Sahiden ben sıkıldım ekonomi, enflasyon, geçim meselelerinden. Yok efendim enflasyon düşüyormuş, düşmeye de devam edecekmiş vaatlerinden. Yıllık enflasyon ne olmuş, emeklinin, asgari ücretlinin alım gücü nasıl korunacakmış, en düşük emekli maaşı ne kadar olacakmış falan feşmekan. Hani sevilen bir deyim vardır ya 'dananın kuyruğu kopacak' diye, kopmasına az kaldı. Şu dizeler anlatıyor söylemek istediğimi. 'Çok yorgunum dost, bana ince belli bardakta bir çay. Gerisi mi boş ver, mutluluğuma var say.’
***
Konular sinir uçlarımıza dokunuyor ya, bende felsefe kitaplarına daldım. Şimdilerde okuduğum kitap ise ‘Etkilenmede dalgalanmanın sırrı’. Hani ekonominin gidişatından dalgalanan ruh yapımız var ya, iyi gelir diye ne bileyim ben öyle bir şey işte. Konunun dışına çıkmak gibi de evirip çevirip yaşam zorluğuna geliyor her bir satır. Misal, insanları etkilemede dalgalanma, en iyi saklanmış sırlardan biriymiş. İnanç ve davranışlardaki dalgalanmayı anlayabilen insanların çok azı bunu paylaşmak istermiş. Aslına bakarsanız çoğu kişi paylaşanlardan yana. Ruhsal dalgalanmalar dostla paylaşılınca hafifliyor sanki değil mi?
***
İnsanların dalgalanmayı öğrenirken şunu akılında tutması gerekiyormuş. Yazar ana fikir olarak şöyle diyor 'Evet, gerçek bir karar değildir. Teklife, belli bir zamanda ya da yerde geçici olarak verilen onaydır ve sizin bunu değerlendirmeniz gerekir. Eğer soruyu beş dakika önce ya da sonra yanıtlasaydınız, soru ne olursa olsun büyük bir ihtimalle farklı bir yanıt alacaktınız'. Bakınız ben bu bilgiyi üç gün önce yaşadığım bir olaya bağlayacağım. Malum kentsel dönüşüm nedeniyle şimdilerde kiracıyım. Ev sahibim telefonla beni aradı ve kiraya yüzde 50 zam yapacağını söyledi. Önce şaşırdım, sonrasında hafiften tartışma başladı. Oysa ben sakin olarak ona yasal kira artışının yüzde 32.03 olduğunu hatırlatıp 'hayır' diyebilseydim yanıt farklı olurdu. Yazarın dediği gibi sorunun yanıtını yarım saat sonra verseydim ve sakin olsaydım yasal kira artışını belki kabul ettirebilirdim. Aman siz siz olun ev sahibi ile kira sözleşmesi yapmadan önce sakinleşin, 'evet mi, hayır mı' ondan sonra kararınızı açıklayın. Zira güçlü düşünceler ve kararlar, 'mantıklı' diyebileceğimiz karar ve düşünceleri yeniyormuş. Böyle bağlıyor yazar. Kalın sevgiyle.