Çevreye verdiğimiz rahatsızlık nedeniyle…
Bunun çözümü yok.
İçinde birikeni atmak için sağa sola çamur atmak ve saldırmak çare değildir. Çare meslektaşının yaptığından daha iyisini yapmaktır.
Spor basınında çok değerli arkadaşlarla çalışıyoruz.
Hepsi birbirinden değerli bu arkadaşlar.
Bazılarıyla birlikte çalıştık bazılarıyla sadece toplantılarda karşılaşıp selamlaştık.
Ben sabah gazeteye gelir gelmez tüm yerel gazeteleri gözden geçiririm ve iyi yapılan işleri takdir eder hatta kıskanırım. Keşke ben yapsaydım der hatta tanışıyorsam tebrik etmek için telefon açarım. Benim yoğurt yiyişim böyle bu bende hazımsızlık yaratmaz.
Bazıları çiğnemeden yuttukları için daralır öfkelenir ve saldırır.
İsmi lazım değil, 20 yıldır bu işi yaptığını söyleyen ancak uzun zamandır tanıyıp hiçbir başarısını görmediğim bir zat. Köşe yazısı da anlamsız ve sıkıntılı cümleler topluluğu aklınca sallamış…
Önce kendisini övmüş.
Şöyle uçarım şöyle kaçarım, en iyi ben zıplarım gibi.
“Ben deplasmana maç için gitmem benim amacım hovardalık “ diyen gazeteci, hovardalıkta çektiğin hangi enstantaneyi gazetende kullanacaksın?
Gittiği maçın skorunu bilmeyen, Gittiği şehirdeki maça saatinde yetişemeyen adam, Yazdığın kritiği kaç kişi okuyup seni takdir edecek?
Deplasman maçlarını takip etmek kent insanını gidemediği maçlarda bilgilendirmek elbette önemli ancak sen gittiğin yerden bilgilendirme de yapmıyorsun.
“Dinime söven Müslüman olsa” der büyüklerimiz ki çok doğru bir söylem. “Çalışıyorum” adı altında tavla oynayan Antalya içindeki maça dahi gitmeyip, tavlada karı kız muhabbetini tercih eden bir şahsın gazetecilikten, çalışmaktan söz etmesi de çok enteresan.
Bardağın her zaman boş tarafını gören zihniyetten olmak senin okunurluğunu artırmaz.
Kurduğun cümleler yazdığın yazılardaki aktardıkların seni iyi ya da kötü yapar.
Gazeteciliğin zaten beş para etmez ama şimdi insanlıktan da sınıfta kaldın.
Kedi ölüsü gibi oturup bir yerini büyüten gece yarılarına kadar iş yapmadan yer işgal eden zat. Tavlada kırık zarın var ve rakibinin tüm kapıları kapandı.
Tavlayı bırak işine bak.
Evine zamanında git dinlen
Ruh halin bozulmuş belli ki .
Birileri istediği diye yazma ayrıca başkalarının ağzıyla da konuşma Allah sana akıl, fikir ve dil vermiş.
Kendininkileri kullan.
Bu camiada kimin nerede olacağı hiç belli olmaz. Bulunduğun yere çok fazla güvenme birileri gelip “Biz bu işten vazgeçtik başınızın çaresine bakın” derse o zaman çalacağın kapı kalmaz.
Engin Hoca yerinde basına da açık bir hoca sen de git görüş korkma oraya gidince tavla gurubun dağılmaz.
Ancak her gün salladığın adamın yanına gidip ne yüzle söyleşi yapacaksın o da merak konusu.