Gece Paris... Ya gündüz?

Kundu bölgesi, 2004 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Turizm Koruma Gelişim Bölgesi kapsamına alınıyor. Bölgede kaç kez imar planı yapıldı, sorsam da bilgi alamam! Biliyorum. Kundu, 25,7 hektarlık bir turizm bölgesi, dünya kadar boş alan var. İştahları kabartıyor.

Giderek de büyüyorKundu, gelişiyor. Ama plansız bir büyüme,çirkin bir gelişme gözleniyor. Boş bir araziye geceyarısı bir konteyner konduruyorsunuz, etrafına zeytin ağaçları dikiyorsunuz, orası sizin oluyor!Gözlerimle şahit oldum. Hatta bir dostumuz bir yere şikayet etti. Şikayet ettiği, soruna çözüm beklediği yerden değil, oraya konteyneri koyandan tehdit geldi dostuma; 'Sen işine bak! Canından mı olmak istiyorsun!'

Kaçak inşaatlar için TBMM'ye soru önergeleri verilmişti ama dinleyen yok!

Kundu'da33 lüks tesis turizm hizmeti veriyor. 35 bin 706 yatak kapasiteli. Yoğun turist aylarında sadece Kundu'dabinlercekişi istihdam ediliyor. Yeni ismiyle Titanic Mardan, Kervansaray, Delphin, Concorde, Miracle, Ramada, Topkapı bölgenin amiral otelleri. Bu otellerin tümünün kazançları Antalya'ya mı, İstanbul'a mı gidiyor orası da tam bilinmiyor! Bence Antalyalının bu işten zerre kadar geliri yok. Hatta gideri var.

Yaz aylarında bölgenin nüfusu milyonla ifade ediliyor. Bölge Güzeloba'dan başlıyor, Lara Plajları, Belek'e kadar devam ediyor. Önemli turizm destinasyonlarıgüzergahı içinde yer alıyor, Manavgat, Side ve Alanya geçiş yolu.

Yukarıdaki bölüm devlet büyüklerimizi ilgilendiriyor. Belediyeler, Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı ve diğerleri. Fakat benim içimi acıtan bu değil. Oteller bölgesi Kundu'nun içler acısı durumu. Gece lüks otellerin aydınlatmaları ile adeta Paris'tesiniz. Sanki ChampElysse'de yürüyorsunuz. Her yer ışıl ışıl, turistler piyasaya çıkmış. Birbirinden şık insanlar, çocuklar, bebek arabalarında bebekler. Restoran ve kafelerde müzik sesi, 'outlet'lerdealışveriş yapanlar, mağazalardan yollara taşan açıkhavada alışveriş keyfi. Bunlar güzel şeyler sıkıntı yok.

Peki ya sabah olunca? 'Gece her çirkinliği örter' derler ya. Gerçekte doğru. Kundu'yu Paris'in o görkemli ışıltısından çıkmış görürsünüz. Turistler otellerine çekilmiş olabilir ama bölge önemli turizm beldelerinin varış güzergahı içindedir, yüzlerce turist taşıyan otobüsler bu yoldan geçtiği gibi, burada yaşan insanlar düşünülmez mi? Çukurlar açılmış kapatılmamış, yürüme yolları kırılmış, Kundu yolu üzerinde hiç çiçek göremezsiniz. Denize dökülen dere pislik içinde, drenaj yok, kokuyor. İnşaatlar yapılıyor, her yer toz duman. Kundu'yu güzelleştirmek için salt yerel yönetimlerden görev beklenmemeli. Buradaki turistik tesisler de ellerini ceplerine atmalı.

Kundu; Gece Paris, ya gündüz?