Eylül vedası
Taşıma, toprağıma toz konduranın alnını karışlarım' dizeleri onundur.
Bir Şahit Aranıyor adlı şiirinde nakış gibi işler Anadolu sevdasını
Anadolu sevdasını 'Yaşadım! Erik ağaçlan şahidimdir Yıldızlar şahidimdir.
Yaşadım! Avuçlarımın gücü yettiği kadar Dağları, kadınları, meyveleri
Yaşadım! İncirin dallarına yürüyen süt
Yonca tarlasından gelen nefes
Horozun ibiğinden damlayan kan
Yollar ve sevgili türküler şahidimdir.'
Anadolu'yu şiirle anlatmış, resmini çizmiştir.
Ölümsüz aşklar yaşamış, sevdasını tuvale dökmüştür.
Sitem adlı şiirini işte bu duygularla yazmıştır.
'Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946, Mevsim Sonbahar Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.
Yar yar!
Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var'
Eylül hüzün ve hazandır, yaprak dökümüdür.
Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1975 yılının 21 Eylül'ünde yaşama veda etmiştir.
45'inci ölüm yıl dönümünde sevgiyle anıyorum.
Bu satırlar, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nu anlatmaya yetmez tabii.
Ben diyorum ki, her gece, ne olduğu belirsiz, zengin kız, mafya babası baba, jeepler, havuzlu villalar, yapmacık rollerle doldurulmuş diziler yerine Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi değerlerimizin yaşamlarını yansıtan film, dizi ya da belgeseller yapılamaz mı? Gençler Nazım'ı, Attila İlhan'ı, Necip Fazıl'ı, Cemal Süreya'yı, Metin Altıok'u, Yahya Kemal'i yani Cumhuriyet aydınlanmasına ışık olan tüm sanatçıları, yazarları, şairleri, ressamları her yönüyle tanısınlar, bilsinler.