Evrenle bitmeyen kavgam

Planlar yaparız ancak bu planların ne kadarını gerçekleştirebileceğimiz tamamen evrene bağlıdır. Benim bu konuda evrenle aram hiç iyi değil. Bugüne kadar ne kadar plan yaptıysam kendisinin hep bir müdahalesi olmuştur. Ne zaman bir plan hazırlığına girişsem; kendileri işi gücü bırakır, sanki dünyadaki tek insan benmişim gibi planlarımı sabote etmek için sinsice pusuda bekler. Ama ben asla pes etmem. Benim evrenle mücadelelerimi ekranlara taşısalar abartmıyorum üç beş sezonluk dizi çıkar.

*****

İnsanların zamana savaş açtığı, her şeye yetişmeye çalıştıkları bu zamanlarda da plansız olmuyor. Ben de izin günüm için kendimce mütevazı bir plan yaptım. Planıma evrenin müdahalelerini en aza indirmek için kimseleri dahil etmedim. Sadece ben ve izin günüm. Evdekilere hafta içi izin kullanacağımı söylediğimde büyük kızım sevinçle arkadaşlarını okul çıkışında ders çalışmak için eve çağırdığını ve nasıl olsa evdeyim diye bol pasta börekli bir hazırlık yapıp yapamayacağımı sordu. Ben demiştim değil mi? Bu evrenin pusuda beklediğini, sinsi olduğunu. Bunlar yetmezmiş gibi bir de beni anneliğimden vurmaya çalışıyor. 'Yemezler evren efendi bir anneyi çocuklarının istekleriyle vuramazsın.'

*****

Geçtiğimiz hafta da Eylül, Tuğçe'lerde ders çalışmış, Tuğçe'nin annesinin yaptıklarını ballandıra ballandıra anlatmıştı. Bunun bana bir dönüşü olacağını biliyordum. Çocuklar sosyalleşmeye başladıkları andan itibaren bu tarz organizasyonlar kaçınılmaz oluyor ve ne yaparsanız yapın bu nankör veletlerin aklı hep başka yerlerde yedikleri lezzetlerde kalıyor. 'Tuğçe'nin annesi harikasın bebişim ama çıtayı bu kadar yükseltmese miydin? Hani aynı yolun yolcusuyuz ya, bugün bana yarın sana hesabı.' Çünkü beklenti oluşmuştu, en az onun kadar bir şeyler koyabilmeliydim ortaya hem de izin günümde. Neyse kendimi daha fazla şişirmemin bir manası yoktu. Bu evrenin bir oyunuydu ve benim bu oyundan kaçışım yoktu. Zamana karşı vereceğim bu savaşta, bütün silahlarımı kuşanıp mutfağa daldım. Tuğçe'nin annesinin yaptıklarına denk bir şeyler hazırladım. Hani benim de birkaç numaram vardı. Tabii sevgimi dağıtarak kattığımdan mutfağı savaş alanına çevirdim. Evren boş durur mu? Bunun altından kalkacağımı hissedince hemen b planını ortaya koydu. Güneşli hava bir anda bozdu ve yağmur yağmaya başladı. Mutfağı toplayıp çocuklar gelmeden, evrenin başka bir sinsi oyununa maruz kalmadan, yağmura bile aldırış etmeden, kendimi sokağa attım. Biraz rötarlı da olsa planlarımı gerçekleştirdim. Ben mutluyum çocuklar mutlu. Ama aynısını evren için söyleyemeyeceğim, kendileri kaybetmenin derin sessizliğini yaşıyorlar. 'Ne oldu evren efendi? Sizi pek bir sessiz gördüm, artık kendinize başka bir kurban mı bulsanız diyorum. Efendim duyamadım sesiniz çok uzaklardan geliyor.' Bu maçın bir rövanşı olacağı bilinciyle zaferimi kutluyorum.