Dijital miras: Öldüğümüzde Instagram hesabımıza ne olacak?

Geçmişte miras denilince akla tapular, altınlar veya aile yadigarı saatler gelirdi. Bugün ise mirasın şekli değişti. Artık geride binlerce fotoğraf, onlarca abonelik ve ‘dijital bir kimlik’ bırakıyoruz. Peki, biz bu dünyadan göçtüğümüzde, her gün saatlerimizi harcadığımız o renkli Instagram dünyasındaki profilimize ne olacak?


DİJİTAL ÖLÜMSÜZLÜK MÜ, DİJİTAL MEZARLIK MI?
İstatistikler, bu hızla giderse yüzyılın sonunda Facebook ve Instagram’ın yaşayanlardan çok ölülerin profilleriyle dolu devasa bir ‘dijital mezarlığa’ dönüşeceğini gösteriyor. Ancak mesele sadece bir profilin orada durması değil. O hesabın içindeki hatıralar, özel mesajlar ve verilerin kontrolü kimde kalacak?


INSTAGRAM’IN İKİ SEÇENEĞİ: ANITLAŞTIRMA VEYA SİLME
Instagram şu an için bu durumu iki ana prosedürle yönetiyor:
1. Hesabı anıtlaştırmak: Eğer bir yakınınız vefat ettiğinizi kanıtlayan belgelerle Instagram’a başvurursa, hesabınız ‘anıtlaştırılıyor’. Profil isminizin yanına küçük bir ‘Anısına’ ibaresi ekleniyor. Paylaşımlarınız orada bir müze gibi kalıyor ama artık kimse hesaba giriş yapamıyor veya mevcut içerikleri değiştiremiyor.
2. Hesabın tamamen silinmesi: Birinci derece yakınlar, talep etmeleri halinde hesabın tamamen silinmesini de isteyebiliyor. Bu durumda tüm dijital izleriniz tek bir tıkla yok olup gidiyor.


MİRASÇINIZI ŞİMDİDEN BELİRLEDİNİZ Mİ?
Birçok kullanıcı bilmiyor ama teknoloji devleri artık ‘Dijital Varis’ sistemine geçiyor. Tıpkı bir avukata vasiyet bırakır gibi, hesabınızı sizden sonra kimin yöneteceğine şimdiden karar verebilirsiniz. Bu, sadece bir teknik ayar değil; aslında sevdiklerinize bırakacağınız dijital bir mektuptur.


ETİK BİR SORU: ÖZEL MESAJLAR MAHREM KALMALI MI?
İşin en tartışmalı kısmı ise özel mesajlar (DM). Bir aile üyesi, vefat eden yakınının mesajlarını okuma hakkına sahip olmalı mı? Bugün hukuk sistemleri bu soruya net bir yanıt arıyor. Bir yanda ‘kişisel verilerin gizliliği’, diğer yanda ise ‘ailenin hatıralara erişim hakkı’ çatışıyor.


SONUÇ: FİŞİ ÇEKMEDEN ÖNCE...
Hayatın her alanını dijitalleştirdiğimiz bu çağda, ‘dijital vasiyet’ kavramı artık bir lüks değil, gereklilik. Belki de bir gün, en değerli mirasımız banka hesaplarımız değil, bulut depolama alanlarındaki o silinmemiş fotoğraflarımız ve yazdığımız bir ‘hikaye’ olacak.
Sahi, siz dijital izinizi kime emanet etmek isterdiniz?