Türkiye'de son yıllarda derinleşen ekonomik kriz ve artan geçim sıkıntısı, yalnızca vatandaşların bütçesini değil, ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor. Klinik Psikolog Gökçen Özvar, ekonomik belirsizliğin bireyler üzerinde oluşturduğu psikolojik baskıya dikkat çekerek, bu sürecin toplumun her kesiminde ciddi ruhsal sorunlara neden olabildiğini ifade etti.
Ekonomik belirsizliğin artık yalnızca maddi bir sorun olmaktan çıktığını belirten Özvar, "Ekonomik belirsizlik artık yalnızca maddi bir problem değil; ciddi bir psikolojik yük haline gelmiş durumda. İnsanlarda yoğun kaygı, gelecek korkusu, tükenmişlik ve umutsuzluk duygularını daha sık görüyoruz" dedi.
Uzun süre devam eden ekonomik stresin bireylerin güven duygusunu zedelediğini vurgulayan Özvar, insanların yalnızca bugünü değil, geleceği de kontrol edemiyormuş hissine kapıldığını söyledi. Bu durumun aile içi ilişkileri de olumsuz etkilediğini ifade eden Özvar, ekonomik baskının öfke problemleri, iletişim sorunları ve depresif belirtilerin artmasına neden olabileceğini kaydetti.
"GENÇLERDE GELECEK KAYGISI ÖNE ÇIKIYOR"
Ekonomik sıkıntılardan en fazla etkilenen gruplardan birinin gençler olduğunu belirten Özvar, gençlerde gelecek kaygısı ve yetersizlik hissinin yaygınlaştığını dile getirdi. "Gençlerde en sık gördüğümüz durumlardan biri, 'Ne yaparsam yapayım yetmeyecek' düşüncesi" diyen Özvar, bu düşüncenin motivasyon kaybına, kaygı bozukluklarına ve depresif belirtilere zemin hazırladığını söyledi. Ailelerde ise ekonomik baskının tahammül seviyesini düşürdüğünü belirten Özvar, artan çatışmaların çocukları da doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
RUH SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN DESTEK ÇAĞRISI
Toplumsal ve ekonomik zorluklar karşısında ruh sağlığını korumanın mümkün olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Gökçen Özvar, bireylerin duygularını bastırmak yerine kabul etmeleri gerektiğini söyledi. "Sürekli güçlü görünmeye çalışmak yerine zorlandığımızı kabul edebilmek, gerektiğinde destek istemek ve sosyal bağlarımızı korumak ruh sağlığı açısından koruyucu faktörlerdir" diyen Özvar, düzenli uyku, fiziksel aktivite, sağlıklı sosyal ilişkiler ve ekran kullanımının dengelenmesinin de psikolojik dayanıklılığı artırdığını sözlerine ekledi.