Ha gayret biraz daha!

Ne oluyoruz arkadaş, ne bu homini gırtlak halimiz. Giderek şişmanlıyor muyuz ne? Yapılan araştırmaların sonucuna bakılırsa, ülkemizde obezite oranlarındaki artış yüzde 44 olmuş. Rakamlar, artışın ürkütücü boyutlara ulaştığını göstermiyor mu? Bakınız, Türkiye Nüfus Sağlık Araştırmaları verilerine göre, kadınların yüzde 40'ı normal, yüzde 60'ı da ya kilolu ya da şişmanmış, şişmanlamış yani. Hani nerde Türk ırkının o endamlı, yuvarlak hatlı kadınları.

******

Peki erkekler. Erkeklerde de spor salonlarından çıkmayıp, kas yapanları saymazsak, yüz erkekten 20'si obezmiş efendim. Gelelim çocuklarımıza, hamburgercilerden çıkmayan, bilgisayar başından kalkmayan çocuk ve gençlerde durum sahiden vahim. Yapılan araştırmalar, çocuk ve ergenlerin yüzde 25'inin fazla kilolu veya obez olduğunu gösteriyormuş.

********

Tablo kötü, araştırma sonuçları vahim. Araştırma rakamlarına ne hacet, obezite artık gözle görülür hale geldi. Özellikle gençlerde hızla artar oldu. Sorun her geçen gün daha da büyürken sadece yetişkinler için değil, çocuk ve ergenler için de en önemli sağlık tehdidi haline geldi. Peki, ne oldu da toplum olarak böyle şiştik!

*******

Bizi yediklerimiz mi, yoksa yapamadıklarımız mı şişmanlatıyor? Beslenme alışkanlıklarımız değişti, hazır gıdalara yöneldik galiba. Özellikle de gençlerin beslenme alışkanlıkları bir tuhaf. Hamburger tipi çeşitli yiyecekler, ayaküstü yenilen yüksek karbonhidratlı besinler hiç de masum değil ve de gençlerin yıllardır gözdesi. Tabii, tüketilen bu sağlıksız yiyeceklerin yanına, gırtlağına kadar şeker yüklü gazlı içecekler eklenince işte olanlar oluyor. Adına batı mutfağı denilen bu rezalet çoluk çocuğu, kadınını erkeğini obez yapıyor.

*******

Beslenme alışkanlıklarındaki olumsuz değişimlerin yanı sıra bilgisayar bağımlılığı, cep telefonu ve video oyunları da çocukları, ergenleri hareketsiz bir yaşama mahkum ediyor. Elbette değişen yaşam koşullarının apartman hayatını dayatması da işin cabası. Aklın yolu bir değil mi? O halde daha fazla hareket etmeli, daha az hazır gıda ve gazlı şekerli içecek tüketmeliyiz.

******

Şimdi madalyonun bir de tersi var. Yaşam koşullarımız yüksek tempolu ve hızlı. Kendimize ayıracak zaman ise sınırlı. Zaman fukarası olduk, yemek yemenin zevkini falan da unuttuk. Ayaküstü ne bulursak yiyip, günlük maratona devam. Preslenmiş yaşamda ne kadar dengeli beslenmeye çalışırsak işte o kadar.

.