Gökbel Şenlikleri

Yaylaların yaylası Gökbel Yaylası... Bu şehirde yaşıyorsanız kışları sahilli, yazları yaylalı olmakta fayda var. 1650 metre yüksekliğinde Alanya’nın en güzel yaylalarından biri. Meteor yağmurunu fırsat bilip yollara düştük. Mesafe uzak ve yorucu ama güzelliklere ulaşmak emek ister.

Alanya’nın Mahmutlar Mahallesi’nden geçerek muz ağaçlarının arasından yükselmeye başladık. Dar, virajlı ve seyirli bir yol, kısa bir süre sonra Alanya manzarası eşliğinde yukarı çıkıyorsunuz. Sonrasında yolun sol kısmında Dim Çayı manzarası yükseliyor. Dim Çayı tarafında da bir yol var ama orası daha dik olduğu için tercih etmedik. Bu iki yol tünel öncesi birleşiyor.

Yurdum insanı dere kenarlarında piknik yapmayı sever. Alışkanlıktan mıdır bilmem, sıcaktan dolayı kurumuş dere kenarlarında piknikçiler gördük. Yol kenarlarında kar satan insanlar vardı. Bozuk, dar ve bir tarafı uçurum olan yayla yolunda ilerlerken karşımıza tüneller çıktı. Peş peşe tünellerde geçtik. Sanki başka bir boyuta geçiyormuşuz gibi geldi. Başta bu tünellere anlam veremesek de sonradan öğrendik ki yolun en tehlikeli yeri burasıymış. Çok fazla kaza olduğu için bu geçişe tüneller yapmışlar. Tünellerden kısa bir süre sonra Gökbel Yaylası tabelasından sola dönüyorsunuz, buradan yayla 17 kilometre. Bu yol boyunca sedir ağaçları ve teneke çatılı evler görüyorsunuz. Teneke çatıyı kalıcı kar alan bölgelerde kullanıyorlar. Akşamüzeri yaylaya varabildik ve kalabalık karşısında çok şaşırdık. Yol o kadar kalabalık değildi, insanlar günler öncesinden gelip kurulmuşlar. Etrafı dağlarla çevrili kocaman bir düzlük bizi karşıladı. Yerleşim dağ eteklerindeydi, muhtemelen kışın bu düzlük sular altında kalıyordu.

İnsanlar saatler öncesinde konser alanını doldurmaya başlamıştı. Gözünüzün alacağı her yer insan ve çadırdı. Açıkçası bu kadar kalabalık beklemiyordum. Bugüne kadar yapılmış en kalabalık şenlik diyebilirim, hiç abartmıyorum tahmini 50 bine yakın insan vardı.

Uçsuz bucaksız pazar alanı kurulmuştu. İhtiyacınız olan her şeyi temin edebilirsiniz, yok yoktu. Her çadırın önünde ateşler yakılmış, mangallar yelleniyordu. Yerel halk sıcaktan kaçmış, serinliğin tadını çıkartıyordu.

Sibel Can konseriyle eğlence en üst seviyeye taşındı. Sibel Can da bu coşkudan nasibi almış ki sahneden inmek bilmedi. Havai fişek gösterileri, havaya salınan balonlar derken konser bitti. Başka bir telaş başladı. Meteor yağmuru için kamp alanını terk edip daha yüksek ve karanlık bir tepeye yerleştik. Şehirlerde yıldızlara hasret kalmıştık. Battaniyelerimize sarılıp yılda bir kez gerçekleşen bu muhteşem doğa olayıyla kendimizden geçtik. Kamp alanına sabaha karşı dönebildik. İnsanlar eğlenceyi alandan kendi çadırlarının önüne taşımışlardı. O gece kimse uyumadı. Sabahın ilk ışıklarına kadar insanlar eğlendi.

Bu yıl 17’ncisi düzenlenen geleneksel Gökbel Yağlı Pehlivan Güreşleri, sabahın erken saatlerinde başladı. Pehlivanlar diyarı Antalya, yağlı pehlivan güreşlerinde oldukça başarılı bir şehir. Ata kültürünün devamı için fazlasıyla desteklenen ve sevilen bir spor. Gökbel’deki er meydanı da başpehlivanların geçit töreni gibiydi. 48 başpehlivan kıyasıya mücadele etti.

Hayatımda ilk defa er meydanında ve baştan sona kadar bir güreş izledim. Benim için farklı bir deneyim oldu. Sabahın erken saatlerinden günün son ışıklarına kadar devam etti.

Şöyle bir toparlayacak olursak; şenlik Alanya Belediyesi tarafından düzenlendi. Belediyelerin bu tarz etkinliklerini fazlasıyla destekliyorum. Baştan sonuna kadar Belediye Başkanı alanda ve halkla iç içeydi. Belediye personeli de hiç durmadan çalıştı. Ekip fazlasıyla kalabalıktı. Böylesine büyük bir etkinlik yapmak hiç kolay değil, her şey de düşünülmüştü. Herhangi bir taşkınlık ya da sorun yaşanmadı. Diğer belediyelerden de aynı performansı bekliyoruz, daha büyüğü yapılana kadar Gökbel Şenlikleri benim için Antalya sınırları içinde yapılmış en büyük şenlik olacak.