Gazetecilik-Antalyaspor-Hayri-Aygün-Gencer ve dahası…
Hısım oğlum hısım!...
Üzerinden bir hafta geçmedi Çayırbağı memba suyunu şişeleyip satan firmayı manşete çektim; ‘Millete sidikli su satıyor’ diye. Yaptırdığımız tahlillerde amonyak çıkmıştı…!
Firmanın sahibi milletvekiliydi.
Patron yukarı çıkmadan bana uğrasın demiş!...
Gözlüklerinin üzerinden bana bakıp; Bu pez…nk kim biliyormusun Haşmet, deyip ekledi,
Arkadaş oğlum arkadaş!...
Arabayı kampus yolunda şarampole uçurdular.
Dünya güzeli üniversiteli iki genç kız hayatını yitirdi. Katil şöför , arabanın içindeki erkekler alkollü ve üstelik evliydiler…
Arabanın içindeki hovarda erkekleri uçurdular, kayıtlara geçirmediler.
Çünkü eşraftandılar…!
Haberi toplayıp içeri girerken patronla göz göze geldik, arkasını döndü .
Bu hareket ‘Ne yaparsan yap!...’ demekti.
Ağır bir sorumluluğu bana bırakmıştı.
Masamda dakikalarca düşündüm.
Ertesi günü gazete şu manşetle çıktı;
‘Ölümüne kaçamak!’
Şehrimizin tanınmış ailelerinden …....filancaların evli ve iki çocuk babası ….!
Gazetecilikte ayıplı arkadaşlar, sevgililer, dostlar, hısımlar, akrabalar, pezevenkler, gavatlar, katiller hep olmuştur hep olacaktır.
Duruş önemlidir!.
Mesleki ahlakın nereye kadar direnirse oraya kadardır gazeteciliğin….
…….
Biz yerel gazeteciler kentin kimyasını bozacak bir çok haberde hassas davranırız.
Zamanın yöneticisinin ‘bomba’ değil ‘Diş macunu tüpleri patladı’ açıklamasına hassasiyetle yaklaşmayı bilmişizdir.
Ancak aynı hassasiyeti İstanbul’dan yönetilen ulusal gazetelerin promosyon ekleri gösteremez.
Bazen de İstanbul’un hissetmediği haberler araya sıkıştırılır. Yakın isimler vurgulanır, resimleri konulur. Bunu biz biliriz kamuoyu’nda o isimler öne çıkartılır ama arka planındaki gerçeği bir biz biliriz bir de ilişkileri bilenler….
İşte dün böyle haberlerden birini Hürriyet Akdeniz yaptı.
Akdeniz sorumlusu Hayri Dizerkonca Almanya günlerinden yakın arkadaşı Mehmet Aygün’ü manşete taşıdı.
Mehmet Aygün şartlı olarak aday olabileceğini açıkladı. Nasıl oluyorsa?
‘O olmazsa ben aday olurum!...’
Sayın Aygün’ün isteğini seçme ve seçilme şekline henüz Türkiye geçmedi ama inşallah böyle yarışlarda görürüz….
Bu haberi hepimiz yaptık. Ama Hürriyet Akdeniz Almanya arkadaşlığı adına deşti!...
Arkadaşını kavgada tanıyacaksın derler.
Eski yönetici Aygün tüm içini boşaltmış Hürriyet Akdeniz’e.
Yakışıksız suçlamalar, sözler ve dahi Antalyaspor başkanını yıpratmaya yönelik suçlamalar gazetenin sayfalarına aksettirilmiş….
Gazetecilikte böyle bir arkadaşlık hakkı vardır!...
Keşke Antalyaspor’un ölüm kalım savaşı verdiği günlerde Mehmet Aygün’ün Antalya’daki otelinin duvarına astığı Galatasaray bayrağını da koysalardı haber o zaman yerine otururdu.
Bu Antalyalının bunu bilmeye hakkı vardı….
Böyle zamanlarda olaya ruhunu koyunları ararım ben.
Oturduğu evin girişine Antalyaspor bayrağını göndere çekenin mi yanında olalım.
Otelinin duvarına başka takımın bayrağını asanın mı?
Bizim de böyle bir arkadaşlık hakkımız var!...