim gözaltında suskun kalmamamdı. Bu da oğlumu korumak içindi. Hiçbir suçum yoktur. Beraatimi istiyorum."

DURUŞMA'DA İKİNCİ GÜN SONRA ERDİ: TOPLAM 30 SANIK DİNLENDİ

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve beraberindeki sanıkların yargılandığı davanın ikinci günü, gerçekleştirilen üçüncü oturumun ardından tamamlandı. Yargılama sürecinin ilk iki gününde toplam 6 oturum geride kalırken mahkeme huzurunda savunma yapan sanık sayısı 30’a ulaştı.