TÜİK yine en hesaplısını hesapladı ve tatlandırılmış enflasyon rakamlarını açıkladı. Hep birlikte duyduk dinledik. Neymiş efendim Haziran ayında yıllık enflasyon yüzde 32.11 olmuş. Peki ENAG ne demiş, yüzde 51.49 demiş. Yine tutmadı. Bir şey var ki benim aklım bi türlü yetmiyor. Her ne dense emekliye verilecek 6 aylık enflasyon farkı olunca, enflasyon düşük çıkıyor! Ne tesadüf değil mi?.. Neyse canım enflasyon düşük çıkınca, millettin yüreği de bi ferahlıyor, 'TÜİK yine en hesaplısını hesapladı' diye...
*
Nedeni açık seçik ortada... TÜİK, milyonların kaderini belirleyen enflasyonu bile yüzde 32 olarak açıkladı, küsuru boş verin. Sizin enflasyonunuz ne kadar; önemli olan sokağın enflasyonu. Resmi rakamları dinle 'hee' de geç. Memura, SSK ve Bağ-Kur emeklisine falan yapılan yüzde bilmem kaç zam, adı enflasyon farkı mı, ara zammı her ne ise memnun etti mi? Yoo, zamlı maaş daha hesaplara yatmadan market etiketleri değişti bile. Gelmekte olan zamlar ve dahi artan vergiler. Peki ya yurdum esnafı? Esnaf prim yorgunu. Düşen gelir ile artan maliyetler arasında sıkışıp kalan esnaf, artan SGK ve Bağ-Kur prim yüküne destek bekliyor ve soruyor 'kasa hep kazanır mı'?
*
Yine de konuya adabıyla girelim.. TÜİK'in açıkladığı Haziran ayı enflasyon rakamı ile memur ve emeklisine yapılan zam, yüzde bilmem kaç... Rakamlara gerek yok, siz de biz de biliyoruz lafı mundar etmeyelim... De vatandaş olarak hep merak ediyoruz. Bu enflasyon rakamları nasıl hesap edilir? Acaba eldeki veriler 'onu indirdim, bunu çıkardım' falan gibi mi yapılıyor!. Hani devletin resmi kurumu enflasyonu açıklar da ardından vatandaş, ekonomist, politikacı derken kıyamet kopar ya!.. Var bunda bir kan uyuşmazlığı!
*
Tartışmaların odağında olan yüzde 32'lik enflasyon oranı ekonomistleri şaşkına çevirmiş olmalı ki 'enflasyonda bu kadar düşüş beklemiyorduk' diyormuş. Öyle ya Ortadoğu'daki savaş, petrole, mazota gelen fahiş zamlar, ulaşımı da etkilediğinden marketlerde ve semt pazarlarında mevsimlik meyve ve sebze fiyatlarını da uçurdu. Kırmızısı beyazı et fiyatlarına hiç girmeyelim, pusula iyiden iyiye şaşar. Millet kasabın yolunu bile unuttu yahu. Ol nedenle vatandaş kendi enflasyonunu çok iyi biliyor. Hal böyle olunca da akla şu soru geliyor; çalışanı, emeklisi aldığı zamdan memnun mu? Maaşlara yapılan zamlar vatandaşa nefes aldırır mı? Misal, emekli tek bir cümle söylüyor 'Yetmez'. Asgari ücretli ise 'sağ elden giren, sol elden çıkıyor' diyor, açlık ve yoksulluk sınırının bile altında kaldığını hatırlatıyor. Velhasıl-ı kelam derdin büyüğü geçim sıkıntısı. Takke düştü kel göründü misali... Kalın sağlıcakla...