Hüseyin Seymen’den mesaj geldi. “Kaç gündür Ekspres’teki yazılarını göremiyorum, hayır mı?” diye sormuş. Hüseyin abinin nezdinde, merak eden herkese, bütün okuyucularımıza bilgi vermiş olayım. Yeni kitabım çıkacağını, ikinci şiir kitabımın yayınlanacağını duyurmuştum geçenlerde. Geçen hafta da dosyayı yayınevine teslim etmemin son günleriydi. Tamamen şiirlerimin üzerine kapanarak, neredeyse dünyayla iletişimi keserek, yoğun bir dönem yaşadım. Bu yüzden de gazete yazılarıma biraz ara vermek zorunda kaldım. Çünkü ikisi birlikte yürümeyecekti.
KİTAP YAKINDA ELİNİZDE OLACAK
Son rötuşlar bitti, dosya yayınevine teslim edildi. Muhtemelen bu ayın sonu ya da Mart başında kitabım çıkacak. Kitabın adı da belli: Dünya Bizi Unutacak… Mavi kapak. Üzerinde periskop var. Yayınevi kitabını yayınladığı her şairden bir obje istiyor. Ben de ‘periskop’ dedim. Niye öyle dedim, bilmiyorum. O an aklıma gelen en ilginç obje oydu herhalde. Ayrıca zaten ‘periskop’ başlıklı bir şiirim de var kitapta. Çok şık bir kitap olacak.
HALKIN KÜLTÜREL MİRAS ÇABASI
Tabii yazılara ara verince, epeyce de konu birikti. Bu hafta hepsine sırasıyla bakacağız. Fakat öncelikle aktarmam gereken bir konu var. Bu benim için biraz emek borcu. Fırsat buldukça, önümüze geldikçe kültürel miras, tarihi eserlerin, doğanın, çevrenin korunması, toplumsal bilinç, eğitim gibi konulara giriyoruz malum. Ülkemiz bu konuda çok vahim bir noktada. Antik alanlarımız, arkeolojik eserlerimiz, kültürel mirasımız yağmalanıyor, talan ediliyor, dinamitlerle parçalanıyor. Bunu anlatmakta zorlanıyoruz. Ya anlatamıyoruz, ya da yetkililer gerçekten kör, sağır, duyarsız; bilemiyorum. Devletin adamları, etkililer, yetkililer kılını pek kıpırdatmasa da, sorumluluk duyan insanlar, gençler bir şeyler yapmaya çalışıyor.
ÇOCUKLARA LYCİAN ART PROJESİ
Bunlardan birini aktaracağım bugün. Antalya’da yürütülen Lycian Art diye bir proje var. Ekin Berk Ağır isimli genç bir kardeşimizin projesi bu. Çocuklara arkeoloji eğitimi veriyor, kazı simülasyonları yaptırıyor, çivi yazısından çömlek yapımına kadar çeşitli atölyeler düzenliyor. Ekin aslında arkeolog değil, tasarımcı. Fakat yanında iki arkeolog genç daha var: Ilgın İzlier ve Furkan Gündür. Bir süre TED Koleji’nde yürüttüler bu projeyi. Şimdi de Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte çalışacaklarını duydum. Çok sevindim.
ARKEOLOJİ TEMELLİ ATÖLYELER
Projeyle ilgili bir şeyler yazıp göndermesini istedim Ekin’den. “Lycian Art Project, kültürel mirasımızı koruma ve geleceğe aktarma misyonuyla hayata geçirdiği arkeoloji temelli sanat atölyeleri ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Farklı disiplinlerden sanatçıların da katılımıyla, Likya sanatının geçirdiği dönemlerin hikayelerini yeniden yorumlayarak belleklerimize geri kazandırmayı hedefliyor” diye özetlemiş.
MİNİK ARKEOLOGLARA DESTEK
Sonuçta, seminer, atölye çalışmaları ve arkeolojik kazılara katılım gösteren minik arkeologlar, başta Likya uygarlığı olmak üzere, Anadolu medeniyetleri hakkında genel bilgi sahibi oluyor. Arkeoloji biliminin ne olduğu, hangi amaçlara hizmet ettiği ve kültürel miras gibi konuları birinci elden deneyimliyorlar. İnsanlık tarihinin geçirdiği aşamalar ve bulunduğumuz çağdaki konumumuz arasında bağlantı kuruyorlar. Toplumsal eğitimin giderek daha fazla örselendiği, eğitim düzeyimizin yerlerde sürünmeye başladığı bir ortamda, belki küçük; ama son derece önemli çabalar bunlar. Hem Lycian Art ekibini, hem de olanak tanıyan belediye yönetimini kutluyoruz. Tabii bu tür etkinliklerin artması dileğimizi ekleyerek…