CHP’li komşularım…

CHP’liler ‘Biz nerede kaybediyoruz’ diye birbirlerine soruyorlar ya.
Yanlışı birbirlerine sormakta yapıyorlar zaten.
Aynı seçimlerde ‘Burası bizden’ diye hep aynı mecrada dolaşmaları gibi.
Sor bir başkasına, komşuna sor mesela.
‘Komşu biz neden kaybediyoruz’ diye!...
CHP’liler daha komşularının farkında değiller….
Bu aslan sosyal demokratlara cemaatle içli dışlı olduktan sonra bir hal oldu.
Neredeyse abdestleri bozulacak diye komşularının bile elini sıkmaz hale geldiler.
İçten içe bir huzursuzluk.Kırgınlık, küskünlük ve kin besler oldular.
Savundukları fikir içerisindeki hümanizm eridi bitti…
…..
Şimdi benim iki CHP’li komşum var.
Biri ofis komşum. Öteki ev komşum.
İkisinden de he salam ne sabah.
Ofis komşum Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal öylesine yoğun ki, başkan seçildiğinden bu yana bir acı kahvemize gelmedi.
Ofisimin hemen önünde kedi köpek şenliği yaptı, sünnet, düğün yaptı. Piknik kermes, seçim yaptı. Şurada bir basın emekçisi kardeşimiz var selam verip geçelim demedi!
Geçenlerde hemen yanıbaşımızdaki gazeteci arkadaşımız Ali Buldu’yu ziyarete gelmiş bizi ezip taaa Pensilvanya’ya gitmiş.
‘Niye böyle yaptı’ dedim arkadaşlara, aynı gün bölgelerine yapacakları Cem Evinin yapımı ile ilgili haberimiz varmış, kızmıştır dediler.
!!!!!!
‘Niye kısacak ki ‘ dedim. Tam gününe gelmiş, yazılı açıklama yapıp mail atacağına geçerken ne olup bittiğini anlatır.
Dedim ya bir gariplikleri var!
….
Bir diğeri, ev komşum, Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç.
Aslında en şanslı belediye başkanı biliyormusunuz. Çünkü kendi bölgesinde deve dişi gazeteciler komşusu.
Dursun Gündoğdu, Oktay Pirim, Mevlüt Yeni, Haşmet Öyken, Emin Demir, Veli Köken, Soner Kocaer…
Toplasa hepimizi bir hafta sonu, Döşemealtı’nı ihya eder.
Hepimize sorgulattırır ilçesinin sorunlarını. Hipodromunu, hastanesini….
Hangimizin kapısını çaldı?..
……..
Şimdi bu yazıyı niye yazıyorum bilin bakalım!..
Ya bu başkanlar bizim kapımızı niye çalmıyorlar diye dert filan edindiğim yok.
Siyaset benim işim değil. Gazeteci olarak siyaset yazarım siyaset yapmam.
Hiçbir siyasi partiyi ya da belediye başkanını bir sonraki seçimler için zayıflatmak için yayın yapmam buna müsaade etmem.
Bayram/seyran değil , kutlama reklamı istemiyorum. Ne çıkarttıkları dergiye talibim ne çıkartacakları gazeteye.
Kimseye iş istemiyorum…
Partilerinin kollarına bacaklarına, sıcaklığı geçenleri monte etmek benim işim değil.
Eğer kendimin, bir yakınım, tanışımın belediye ile ilgili sorunu olursa kendilerini arıyorum onlarda lütfedip dertlerini dinliyorlar.
Ben şu komşuluk meselesine takılıyorum o kadar!...