Antalya’da sadece yaz aylarında değil, kışın da güneş kremlerinin kullanılması gerektiğini vurgulayan Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, güneş koruyucuların artık bir “kozmetik lüks” olmaktan çıkıp leke ve akne izi gibi durumlarda “tıbbi tedavi desteği” kategorisine yükseldiğini vurgulayarak vatandaşları sahte içeriklere karşı uyardı.
Son on yılda medyanın desteği ve dermatoloji derneklerinin bilgilendirme çalışmalarıyla güneş koruyucu kullanımı ciddi bir artış gösterdi. Ancak bu talep patlaması, beraberinde büyük bir tehlikeyi de getirdi: Denetimsiz ve sahte ürünler. Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, piyasada “ne olduğu belirsiz” çok sayıda ürünün bulunduğuna dikkat çekerek, doğru bilinen yanlışları ve dikkat edilmesi gereken hayati noktaları sıraladı.
‘KİMSE NEDEN KULLANIYORSUN DEMİYOR’
Güneş koruyucuların toplumdaki algısının değiştiğini belirten Uzm. Dr. Çallıoğlu, “Eskiden kozmetik ya da bir lüks olarak kabul ettiğimiz bu ürünler, artık günlük yaşantımızın bir parçası oldu. Hatta artık kullanmayanlara 'neden kullanmıyorsun' diye sorulan bir bilinç düzeyine ulaştık. Bu algı çok sevindirici çünkü ultraviyole ışınlarının deri üzerindeki olumsuz etkileri, değişen yaşam koşulları ve uzayan insan ömrüyle birlikte güneşe karşı hassasiyetimiz her geçen gün artıyor” dedi.
‘KOZMETİK DEĞİL, TEDAVİ DESTEĞİ’
Güneş kremlerinin sadece yanıklardan korumadığını, aynı zamanda bir tedavi aracı olduğunu vurgulayan Çallıoğlu, “Biz dermatologlar olarak bu ürünleri artık sadece koruma amaçlı değil, leke bozuklukları ve akne izlerinin tedavisinde tedavi desteği olarak kullanıyoruz. Bir ürün tedavi kategorisine giriyorsa, o zaman etkinliği, potansiyeli ve gücü çok daha önemli hale geliyor. Bu noktada ürünün nereden alındığı ve içeriğinin denetlenip denetlenmediği sorusu hayati bir önem kazanıyor” diye konuştu.
‘BAZI KİMYASALLAR LİSTEDEN ÇIKARILDI’
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) bazı kimyasal filtreleri yapım aşamasından çıkardığını hatırlatan Çallıoğlu, “FDA, bazı kimyasal içeriklerin kanserojen olabileceğini ve yarardan çok zarar verebileceğini söylüyor. Bu nedenle bizler, içeriğinde çinko oksit ya da titanyum dioksit barındıran fiziksel koruyucuları öneriyoruz. Evet, bu ürünler ciltte biraz beyazlık bırakabilir ve kozmetik olarak daha az tercih edilebilir görünebilir ancak tam bir koruma kalkanı sağlarlar. Burada bir kar-zarar hesabı yapmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
‘SAHTE ÜRÜNÜ GÖZLE ANLAMAK İMKANSIZ’
Vatandaşın en büyük dezavantajı orijinal ile sahte ürünü ayırt edememesi olduğunu belirten Dr. Çallıoğlu, şu uyarılarda bulundu: “Bir kullanıcının, eline aldığı ürünün orijinal mi yoksa sahte mi olduğunu anlaması teknik olarak mümkün değildir. Bu riski sıfıra indirmenin tek yolu, bu ürünleri eczanelerden ve sağlık kuruluşlarından temin etmektir. Merdiven altı üretimler veya denetimsiz mecralarda satılan ürünler, cildinizde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakabilir.”
‘BEBEKLER VE İLERİ YAŞ GRUBU İÇİN AYRI REÇETE’
Her güneş kreminin her yaş grubuna uygun olmadığının altını çizen Çallıoğlu, “Bebeklik çağında kullanılan içeriklerle ileri yaşlarda kullanılanlar farklıdır. Doğru korumayı sağlamak için yaşa ve cilt yapısına uygun, eczacı veya doktor danışmanlığında seçilmiş ürünler kullanılmalıdır” dedi.