​Deniz Baykal: “İstikrarlı Türkiye” Asıl İhtiyaçtır!

Deniz Baykal, CNN Türk’te “Tarafsız Bölge” programında TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laik üzerine açıklamasını değerlendirdi. “Devletin 2 numarası” olarak nitelendirdiği İsmail Kahraman’ın “dindar bir anayasa olmalı” demesini esefle karşıladığını, bunun çok acı bir şey olduğunu ve Kahraman’ a hiç yakıştıramadığını vurguladı ve devlete dini bir kimlik atanması halinde, bireyin dini özgürlüğünün ortadan kalkacağını belirtti. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın, üstlendiği sıfatla yaptığı bu açıklamaya sessiz kalınmayacağını bilmesi gerekirdi ve tesadüfen söylenmediğine inandığını ima etti.
CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM Başkanının açıklamasını akla ve mantığa uymayan, sorumsuz bir açıklama olarak değerlendirdi ve Ortadoğu’ya bakılmasını tavsiye etti. Dolayısıyla İsmail Kahraman’ın ne yapmak istediğini anlamanın mümkün olmadığını vurguladı.
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal laikliğin en basit dille herkesin inancına saygı duyan ve herkese inancını yaşama özgürlüğü tanıyan “cumhuriyetimizin temel ilkesi” olduğunun altını çizdi ve Türkiye’nin ayarlarıyla oynanmaması ikazını yaptı.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın yaptığı açıklamanın tesadüf olmadığı gibi aynı zamanda amacının Mustafa Kemal Atatürk’ün modernleşme projesini önlemek amacına yönelik, sorumsuz bir açıklama olduğunu belirtti ve bugün mezhep ve etnik gerginlerle sarsılan Türkiye’nin geleceğini tehdit eden bir açıklama olarak gördüğünü ima eden açıklamalar yaptı. Referandum konusuna değinen Baykal, referandumun asıl amacının halkın düşüncesini almak olduğu halde, referandum talebinin arkasında ortaya çıkacak sonucu öngörerek, asıl amacın referandumun sonucunun başka yerlere taşınmaya çalışılacağı konusunda uyarıda bulundu.
Avrupa’nın 700 yıl süren din savaşlarını anımsatan Baykal, bizim Müslümanlık anlayışımızın diğer Müslüman ülkelerden ayrıldığına da dikkat çekti; örnek olarak Suudi Arabistan ve İran’da okutulması yasak olan Mevlana’yı gösterdi. Her ne kadar birçok Müslüman ülke olmasına rağmen, Müslümanlık inancının her ülkede farklı biçimlerde yaşandığına da dikkat çeken Baykal, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “dindar anayasa” talebinin devlete dini kimlik kazandırma amacını güderken, ama asıl bunun Müslümanlığın değişik yaşantılarının ortadan kalması demek olacağını da dile getirdi.
Laikliğin her insana özgürce dini inancını yaşama şansı tanıyan tek prensip olduğunu belirtti ve cumhuriyet rejiminde bu ilkeden vazgeçmenin olanaksız olduğunu, dolayısıyla TBMM Başkanının bu açıklamayı buna rağmen bilinçli olarak yaptığına inandığını söylemiş oldu. Her gün Anadolu’nun her yerinde şehitler veren bir ülke olduğumuzu hatırlatan Baykal, TBMM Başkanının açıklamasını sorumsuzluk olarak kabul ettiğini söyledi, kaygı duyduğunu vurguladı.
Laiklik konusunda başkalarına reçete yazmanın manasız olduğunu dile getiren usta siyasetçi Baykal, ortaya koyduğu ciddi ve dürüst düşünceleriyle Türkiye’nin özlemini çektiği demokrat, laik, çağdaş devlet adamı görünümü ortaya koydu.
Dokunulmazlık için ne dedi? Dokunulmazlığın kaldırılması siyasi bir karar değil, adli bir karardır. “Bu konuda siyasi talimat verilmez” diyerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yapılan açıklamanın anlamsızlığının altını çizdi. Bir başka boyutu ise herkes “kim nasıl anlar?” sorusuna göre karar verdiğini belirterek, yine Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamaya katılmadığını belirti ve “biraz cesur olmak” gerektiğini vurguladı. Kılıçdaroğlu daha önce aşağı yukarı “bize terörü destekleyen parlamenterlerin yargılanmasını engellediniz denilmesin diye dokunulmazlığın kaldırılmasına evet diyeceğiz” demişti. Siyasi bir tesadüf olarak CHP Milletvekili Muharrem İnce’nin “muhalefetin liderleri değişmeli” açıklamasından sonra Deniz Baykal’ın bu açıklamalarının anlamı ne olabilir acaba?
Dokunulmazlığın kaldırılmasının ardında tek maddelik değişiklikle “tam bir çıkar anayasası” hazırlanmak istendiğini vurgulayan Deniz Baykal, asıl meselenin terörle bağlantıları olduğuna inanılan Milletvekillerinin olduğu belli, ama onları yargıya taşımanın bugün de mümkün olduğunu belirtti ve anayasa değişikliğinin ardında başka amaçların yer aldığını ima etti. Teröristlerin yanlış politikalarının teröre çanak tuttuğunu da belirtti ve Kürt vatandaşların bugün PKK’ya tepki verdiklerini de dile getirdi. Bunu görmenin önemli olduğunu söyledi. Ne dokunulmazlığın kaldırılması, ne de dindar anayasanın Türkiye’nin ihtiyacı olduğunu, asıl ihtiyacın “istikrarlı Türkiye” olduğunu söyledi. Türkiye’nin Sayın Deniz Baykal gibi bir devlet adamına çok ihtiyacı vardır…