GÜNDEM

Çocuklarda dikkat dağınıklığı artıyor: Aileler hangi belirtilere dikkat etmeli?

Okul döneminin yaklaşmasıyla birlikte çocuklarda dikkat sorunları yeniden gündeme geliyor. Ders sırasında çabuk sıkılma, verilen görevleri tamamlayamama, unutkanlık ve sürekli başka şeylerle ilgilenme gibi davranışlar aileleri düşündürürken, uzman değerlendirmesi gerektiren durumlarla günlük dalgınlık arasındaki fark önem taşıyor

Çocukların dikkat süreleri yaşlarına, gelişim düzeylerine ve içinde bulundukları ortama göre değişebiliyor. Özellikle uzun süre masa başında kalmayı gerektiren derslerde çocukların zaman zaman sıkılması veya dikkatinin başka yöne kayması tek başına bir sorun olarak görülmüyor. Ancak bu durum sık tekrarlanıyor ve çocuğun okul hayatını, evdeki sorumluluklarını ya da arkadaşlık ilişkilerini etkilemeye başlıyorsa konu daha yakından ele alınması gerekiyor.

ÖDEV BAŞINDA GEÇİRİLEN SÜRE UZUYOR

Ailelerin dikkat dağınıklığı konusunda en sık fark ettiği durumlardan biri ödev sürecinde yaşanıyor. Çocuk kısa bir ödevi tamamlamak için uzun süre harcayabiliyor, çalışma sırasında sık sık ayağa kalkabiliyor veya yaptığı işe ara vererek farklı şeylerle ilgilenebiliyor.

Bazı çocuklarda ise sorun unutkanlık şeklinde kendini gösteriyor. Defterini veya kitabını evde bırakmak, okulda verilen görevi hatırlamamak, eşyalarını kaybetmek ya da günlük sorumluluklarını sürekli hatırlatmaya ihtiyaç duymak dikkat sorunlarının eşlik edebildiği davranışlar arasında bulunuyor.

SINIFTA DİKKAT BAŞKA YÖNE KAYABİLİYOR

Dikkat dağınıklığı yalnızca ev ortamında ortaya çıkmıyor. Sınıfta öğretmeni dinlemekte zorlanma, yönergelerin bir bölümünü kaçırma, verilen çalışmaya başlamakta gecikme veya çalışmayı tamamlamadan başka bir konuya geçme de dikkat çekebiliyor.

Ancak her öğrencinin sınıf içindeki davranışı aynı olmuyor. Bazı çocuklarda hareketlilik belirgin olurken bazı çocuklar daha sessiz ve dalgın bir görünüm sergileyebiliyor. Bu nedenle yalnızca çocuğun hareketli olup olmamasına bakılarak değerlendirme yapılması doğru sonuç vermeyebiliyor.

HER DALGINLIK DİKKAT EKSİKLİĞİ ANLAMINA GELMİYOR

Çocuklarda görülen dikkat sorunlarının altında farklı nedenler bulunabiliyor. Yetersiz uyku, yoğun stres, kaygı, okulda yaşanan sorunlar, öğrenme güçlükleri veya çocuğun bulunduğu ortamın dikkatini sürekli bölmesi bunlardan bazıları olabilir.

Bu nedenle çocuğun bir süre dikkatini toplamakta zorlanması doğrudan DEHB tanısı anlamına gelmiyor. Değerlendirmede belirtilerin ne zamandır bulunduğu, hangi ortamlarda ortaya çıktığı ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği önem kazanıyor.

TELEFON VE TABLET KULLANIMI DA GÜNDEMDE

Çocukların günlük yaşamında ekranların daha fazla yer alması, ailelerin dikkat konusunda yaşadığı endişeleri de artırıyor. Telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon karşısında geçirilen zamanın yanı sıra sürekli bildirimlere maruz kalmak, çocuğun ders sırasında çevresel uyaranlara yönelmesini kolaylaştırabiliyor.

Özellikle ders çalışırken telefonun masada bulunması, kısa süreli bile olsa çocuğun çalışma akışını bölebiliyor. Bu nedenle ders saatlerinde mümkün olduğunca sade ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir ortam oluşturulması önem taşıyor.

UYKU DÜZENİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Dikkat sorunu yaşayan çocuklarda günlük yaşam alışkanlıklarının da gözden geçirilmesi gerekiyor. Gece geç saatlere kadar uyanık kalmak ve düzensiz uyumak, ertesi gün çocuğun zihinsel performansını ve derse odaklanmasını zorlaştırabiliyor.

Ailelerin çocuklarının yalnızca ders çalışma süresini değil, uyku saatlerini ve günlük hareketliliğini de takip etmesi gerekiyor. Düzenli uyku ve yaşa uygun fiziksel aktivite, çocuğun genel günlük düzeninin önemli parçaları arasında yer alıyor.

‘TEMBEL’ DEMEK YERİNE NEDENİ ARAŞTIRILMALI

Dikkatini toplamakta zorlanan çocukların sık sık tembel, ilgisiz veya sorumsuz şeklinde nitelendirilmesi sorunun çözümünü kolaylaştırmıyor. Aksine çocuk kendisini başarısız hissetmeye başlayabiliyor.

Özellikle ödev konusunda yaşanan her güçlüğün isteksizlik olarak yorumlanması yerine, çocuğun hangi noktada zorlandığına bakılması gerekiyor. Görevin tamamını yapmakta mı, yönergeyi anlamakta mı, uzun süre oturmakta mı yoksa dikkatini sürdürmekte mi zorlandığının belirlenmesi sorunun kaynağını anlamaya yardımcı olabiliyor.

ÖĞRETMEN GÖZLEMLERİ ÖNEMLİ

Çocuğun evdeki davranışı ile okulda sergilediği davranış aynı olmayabilir. Bu nedenle ailelerin öğretmenlerle iletişim halinde olması dikkat sorunlarının değerlendirilmesine katkı sağlayabiliyor.

Çocuğun sınıf içindeki davranışı, derslere katılımı, arkadaş ilişkileri ve verilen görevleri yerine getirme biçimi hakkında öğretmenden alınan bilgiler, ailedeki gözlemlerle birlikte değerlendirilebiliyor.

DİKKAT SORUNU BAŞARIYI ETKİLEYEBİLİR

Uzun süre devam eden dikkat sorunları yalnızca ders notlarını etkilemeyebilir. Çocuğun arkadaşlarıyla ilişkileri, aile içindeki iletişimi ve kendisine yönelik algısı da bu süreçten etkilenebilir.

Bir çocuk sürekli olarak yapamadığı işler üzerinden eleştirildiğinde zaman içerisinde kendisini diğer arkadaşlarından daha başarısız görebilir. Bu nedenle akademik performans kadar çocuğun duygusal durumu ve sosyal ilişkilerinin de takip edilmesi önem taşıyor.

BELİRTİLER SÜREKLİ HALE GELDİYSE UZMAN DESTEĞİ

Dikkat dağınıklığı uzun süredir devam ediyor, farklı ortamlarda tekrar ediyor ve çocuğun günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme gündeme alınabilir.

DEHB gibi durumların değerlendirilmesinde çocuğun gelişim öyküsü, davranışları, okul hayatı ve aileden alınan bilgiler birlikte ele alınıyor. Tek bir davranış veya tek bir test sonucuyla çocuğa tanı koymak mümkün değil.

AİLELERE DÜŞEN GÖREV

Ailelerin bu süreçte öncelikle sakin kalması ve çocuğu başka çocuklarla kıyaslamaması gerekiyor. Çalışma ortamının düzenlenmesi, görevlerin daha küçük bölümlere ayrılması, açık ve anlaşılır yönergeler verilmesi ve çocuğun olumlu davranışlarının fark edilmesi günlük yaşamı kolaylaştırabiliyor.

Çocuğun dikkat sorununun altında yatan nedeni anlamak, yalnızca ders başarısını artırmak açısından değil, çocuğun kendisini daha iyi hissetmesi açısından da önem taşıyor.

DİKKAT DAĞINIKLIĞI GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Çocuklarda zaman zaman görülen dalgınlık normal olabilir. Ancak unutkanlık, odaklanamama, görevleri tamamlayamama veya aşırı hareketlilik sürekli hale geliyor ve çocuğun yaşamını etkiliyorsa durumun üzerinde durulması gerekiyor.

Ailelerin görevi çocuğa bir etiket koymak değil, yaşadığı güçlüğü fark ederek doğru desteğe ulaşmasını sağlamak. Dikkat sorunlarında erken farkındalık, çocuğun eğitim ve sosyal yaşamında ihtiyaç duyduğu desteğin zamanında planlanmasına yardımcı olabilir.